Türkiye'de laikliğin amacı, Türk milletini zaten yıkılmış olan ümmet anlayışından çıkartıp, tam anlamı ile kendini bilen ve emin bir millet haline getirmekti. Bu millet farklı mezhep ya da dinlere inanabilirdi ama sonuçta aynı millet idi. Kökleri aynıydı.
Ama zamanlar laiklik konusu asıl amacından saptırıldı, ve bir takım kimselerin, köksüz kozmopolitan hayat biçimlerini korumak için ellerine aldıkları bir kalkan haline getirildi. Laiklik adı altında toplumu bozan türlü türlü şey savunuldu ve yayıldı.
Bunun altında elbette, solcu olduğunu iddia eden kimseler vardı. Asla ve asla, laikliği savunan bir Türk milliyetçisi, laikliği savunduğunu iddia eden bir "laikçi" kadar laik olamadı.
Bugün ise tabu bir kelime. Biz bile bu kelimeyi kullanmaktan çekiniyoruz.