komşu

entry93 galeri1
    75.
  1. Ya birisi şuna nasıl süpürge kullanılır öğretsin dediğimdir. Evladım süpürgeyi yere vurmayacaksın, yeri kazımayacaksın. Bok gibi yapıştı amk çomarı başımı belaya sokacak.
    0 ...
  2. 76.
  3. Komşu da doktor ama ailesi var. Cam kenarında sigara içmiyor
    0 ...
  4. 78.
  5. Bir telefonda konuşması varki sanırsın aynı evde yaşıyoruz.yalıtım desen sıfır. tam olarak dua edesice, benim komşum değil çoktan sıkardım boğazını.
    0 ...
  6. 79.
  7. kötüsü insanın başını belaya sokar. ya taşının ya evi satın.
    0 ...
  8. 80.
  9. 81.
  10. komşu komşunun külüne muhtaçtı, ama artık değil, çünkü herkes kül bırakmayan doğalgaz kullanıyor.
    0 ...
  11. 82.
  12. “cebrâil bana komşuya iyilik etmeyi tavsiye edip durdu. neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım.”
    buhârî.

    komşunun gayri müslim olması, bir müslümana, ona karşı komşuluk hakkını gözetmeme yetkisini vermez.
    komşunun yahudi, hristiyan veya hiçbir dine inanmayan bir müşrik olması bu prensibi değiştirmez.
    taberânî’nin rivayet ettiği bir hadîse göre peygamber efendimiz, üzerimizdeki haklarına göre komşuları üçe ayırmıştır:

    bir hakkı olan komşular: müşrikler gibi ki, bunların sadece komşuluk hakkı vardır.

    iki hakkı olan komşular: müslümanlar gibi ki, bunların hem komşuluk, hem de din kardeşliği hakkı vardır.

    üç hakkı olan komşular: akraba olan müslümanlar gibi ki, bunların hem komşuluk, hem din kardeşliği, hem de akrabalık hakkı vardır.
    -alıntı-
    0 ...
  13. 83.
  14. Derinliği kaybolmuş kişi.
    Asansöre binip katıma çıktım. Ben inince asansör çağrıldı. Üzüldüm.
    Komşuluk böyle değildi. Bazı komşularımızla yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmezdi. Yemekler, ziyaretler , balkondan balkona sohbetler, hastayken bakmalar, okula götürmeler…
    Artık komşular birbirinden kaçıyor. Yazık…
    0 ...
  15. 84.
  16. Allah hayırlısını versin. Ev sahibi kiraya kallavi bir zam yaptı. Yeni ev bakıyoruz. Evden taşınmamızın sebebi zam değil. Yeni çıkacağımız ev aynı fiyatta hatta tahmini biraz daha yüksek olacak. Alt kat komşumuz. Allah yardımcıları olsun. Çocuklarından biri engelli. Her akşam bir iki saat ağlama nöbetleri oluyor. Hiçbir şekilde bir kere bile kapılarına gitmedik bu yüzünden. Çoğu zaman anne baba bile bunalıp, takati tükenip bağırıp çağırıyor çocuğa. Yıllardır bizim de sinirlerimiz bozuldu haliyle. Sesi bastırsın diye her akşam kulaklık takıp müzik dinlemeye çalışıyorum. Şu an yine başladı. Sabrım iyice tükendi. Böyle düşündüğüm için de sevmiyorum kendimi. Yeni eve taşınmayı iple çekiyorum.
    0 ...
  17. 85.
  18. kendilerini tanımam etmem. ama üst kattakiler çekmece bile açarken sanki benim yan odadan açılıyormuş gibi yakından geliyor ses. evde tekken bazen ulan biri mi girdi eve diye düşünüyorum. üst kattakilerle aynı evin içinde yaşıyor gibiyiz.
    0 ...
  19. 86.
  20. komşum kurabiye yapmıs bana da getirdi sagolsun. kapıyı bir açtım içeri uc tane kedi ve bir tabak kurabiye girdi. kedileri cikarmaya usendim, kurabiye yiyoruz ve yazıyoruz.
    1 ...
  21. 87.
  22. Yalnız tabağı boş göndermemen lazım gebeşciğim.
    1 ...
  23. 88.
  24. 89.
  25. çok bağırtı çağırtı gürültülüler pat küt
    1 ...
  26. 90.
  27. Kapı komşularım çok acayip insanlar. Anne hem çalışıyor hem sürekli geziyor (evliyim diyor ortada koca kişisi yok), kızı sürekli süslenip, giyinip evden çıkıp gidiyor, oğulları da eve gelmiş evde kimse yok ki bir saat eve girmeye uğraştı. Bir şeylerle kapıyı açmaya çalışıyordu. Kapıda oturmuş video izliyor bu saatte. Apartman teyzesi gibi oldum. Gerildim ama komşu mu hırsız mı anlayamadım bir saat ; insan kendi evine girmeye çalışır mı?
    1 ...
  28. 91.
  29. 92.
  30. fetö’nün mahalle (yönetici, temizlikçi, güvenlikçi, emlakçı, komşu) yapılanmasını bildiğimden önemini çoktan yitirmiş, aynı bölgeye birlikte konan insanları anlatan kavram.

    çocukluğumda komşu demek; paran bittiğinde para veren, kapıda kaldığında evini açıp karnını doyuran, selam verip senin ve aile üyelerinin tek tek hal hatrını soran, kapısını çalıp çatkapı girerek sohbet edebileceğin/ derdini anlatabileceğin, müsaitlik durumunu çocukla sordurup akşam oturmaya gidebileceğin, mahallesini ve mahallelisini koruyup kollayan, evin eksiğini anında tedarik eden, akrabadan daha önce gelen ve ailenin emanet edebildiği… kişi demekti.

    göç aldık/ göç verdik, kentsel yapılandık, öldük, çoğalıyoruz sanırken eksildik, yalnızlaştırıldık, sonradan gelenlerce yabancılaştırıldık, anılarla baş başa bırakıldık… ve mahallenin tadı tuzu kalmayınca taşındık.

    Savaştan kaçan bir suriyeli kadın yaşadıklarını şöyle anlatmaya başlamıştı televizyonda: “bizler komşuluğa çok değer verirdik, çok iyi komşuluklarımız vardı. Üniversitelerde olaylar olmaya başlayınca aynı mahallede birlikte büyümüş gençler çatışmaya ve silahla birbirini vurmaya başladı. Vuran da bizden, vurulan da bizden…”
    0 ...
  31. 93.
  32. Eskiyip giden adetlerden birisi de komşuluk ilişkileridir. Ben yetişemedim ancak 1990'lara kadar evinin kapısını açık bırakıp komşuna emanet edip gidermişsin. Şu an sitelerde özellikle komşuluk diye bir şey yok. Bir sokakta ve apartman dairesinde oturuyorum, kimseyi tanımıyorum ama beni yaşlı ve bu kültürü zamanında görmüş insanlar tanıyor.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük