götten göte fark var tabi. binlerce yıldır oturmadık kucak bırakmayanlar şimdi son kocasının kucağında debelenip durmakta ve dil, toprak hak huk gak guk demektedir. ekmek alırken bile hangi dili kullandıklarını sormak lazım.
Aramızda urumçi'de konuşulan türkçe'yi anladığını savunanlar da vardır Ilginç. Kürtçe'nın parça parça olmasının sebebi de coğrafyasıdır. Aynı tepkileri almanya'da yaşayanlar ordaki türklere gösteriyorlar . Bunları da anlatın lütfen.
ardahan lı , elazığ lı ve van lı birinin çok çok rahatlıkla konuşup anlaşabildiği dildir.urumöide konuşulan türkçeyi anladığını idda edenler bi zahmet trt avaz ı acıp baksınlar. urumçi ne yarram? azrice ye bile altyazı yapıyor adamlar.
Sanki türkçe çok saf bir dilmiş gibi bok atılıyor. lan ona bakarsan türkçe'de de bir sürü fransızca,arapça,farsça kelime var . Şu yazdığınız entrylerin bile %50'si türkçe değil . Siz böyle devam edin isteseniz de istemeseniz de dildir.
%80'i farsça'dan alınma uydurma dildir. biraz türkçe biraz arapça vardır içinde tabi. toplam orijinal kürtçe kelime sayısı 100 değildir. kuş dili benim gözümde daha gerçekçi en azından konuşurken karşındakinin kustuğu izlenimine kapılmıyorsun.
bdp milletvekili pervin buldan'ın ana diliyle yani kürtçe ile yaptığı konuşmayı anlayamayan kürtler konuşmayı türkçeye çevirmişler. zaytung haberi gibi duruyor ama gerçek sanırım.
yaklaşık 40 milyon kişinin anlaştığı, aracılığıyla şiir yazılan bir şey nasıl aslında yoktur? şu an oturduğunuz sandalyeye bakın yoksa nasıl oturuyorsunuz? yoksa nasıl konuşuyorlar?
dünyada birbirinden etkilenmemiş dil olmadığı gibi, birbirinden doğan yüzlerce dil vardır hevaller
bir şekilde yeterince öğrenemediğim ve üniversiteyi kazandıktan sonra daha çok bağlandım dil. 6 yaşında başlayıp ömrünün her safhasında başka bir dil öğrenmek zorunda kalan biri kendi dilini ne kadar iyi öğrenebilir ki? evet belki yaterince öğrenemedik ama artık kürtçe bağlaçlarla kurduğumuz türkçe cümlelerimiz var. türkçeyi de yeterince öğrenememiş olmak hiç bir zaman bir eksiklik olmayacak. "aksanım egemen dilin aksamasıdır." demiş şair.
bütün yasaklamalara rağmen yüzyıllarca konuşulmuş destanlar yazılmış sevda türküleri söylenmiş dilimdir. 70 80 yıllık dilleriyle bu mükemmel dile farsça diyen uydurma diyen enayiler de var. he he dünyaya bedelsiniz.
biz türk milliyetçilerinin bu dili küçümseyerek eline ne geçiyor anlamıyorum. yok kabile dili, yok karma dil, yok bilmem ne... neyse ne. hele hele 'hebele hubele, gebelu gubele' yazmak nedir? bu kadar vasıfsız ve fikirsiz malın benimle aynı hassasiyetleri taşımasından hicap duyuyorum. bir topluluk var, bu topluluğun kendi dili veya ağzı var ve bunu konuşuyor. hakkı mıdır? elbette... ha yok otobüste, sokakta kendi aralarında konuşmaları rahatsız ediyorsa, ki etmiyor değil, söylersin onlara olur, biter. ama evet, sözlükte 'hebele, hübele' yazmak daha kolay. artık kendimize bir çekidüzen vermemiz, olgunlaşmamız lâzım. bu kürdofil solcumsu güruh ve kürtler için de geçerli elbette.
otomobil ya da sertifika değil tamamen grammer'i farsça olan, kelime kökeni de ağırlığı biraz farsça'ya kaymış osmanlıcadır. kendi kökünden gelen kelime sayısı 100ü geçmez. ne sayıları kürtçe'dir ne de isimleri. roj rojda rojin vahaheyyy.