''yazmak''
ya yürekten gelince yazacaksın
ya yazarken yürekten gelecek
- “aşk olmadan meşk olmaz!”
meşka –farkedip ayırmak- olur mu sanırsın?
ayak ucunda ölüm – mazi ardında külün
yele gidecek harmanın – ömrün
hazır mısın?
sen bal yapacaksın alem yiyecek
hissene düşen zehirli bir lokma
hep taze
var mısın?
yeni kıymetler icâd edenlerin
etrafında döner dünya – gerçek
ama kurnazların etrafında döner çoğu zaman
halk ve şan – böyledir
yalancı dünyanın gidişi
hasad ötede
yazar mısın?
3 ay önce bitirdiğim eylem. başkası adına yazdım ücretli. sadece geceleri yazabildiğim için tam bir buçuk senemi aldı ama iyi bir ürün çıktı. herif şimdi ekmeğini yemekle meşgul.
insanın kendi iç sesini kâğıda dökme cesaretidir. yalnızlığın, sabrın ve kendinle didişmenin uzun soluklu bir hâlidir.
Her sayfa, yazarın kendine tuttuğu aynanın bir yansımasıdır. kimisi o aynada hikâye görür, kimisi yara. Yazmak, bazen anlatmak değil, artık susamayacak kadar dolmaktır.
basılmamış iki kitabım var. genellikle kitabın güzel ama basamayız mebeciğim durumları biliyorsun falan diyorlar. üçüncü kitabı yarıda bıraktım. şimdilerde umarsızca dördüncüyü yazıyorum. ondan sonra gezilerimi ve hatıralarımı topladığım 4 ciltlik bir kulliyat tasarladım. ama inanıyorum ki bir gün danyaca meşhur bir yazar olacağım. orhan pamuk da 40 yaşına kadar bir halt yiyememişti. evd.
Araştırmak için elinizin altında sonsuz bir kaynak var: internet. Özellikle son yıllarda ustalaşan her dilden çeviri özelliği ile hangi dilde yazılmış olursa olsun milyonlarca kaynağa ulaşabiliyorsunuz.
Tabii işin asıl zor yanı konu bulmak. O da gündelik hayatımızda bir şekilde ortaya çıkıyor.
Wattpad tarzı yazanları bile eleştirmiyorum. Yetenek işi bu kim ne derse desin. Ben şuraya iki satırı yazarken bile zorlanıyorum, millet yüzlerce sayfa yazıyor, Yazabiliyor. Arkadaşımın kızı, daha 15 yaşında. Kitap yazdı ve basıldı. Aldım, okuyorum. 500 sayfa dile kolay. Acemiliği tabiki çok belli. Ama ne bileyim, şu zamanda yaşıtları ayna karşısında poz verip Instagrama atarken; bu çocuk kitap yazdı. Helal olsun kız sana.
Artık edebiyatın ve gerçek yazarların (Anton Çehov, ibsen, Oscar Wilde, Bernard Shaw, Dostoyevski, Haldun Taner, Sabahattin Ali, vs) tozlu raflara kaldırılıp unutulduğu bu zamanda, cahil cesaretiyle oldukça kolay bir eylem haline dönüşmesi beklenen bir durumdur. Roman yazmanın ciddiyeti bir yana, on binlerce insana bunu sunmak yüksek sorumluluk duygusu ister ama eşek hoş laftan ne anlar!
PS: Sözüm, yetenekli, bilinçli, entelektüel seviyesi yüksek kişilerden dışarıdır. Onlar zaten kendilerini biliyor.
bak. belli bir seviyeden sonra okumaktan daha faydalıdır.
hep başkalarının fikirlerini okumak, onlarla yönlenmek, size ve ait olduğunuz toplumu çağdaş medeniyetin üzerine çıkaramaz, ancak ona ulaşabilirsiniz, geçemezsiniz.
halbuki hedef, çağdaş medeniyet seviyesinin üstü olmalıdır ki insanlığa bir katkınız olsun.
eğer yeterince okuduysanız, hemen bir deneme yapın.
tutma ihtimali %50 dir. az bir ihtimal değil.
Hiç aklımda yokken bir fikir üstünden yazmıştım. Yazdıkça günler aylar geçti, olaylar beklediğimden farklı oldu. Sanki kitap kendini yazdırıyor ben sadece klavyeye dokunuyor gibiydim. Beğenmeden bir kaç kişiye okuttum iki üç sayfasını. Bazıları inanamıştı. Bir kaç düzenlemesi kaldı düzenleyip bastırırım diyordum.
Hiç cesaret edemedim tekrar okumaya, sanki tekrar okursam, onu yazdığım halime dönmekten korkuyordum. Öylece bir dosya olarak tozlu bilgisayar arşivinde kaldı. Bazen bir şeyleri derin bir çukura gömmek kaçmaktan daha iyi sonuç veriyor galiba.
Erotik dalda yazmayı düşündüğümdür.
Evli çiftlerin yatak odası diyaloglarını yazacağım. Abazan Türk gençlerinin tır parkında 50 liraya nasıl travesti peşinde koştuğunu falan da anlatacağım.
Bir nevi yeraltından notlar'ın Türk cinsel versiyonu.
Okur musunuz?
Bir tane korku romanı yazmak istiyorum ama gerçek olaylardan alınmış bir cin hikayesi. Efekte yapacağım millet tırssın. Bakalım var bir düşüncemiz. Bir kitap yazma Faslı.