bizim grupta sevdiğim iki arkadaşım var.
biri feyza, bir fatih.
yazmak gibi de bir yeteneğim olunca iki a4 doldurdum bugün.
çıktım karşılarına alın lan mutlu olun dedim.
mutluluktan ağlamaklı olan iki insan görmek,
beni mutlu etti.
ya işte aq bir bu insanlar.
bir de bilgisayarım beni mutlu ediyor zaten.
çevirmen ve rocker, edebiyatı sevip keyifle okuyup çizer, mahalle arasındaki bir binada sıklıkla gitar çalmaya gayret gösterir, sosyal bilimlerin kudretine inanır, golden virginia hastasıdır.
Atatürkçü bir mhp'liyim. Dindarım ama türk modernleşmesinin yolu Bağdat'tan değil paris, londra, berlin'den geçer diye düşünmekteyim. Derdim türk işçisi de iskandinav emekçisi gibi eti, peyniri istediği gibi yesin. Markette fasulye alırken, pirincin fiyatına bakıp geri bırakmasın. Kim medeni çizgide ise onları izlemek ve dayanışmak lazım ki onlar gibi olalım. Arabın kültürü var da uygarlığı olsa türkiye'den 80 yıl geride gitmez.
Takım tutmuyorum. Maç izlemiyorum. Türk futbol kulüplerinin Avrupalılar ile maç yaptığı saatlerde uyuyup, 5 ile 6 arasında uyanıyorum. Haliyle maç izleyecek durumum yok. Ulusal ligi zaten takip etmiyorum. 3 takım var, 60-70 yıldır içlerinden birisi şampiyon oluyor.
Kazanıyorum. iyi kazanıyorum. Normal şartlarda 20 yılda kazanışabilrcek parayı birkaç senede kazanıyorum.
Para hevesim ve talebim küçük miktarlarda. Herkes vizyonun dar diyor ama maddi vizyonum kendimle ilgili küçük, oaydaşlarımla ilgili küresel düzeyde.
Seviyorum ve sevildiğimi düşünüyorum. Elimde bir takvim olmayınca denizin ortasında limanı göremeden yüzüyorum.
Şimdilik bu kadar.
Bir de ahlak konusuna gelelim. Dünyada şimdiye kadar 110 milyar insan yaşamış. 50 veya 60 milyarı erkek olsa. Bunlardan hangisi yılda 400-500 veya daha fazla ilişki teklifi almış da, bir tanesine bile cevap vermemiş.
Güçlü ilişkiler kurdum ve iyi para kazanıyorum. Bu ilişkileri babadan kalmadı, bilgi ve birikimlerimle kurdum. Ama o aşamaya gelmek için yaklaşık 2 bin kitap okumam gerekiyordu.