içeriği itibarıyla; arap yarımadasında yaşayan bir grup insanın -aşk hayatları da dahil olmak üzere- günlük yaşamlarını düzenleyen bir kitaptır. evrensel meselelere hemen hiç değinmez. tevrat ve incil'den pek çok alıntı barındırır. *
dünya nüfusunun dörtte üçünün kutsal olduğuna inanmadığı kitapmış, geri kalanlar birbirlerini öldürüyormuş, aynı mantıkla dünyanın üçte ikisinin deniz olduğunu ve insanların geri kalan üçte birlik kara kısımlar üzerinde yaşamaya mecbur olduğunu, kaldı ki üzerinde kara bulunmayan hiç bir su topluluğunun dünya tarihinde hiç bir savaşa sebep olmadığını hatırlatmak isterim.
tanım:kendisine inanmayan insanların bir kısmının tüm dünya kötülüğünün kendisinden kaynaklı olduğunu iddia ettikleri kitaptır.
okunduğunda ya da dinlenildiğinde insanı bambaşka diyarlara götürebilen müslümanlığın baş tacı kitabımızdır. özellikle dinlemeyenlere mısırlı kuran-ı kerim okuma birincisi abdüssamed'den dinlemelerini şiddetle tavsiye edeceğim kutsal kitabımızdır. kıyamete kadar değişmeyecek olması, ayrıca içinde yazan bilgilerle birçok insanın müslümanlığı tercih etmesini sağlamış olması atlanılmaması gereken önemli noktalardandır.
toplumu gericiliğe doğru sürüklemede en etkili silah olan dinin, insan gözünde somut bir varlık olarak görünmesi için asırlardır kullanılmış ve birçok kez değiştirilmiş kitap.
her ne kadar dinsel inançlara saygı duymak gerekse de, bu inancı kişinin gözünde kutsal olan kitabı istismar ederek açlık içinde yaşayan bireyin anlamsız hayatına isyan etmesini engellemek, kuran'ın asırlardır ne kadar kutsal amaç için kullanıldığını göstermektedir.
tek tanrılı dinler ve kitaplarıyla cennet ve cehennem kavramlarının oluşması, yoksula diğer dünyada daha iyi bir yaşam sunulmasını sağlamıştır. ezilmiş, sefalet içinde yaşayan kişi tanrısına yakarırken lüks içinde boğulan zengin de tanrısına teşekkürlerini göndermesi, dinlerin mevcut düzeni korumak için kullanıldığını da göstermektedir.
hemen hemen tüm kutsal kitaplarda, tüm kadın ve erkeklerin kardeş olacakları, allah katında herkesin eşit olduğu gibi söylemler olsa da bunların yanılsamadan öteye gidemediği açıktır. çünkü inanan patron, inanan işçisini sömürmeye devam etmektedir. kutsal kitaplar kapitalistler için vazgeçilmez bir sömürü unsurudur. sömürenin silahı olmuş, din-kitap-öteki dünya üçlemesi için zamanı boşa harcamaktansa, bu dünyayı yaşanacak bir yer haline getirmek için çaba harcamak gerekir. önemli olan ölümden sonraki cenneti düşlemek değil, ölümden önceki cehennemi düzeltmektir.
okunmadığı halde, içindekini anlayamadığı halde, anladığını amel etmekten kaçındığı yetmiyormuş gibi dahada abararak hakkında bir takım kendini bilmez saygısız,yaratılışını halen leyleklerle bütünleştiren idiyotların sürekli karalamaya çalıştığı amma velakin dünya döndüğü müddetce asla değiştirilemiyecek kutsal bir kitap hatta bir yaşayış,yol gösterici,kurtarıcı.
buyrukları dogrultusunda sokaktaki hayata mudahale eden ve
yon vermeye calısan takipcileriyle ugrasılması gereken kutsal kitap.
siz kendi halinde masum kuzucuklar degilsiniz.ekonomik ve siyasi
uzantılarınız var.toplumu terorize ediyorsunuz.din dısı bir ahlaka ve
hukuka itibar etmiyorsunuz.tarikatlarınız,siyasi partileriniz var.
gazeteleriniz,televizyon kanallarınız,radyolarınız var.
cocukların beynini yıkıyorsunuz.
o yuzden sizi adam edene kadar sizinle ugrasacagım,hak yoluna davet edecegim.
insanların inançlarını aşağılayan sözde insanlık kurtarıcılarının ifşaa olup arz-ı endam etmelerini sağlayan kutsal kitaptır.
kimisi çetelesini de tutar, "şu kadarı kabul ediyor/etmiyor" gazıyla; ancak hangi matematik işlemini yaparsa yapsın birileri, kalanı 1 de olsa*, saygı duyulması gerekendir.
şayet, "şüphesiz ki biz, bu (ayetlerin) tarafımızdan kıyamete kadar korunacağına iman etmeyenlerin tenasül üzuvlarını (dötlerini), peter isimli bir muvâhit kulumuza cehennemden göndereceğimiz kızgın kaşıkla dağlatacağız. öyleyse bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır" şeklinde bir ayet inseydi şu anda yaptığım bu işi legal bir alana çekmiş olacaktım. yine de olsun.
dünyanın neresine giderseniz gidin hangi dinin kitabını okursanız okuyun, mutlaka farklı toplumlarda aynı kitaba ait farklı metinlere rastlarsınız.mutlaka! ancak kuran ı kerim dünyanın heryerinde orjinal metin olarak aynıdır. eğer tarihin herhangi bir döneminde herhangi bir değişiklik olsaydı, muhakkak günümüzde farklı metinlere sahip kuran lar olurdu. yok!
insanlığı sorgusuz sualsiz köleleştirme oyununun son perdesidir. son perde o kadar köleleştirmiştir ki insanlığı başka perdelere başka oyunlara ihtiyaç kalmamıştır.
yüz yıllar boyunca değiştirilmediğine inanmakta zorladığım kitap. Ancak "müslüman" olarak değil de edebiyat seven bir insan olarak baktığınızda bile çok etkileyici, görkemli.
kutsal kitap olarak görüldüğü takdirde o'na iman edilmesi gerektiğinden dolayı kutsal olarak görülmemesi, görmeyenlerce uygun görülen kutsal kitap. keza hazreti muhammed de son peygamber olarak görülmez aynı görmeyenlerce. mesela, yahudiler hala kendi içlerinden çıkacak olan son peygamberi beklerler binbir ümitle.
dünya nüfusunun dörtte üçü tarafından kutsal olarak görülmeyen kitaptır. bu kitabın kutsal olduğuna inananlar ya da inandığını söyleyenler ise birbirlerini öldürmekten inanmaya ve inançlarının gereklerini yapmaya vakit bulamıyorlar. öyle bir kitap işte...
kuran- ı kerim bir coğrafya kitabı değildir. islam' a inananların başvuru kaynağıdır kuranı kerim. dünyayla ilgili merak edilen şeyler varsa renkli renkli atlaslar, haritalar ve makalelerden yararlanmak daha bir mantıklı olacaktır.