ilgi sever küçük çocuklardır.
yaşları kaç olursa olsun bu değişmez,
en akıllısından tutun en aptalına kadar hepsi salıncakta sallanmaktan ve saçlarının okşanmasından hoşlanır.
erkeğin aksine sevilmekten keyif alırlar, erkek sevmeyi sever.
bu çocukların kötü yanı çok bilmiş olmalarıdır. her zaman en iyisini onlar bilirler.
siz de ağlamasınlar diye tamam dersiniz. ancak bu ayarı fazla kaçırırsanız kafanıza sıçarlar.
bu yüzden kafalarını okşarkan kıçlarına tokat atmayı unutmamak gerekir.
gerektiğince sevip, gerektiğince uyarmalı.
ve ne olursa olsun gururunuzu ve duruşunuzu ezdirmemelisiniz hemcinslerim.
unutmayın, bulunmaz hint kumaşı değilsiniz.
ve kadınlar genelde giderler.
Kimisi kıskançlık ve fesatlıkla doludur. Kendinde olmayan güzelliğe, başarıya, statüye, gençliğe sahip olanı kıskanmaktan aciz hayatını yaşayamaz. Kafası o kişiyle ilgili düşüncelerle öyle doludur ki kendini bile unutur. Böylesi aslında en başında kendini sevmiyordur, barışık değildir. Baştan aşağı aşağılık kompleksi olmuştur. Kendini sevmeyen bir insanı kimse sevmez ve ne kadar isterse de mutluluğu gerçek değil; gösteriş içindir. Bunun idrakine varamaz. Hayattan hiçbir şey öğrenmez. Acınası.
Kadının kadına yaptığı zorbalık kesinlikle en tiksinç olanıdır.
kadın gücü sever.
eğer bir tanesine sahip olmayı istiyorsanız güçlü olduğunuzu göstermelisiniz.
düşük iqlu olanları kaba kuvvetten,
standart iqya sahip olanları paradan,
yüksek iqya sahip olanları da zekadan haz duyar.
zeki bir adam para kazanmanın yolunu bilir, onu korumak için kavga etmeyi de öğrenir.
yani zeki bir adam kadın seçer. ki bu çok da kolay olmaz.
"ay ben seni neden seçeyim ki yaa" cümlesini bir kadına kurduruyorsanız adam olamamışsınız demektir.
görüldüğü gibi kadının ağzından kalitesizlik akar.
ve ertesi gün tüm şehrin bundan haberi olur.
oysa ki bir adam seçmediği bir kadınla da nezaketle konuşarak yolu gösterebilir.
ve bu olan olayı kendisi dahi unutur. çünkü yakışan budur.
"kadın sahip olmadığı gücü kendinde bulduğunda bokunu çıkarmaya meyillidir"
erkek ise bu gücü taşımayı öğrendiğinde adam olur.
ve dostlar en feministi dahi böyle adamlara çay servis ederek mutlu olurlar.
evet.
teşekkürler.
bunların okumaktan kitap gibi kokanlarına hayranım.
bir kitabın her sayfasında nasıl ardıl bir serüven anlatılıyorsa,
bu kadınlar da her günlerinde tıpkı bir kitap gibi hikayeler anlatırlar size.
olgundurlar, güzel gülerler ve naiftirler.
diğer özelliklerine gelecek olursak.
random gülüş atmazlar. hiç sevmem.
gerçi ben emoji de kullanmıyorum ya neyse.
kitap kokan kadınları sevmeyin arkadaşlar.
ben alayım önce birini.
sonra siz davranırsınız.
Kadın kadındır. Eskiden kadına bayan denmesi kadınlar tarafından dayatılan bir durumdu. Çok olağandı kadın dediğin birinin ben kızım diye terslemesi Ya da çok olağandı karşısındaki insana kadın demeye çekinen erkekler.
Bayan tercih ediliyordu.
Kadinlarda kendilerine bayan denilmesinden hoşnuttu.
Sonra bir şeyler oldu bayan diyenler terslendi. Bayan sensin baymayanım ben gerizekalı diye terslenmeye başladık.
Neyse ki bayan zaten bizim dilimize pek uygun bir kelime değildi, bende de dilime uygun olmayan bazı kelimeler eğreti duruyor. Utanıyorum söylerken çabuk geçti bu durum.
Ama bir mesele vardır ki hala anlam veremem kadınlar çiçektir meselesi.
Allah'ım bu benzetme kadınları nasıl mutlu ederdi nasıl mutlu ederdi.
Hele bir de kadınların çiçeğe benzetilirken erkeklerin böceğe benzetilmesi.
Nasıl oldu ne ara oldu neden oldu hangi düşünceyle oldu hiç anlam veremem ama kadınlara bu da dokunmaya başladı.
Kadınlar çiçektir diyenlere kadın kadındır çiçek babandır demeye başladılar shshs.
Lan milletin babasından ne istiyorsunuz amk sanki ananiza babanıza sövüyoruz shshs.
Kisa kesmek gerekirse hiç kadın anadır bacıdır şudur budur diye anlam yüklemeye gerek yok bunu bildim ben.
Kadın kadındır de geç.
Kadın kadındır
Erkek ise babadir atadir evin diregidir ormanın kralıdır kartalların acıları ustlenenidir ahshs
Noldu yine hosunuza gitmedi dimi kadınlar shshshs
Nediri sabaha uzar çünkü halihazırda bir insandır. Ancak ne olmadığını söyleyebilirim, sandığınız gibi erkeğin zıttı değildir. Bu yanlış sanıyı düşünce dünyamızdan uzaklaştırırsak her şey daha anlaşılır olacak.
kadın arka planda tüm işleri yürüten her problemin üstesinden gelen güçlü bir varlıktır. e ne demişler zamanında kadın sandık gibidir nereye koysan olur.
''Kadın olarak doğmak, erkeklerin mülkiyetinde olan özel, çevrelenmiş bir yerde doğmak demektir. Kadınların toplumsal kişilikleri, böylesine sınırlı, böylesine koşullandırılmış bir yerde yaşayabilme ustalıklarından dolayı gelişmiştir. Ne var ki bu, kadının öz varlığının ikiye bölünmesi pahasına olmuştur. Kadın hiç durmadan kendisini seyretmek zorundadır. Hemen hemen her zaman kendi imgesiyle birlikte dolaşır. Bir odada yürürken ya da babasının ölüsünün başucunda ağlarken bile ister istemez kendisini yürürken ya da ağlarken görür. çünkü Çocukluğunun ilk yıllarından başlayarak hep kendi kendisini gözlemesi, bunun gerekli olduğu öğretilmiştir ona.''
hakan günday'ın kitabını okurken neden böyle başlıklara denk geliyorum bilmiyorum ama kitapta kadınla ilgili kurulan cümleler o kadar iyi ki. sadece bu cümleleri yazsam bile toplumdaki kadının değerini, kadın algısını göreceğiz ama işte daha fazlasını yazmalıyım. söylenmemiş atlanmış her şeyi söylemeliymişim gibi.
kitapta kadın denilince akla gelen şöyle anlatılmış;
''doğu'da kızlar kadın doğar. ecellerinden önce ölürler. ilk yemeği anasının memesinden gelen ve yediği çanağa tükürmekte sakınca görmeyen erkek, o kadar çok kadın gömer ki toprak bile artık dişidir. bu yüzden toprak ana diye bilinir. diri diri gömüle gömüle toprağı bile kadın yapmışlardır. bu yüzden verimsiz ve çoraktır. buna da kadının intikamı denir.''
doğu-batı diye ayırmaya gerek yok artık çünkü dönem değiştikçe gelişmesi gereken toplum bunu beceremiyor ve gerilemeye başlıyor. günümüz türkiye'si buna en iyi örneklerden bence. kadın cinayetleri, kısıtlamalar ve birçok detay. kadın öylesine arka plana atılıyor ki nefes alması bile fazla gelmeye başlıyor işte bu noktada kadını aradan çıkarmak için toplum baskısı ortaya çıkıyor. kadına seçenekler sunuluyor; ya intihar edersin ya da bir erkeğin nefretine, nefsine yenilirsin. birçok kadın bu seçeneklerden birisine mahkum ediliyor.
Bir şairin demesine göre sofradaki yeri sarı öküzden sonra gelen ve aynı şaire göre, anamız, bacımız ve avradımız olan, biz erkeklerin kendisinden türediği cins. Bazı ülkelerde bu cinsiyet olmaması gereken kötü bir yazgı. Şimdi ülke ismi verip rencide etmek istemiyorum.