kuran ı kerim

entry2267 galeri
    565.
  1. yanlış anlaşıldığı iddia ediliyor evet, çünkü insanların istedikleri doğruyu bulmak, güzel ahlak edinmek değil. kişisel çıkar sağlamak. zaten insanlığın temelinde de bu var; kişisel çıkarlarınız olduğu sürece birileri ile/bir şeyler ile ilişkileriniz yürür.
    kur-an'da ne yazıkki ayak oyunlarının kurbanı olmuştur, her iki güruh için de.
    aşırı dinciler, islam'ı ve dahi kur-an'ı kendi çıkarları doğrultusunda yorumlamış, islam ahlakı diye arap kültürünü yutturmuş, bu sayede maddi manevi bir sürü çıkar sağlamışlardır. sonu; bir diğer grubun da bu yaklaşımdan nemalanması ile neticelenmiştir.

    şimdi; islam'a, onun peygamberine, peygamberi gönderdiği düşünülen yaratıcıya inanıp inanmamak insanların kişisel tercihidir, sorgulanamaz. sen neden inandın/inanmadın demek denyolukta level atlamaktan başka bir şey değildir. lakin, hem inanan hem de inanmayanların birbirleri ile mücadeleleri ısrarla sürmekte, her iki tarafta ağızlarından akan köpükleri fark etmeksizin bu şuursuz çalışmalarına devam etmektedirler. bunu anlamak mümkün, lakin eleştirdiğin/savunduğun değerlerin temel noktalarını bilmek, ileride rezil olmamak adına önemlidir.

    mesela kur-an'da 4 eş alma hadisesi; kadınların köleliği refere edilerek örneklendirilmiş ki; açıkçası fazlaca art niyet barındırıyor içinde. evet, kur-an; "eğer eşlerinize eşit davranabilecekseniz 2-3-4 eş alınız" diyor. ama 15-20 ayet sonrasında da ilave ediyor; "siz asla eşlerinize eşit davranamazsınız".. şimdi, sadece ilk örneği ele alıp, bunun üzerinden temellenen eleştiriler getirmek, art niyet değilse algı/yorum/düşünce yetersizliğidir. bu hem 4 eş alan hem de 4 eş hadisesine karşı olanlar için de geçerli bir durum. şahsen ben algı yetersizliğinden ziyade art niyete yoruyorum. 4 eş alan da çıkarlarını katlıyor bunu eleştiren de.

    yazılanların tevrat ve incil'in kopyası olma durumunu ise hiç anlamadım. kur-an diğer kutsal kabul edilen kitaplardan çok daha farklı. daha çok insan yaşamını düzenleyen kurallar bütünü gibi duruyor, kıssadan hisselere ağırlık verilmiş vaziyette. kaldı ki; kur-an'ın gönderilme sebebi, diğer dinlerin deformasyona uğradığı iddiası yüzündendir. eğer benzerlikten bahsedilecekse yüzeysellikten vazgeçip bu durumu da kaale almakta fayda var.

    hammurabi yasaları ile kur-an'ın ceza sisteminin benzerlik göstermesi de oldukça doğaldır. hatta kimi insanlar bunu karalama adına kullanırken aslında bir yaratıcının varlığına istemeden de olsa işaret ettiklerinden bihaberler ki, ayrı bir tez konusu yapılabilir bu durum. kur-an'ın bahsettiği ilk insanın hz.adem olması, kendisine çeşitli ödül ve ceza sistemlerinin anlatılmış olması, hatta cennetten kovulması, namaz kılmasının emredilmesi hususları vardır. soru şu; acaba hammurabi'ler hz.adem'den mi apardılar bu ceza/ödül sistemlerini? ya da yunan mitolojisi.. bilinir ki; yunan tanrıları da dünyayı 6 günde yarattığından, insanı çamurdan yarattığından bahseder. acaba onlar da mı hz. adem'in öğretilerinden beslenmişler?

    islam peygamberi 55 yaşına kadar tek eşli bir hayat sürdürmüş ve eşinin vefatından sonra ayşe ile evlenmiştir. 55 yaşından sonra hangi cinsel yaşamı düzenlemek için ne tür ayetler iner? zaten 63 yaşında vefat eden, gönderilen/uydurduğu bir dini yaymak için tüm vaktini harcayan, sıfırdan yeni bir oluşuma başlayan bir adamın hangi cinsel yaşamı konu edilmiştir bu eleştilerde?

    anlıyorum; bir yaratıcının olması, direkt olarak insanlara kendisinin varlığını ispatlamak yerine dünyadan elçiler seçerek toplum yaşantısını dengeleme çabası içine girmesi, bunun aracısı olarak da meleklerden faydalanması fazlası ile fantastik. benim için de öyle, değişik bir durum hakikaten. lakin getirilen eleştiriler biraz tutarlılık göstersin ki daha sağlıklı teattilerde bulunalım. bundan gayrısı bok atmaktan öteye gidemiyor ne yazık ki.

    tabi bir de şu var;
    (bkz: lekum dinikum veliye din)
    3 ...