mine kırıkkanatın hakkında "bu kadar cok yanlış anlaşılan bir din zaten yanlıştır!" dedigi dinin kitabı. tam olarak argümanları nelerdir bilmiyorum ama öyle bi şey demiş.
yanlış anlaşıldığı iddia ediliyor evet, çünkü insanların istedikleri doğruyu bulmak, güzel ahlak edinmek değil. kişisel çıkar sağlamak. zaten insanlığın temelinde de bu var; kişisel çıkarlarınız olduğu sürece birileri ile/bir şeyler ile ilişkileriniz yürür.
kur-an'da ne yazıkki ayak oyunlarının kurbanı olmuştur, her iki güruh için de.
aşırı dinciler, islam'ı ve dahi kur-an'ı kendi çıkarları doğrultusunda yorumlamış, islam ahlakı diye arap kültürünü yutturmuş, bu sayede maddi manevi bir sürü çıkar sağlamışlardır. sonu; bir diğer grubun da bu yaklaşımdan nemalanması ile neticelenmiştir.
şimdi; islam'a, onun peygamberine, peygamberi gönderdiği düşünülen yaratıcıya inanıp inanmamak insanların kişisel tercihidir, sorgulanamaz. sen neden inandın/inanmadın demek denyolukta level atlamaktan başka bir şey değildir. lakin, hem inanan hem de inanmayanların birbirleri ile mücadeleleri ısrarla sürmekte, her iki tarafta ağızlarından akan köpükleri fark etmeksizin bu şuursuz çalışmalarına devam etmektedirler. bunu anlamak mümkün, lakin eleştirdiğin/savunduğun değerlerin temel noktalarını bilmek, ileride rezil olmamak adına önemlidir.
mesela kur-an'da 4 eş alma hadisesi; kadınların köleliği refere edilerek örneklendirilmiş ki; açıkçası fazlaca art niyet barındırıyor içinde. evet, kur-an; "eğer eşlerinize eşit davranabilecekseniz 2-3-4 eş alınız" diyor. ama 15-20 ayet sonrasında da ilave ediyor; "siz asla eşlerinize eşit davranamazsınız".. şimdi, sadece ilk örneği ele alıp, bunun üzerinden temellenen eleştiriler getirmek, art niyet değilse algı/yorum/düşünce yetersizliğidir. bu hem 4 eş alan hem de 4 eş hadisesine karşı olanlar için de geçerli bir durum. şahsen ben algı yetersizliğinden ziyade art niyete yoruyorum. 4 eş alan da çıkarlarını katlıyor bunu eleştiren de.
yazılanların tevrat ve incil'in kopyası olma durumunu ise hiç anlamadım. kur-an diğer kutsal kabul edilen kitaplardan çok daha farklı. daha çok insan yaşamını düzenleyen kurallar bütünü gibi duruyor, kıssadan hisselere ağırlık verilmiş vaziyette. kaldı ki; kur-an'ın gönderilme sebebi, diğer dinlerin deformasyona uğradığı iddiası yüzündendir. eğer benzerlikten bahsedilecekse yüzeysellikten vazgeçip bu durumu da kaale almakta fayda var.
hammurabi yasaları ile kur-an'ın ceza sisteminin benzerlik göstermesi de oldukça doğaldır. hatta kimi insanlar bunu karalama adına kullanırken aslında bir yaratıcının varlığına istemeden de olsa işaret ettiklerinden bihaberler ki, ayrı bir tez konusu yapılabilir bu durum. kur-an'ın bahsettiği ilk insanın hz.adem olması, kendisine çeşitli ödül ve ceza sistemlerinin anlatılmış olması, hatta cennetten kovulması, namaz kılmasının emredilmesi hususları vardır. soru şu; acaba hammurabi'ler hz.adem'den mi apardılar bu ceza/ödül sistemlerini? ya da yunan mitolojisi.. bilinir ki; yunan tanrıları da dünyayı 6 günde yarattığından, insanı çamurdan yarattığından bahseder. acaba onlar da mı hz. adem'in öğretilerinden beslenmişler?
islam peygamberi 55 yaşına kadar tek eşli bir hayat sürdürmüş ve eşinin vefatından sonra ayşe ile evlenmiştir. 55 yaşından sonra hangi cinsel yaşamı düzenlemek için ne tür ayetler iner? zaten 63 yaşında vefat eden, gönderilen/uydurduğu bir dini yaymak için tüm vaktini harcayan, sıfırdan yeni bir oluşuma başlayan bir adamın hangi cinsel yaşamı konu edilmiştir bu eleştilerde?
anlıyorum; bir yaratıcının olması, direkt olarak insanlara kendisinin varlığını ispatlamak yerine dünyadan elçiler seçerek toplum yaşantısını dengeleme çabası içine girmesi, bunun aracısı olarak da meleklerden faydalanması fazlası ile fantastik. benim için de öyle, değişik bir durum hakikaten. lakin getirilen eleştiriler biraz tutarlılık göstersin ki daha sağlıklı teattilerde bulunalım. bundan gayrısı bok atmaktan öteye gidemiyor ne yazık ki.
her gün, bugün nasıl bi bok atsam da rahatlasam zihniyetli insanlar sayesinde tartışma yaratan kutsal kitap. tamam arkadaşım inanmıyorsun, ben bi inanan olarak saygı duyuyorum sana, inanmıyorsun diye sana gerizekalı mantıksız demiyorum. bi uğraşmayın kardeşim şu kitapla yaa. sana mantıksız gelmiş inanmamışsın zaten ama ne bu hergün bok atma çabaları. inanlara biraz duyarlı ol arkadaş.
bir de yüce allah'ın kuran ı kerim de ben yerine biz diye söz etmesi çok tanrılıktan falan değil efendim. allah'ın bile "ben" olgusuna sahip olmadığı yani kendini "ben" gibi ego okşayıcı kelimelerle ifade etmemesinden kaynaklanıyor. böbürlenme, kendini büyük görme yok yani o bakımdan. biz insanlara örnek olma açısından bir de bakın allah bile "ben yarattım" demiyor. siz yaratılmışlar biraz mütevazi olun gibisinden.
Ona inanmayan herkesin hakkında atıp tuttuğu, sözlük vasıtasıyla kötü söylem ve çamur atmaların ayyuka çıktığı, bazılarının kabullenmese de görmemezlikten gelse de gün gibi ortada duran ve duracak olan tek hak kitaptır.
Bu yüce kitabı tartışma konusu yapıp ona sabah akşam çamur atan, onun yalan olduğunu kanıtlamak için yığınla fikir üreten şahıslar şunu her daim iyi bilmelidirler ki güneş balçıkla sıvanmaz.
ek: hadi buyrun eksi verin, hoşunuza gitmedi değil mi...
balıklı rum hastanesini sözlükten öğrenenlerin kitabı. yardımsever insanların kitabı. hastaneyi bulamayanlar özelden ulaşsın. renkli ve güzel gecel....öhöm...
mütemadiyen günlük sol frame ihtiyacı karşılanan kitap. türevleri de var bu başlığın: hz.muhammed, hz.ayşe, islam, allah vb.
koca koca başlıklar onlarca yorum. ve yorumların altındaki imzalara bakınca hep aynı teraneler. sanırsınız ki; sözlükte bir 10 tane nick var. hepsi fake. dönüp dönüp aynı şeyleri yazıyor bu nicklerin tek sahibi.
yaratıcı olun lan! ne bileyim edebi yönden filan eleştirin. tasvirlerin teknik analizini, kelimlerin etimolojik yapısındaki aksaklıklarından filan dem vurun. tamam, bu konularda bilgi sahibi değilseniz sözüm yok. hz. turan dursun bahsetmmeiş olabilir bunlardan web sitesinde. ama bu sizin zihinsel sınırlarınızın önüne set çekmesin. araştırmacı olun.
kişisel isteğim ise omuzlarınıza "W 'I" türünden bir dövme yaptırmanız. barmen olmanız. birilerinin sizi vurması filan. *
ııhhh...noluyo lan! ohh. hepsi bir karabasan imiş. üzerim açık yatmışım!
Sadece müslümanlara değil tüm islam elemine yol gösterici olan geçmişten bugüne dair şifreler içeren 1400 yıldır değişikliğe uğramamış insanlığın kursal kitabı.
(bkz: http://www.kuranmucizeleri.com)
Öncelikle tüm kuralları tüm ayetleri tüm günah ve sevapları gibi tüm ödülleri de inanlara ait olan bir dinin kitabı, anlayamadığım nokta şu biz inanlar şu niye yok acaba bu fazla mı olmuş ne gibi dertler içinde değilken inanmayanlar neden bunların muhasebesini yapma peşindedirler ki. Siz inanmayanlarsınız siz bunlara tabi değilsiniz, rahat olun ibadet etmeyin inancınızdan eminseniz zaten sizin beklediğiniz gibi bi ahiret olacaktır. Sakin!
evrensel meselelere neredeyse hiç değinmez. gizli buzun olduğu bir yolda nasıl araba kullanılması gerektiğine de değinmez. lakin kimin kimden boşanıp kiminle evleneceğine; uzun yolculuklarda kervanların molalarında olup bitenlere ayrıntılı olarak değinir. *
haramlari ve gunahlari iyice tarif edip kalanlar icin helal diyorsa, icerik bakimindan tck'ya benzetebilecegim kitaptir. soyle ki; ornegin onceden kanunlarda "ucak kacirma" denen fiilin tanimi ve cezasi belirtilmedigi icin suc sayilmiyordu. yani? yanisi mesela kuran'i kerim'de "ensest iliskinin tanimi ve cezasi belirtilmemisse bu fiil helaldir." demektir. bunu salladim tabi. su anda olan ve kuran'i kerim'de belirtilmeyen turlu turlu eylemler vardir. (kotu olarak)
haramlari ve gunahlari iyice tarif edip kalanlar size helaldir diye buyurulan kitap. daha kolay nasil anlatilabilirdi? tevrat ve incil le bazi ortak yanlari vardir cunku her ne kadar tevrat ve incil bozulmus olsa da bastan yazilmadiklari icin bazi dogru seyler icerirler, bunda sasiracak bir sey yoktur.
he ayrica; sen kendini bilmezsen bu nice okumaktir, demis sair. cok okumak dogu dusundugun anlamina gelmiyor.