kadın olmak gerçekten zor bu topraklarda...
bugün GATA daki bir bir tip,
yarın her en karşına çıkabilecek bir şiddet,
sokakta ve işte kendini koru,
aman yanlış anlaşılır mıyım yoksa endişesi,
başıma birşey gelir mi endişesi...
sürekli korunma halinde olmak yorucu....
maalesef bu ülke de sürekli korunma halinde olmak zorunda kadın...
Erkek cinsini tamamlayan parça değil de, erkek mekanizmasını işlevsel hale getiren güçtür kadın.
Ne işlevsiz mekanizmanın, ne de işletecek mekanizması olmayan gücün tek başına bir anlamı yoktur.
Bir mekanizmayı inceleyip çözebilirsiniz fakat ona işlev kazandıran gücü çözemez, anlayamazsınız.
"Yetişkin bir kadının cinsel hayatı, psikoloji bilimi için 'karanlık bir kıta'dır" diyen freud, kuşkusuz kadının cinsel hayatını dile getirmişse de, cinsel hayatın kişilik üzerindeki önemine işaret ederek, bu 'güc'ü anlamanın çok zor olduğuna dikkat çekmiştir.
Anne olmayan yada olmayacak kadın saygıyı haketmiyor mu? Her başlıkta kadınları yerden yere vuruyorsunuz, kırk yılda bir savunacaksınız onu da beceremiyorsunuz.
Bir olay karşısında verdiği tepki, o olayın kötü bir olay olmasından dolayı değil, kendisini kötü hissettirmesinden dolayıdır. Mesela eve giren kedi bir kadını çileden çıkartırken gerçek bir risk meydana getiren durumu sanki hiç yaşanmamış gibi görmezden gelebilirler.
Bu gece 3 kadın 2 erkek ailecek akıllı saatle stres ölçme denemesi yaptık. Erkekler de stres oranı normal seviyeler de çıkarken, kadınlar da en üst seviyedeydi. Söyleyecek başka bir şeyim yok!
emma goldman kendini-özgürleştirmenin [self-liberation] kadınların eşitliğinde ve böylece de özgürlüğünde anahtar olduğunu söyler:
"Onun [kadının] gelişmesi, özgürlüğü, bağımsızlığı kendinden ve kendisi aracılığı ile olmalıdır. ilk önce, kendisini bir seks metası olarak değil, bir kişilik olarak değerlendirmesiyle. ikinci olarak, herhangi birisinin kendi bedeni üzerinde hak iddia etmesini reddederek; istemedikçe çocuk doğurmayı reddederek; Tanrı'nın, Devlet'in, toplumun, kocanın, ailenin vb. hizmetçisi olmayı reddederek; yaşamını daha basit, ancak daha derin ve zengin yaparak. Yani, yaşamın anlam ve özünü tüm karmaşıklığıyla anlamaya çalışarak; kendisini kamuoyu görüşü ve kamusal ayıplanma korkusundan kurtararak."
ne zaman bir kadını saldırgan, sinirli görsem, sevgiden yoksun bırakıldığını ve canını birilerinin ne kadar yakmış olduğunu düşünürüm. yoksa sevgiyle yoğrulan bir ruh neden saldırganlaşsın ki?