"izmir bir prensestir
çok güzel küçük şapkasıyla.
mutlu ilkbaharlar durmaksızın
onun çağrısına yanıt verir.
nasıl vazo içindeki çiçekler gülümserse,
o da denizler arasından ışıldar.
hatta arşipel'in yaratılışından çok daha tutkulu.
uzun zamandır kürt istilası altındaki şehirdir. yirmi kişinin * bir diğer kişiyi * kafasını patlatarak dövdüklerine tanık olan üç yaşlı kişinin olaya müdahalesine * sinirlenerek bu yaşlıların üzerine yürümüşler, bir de onlara ve türkler'e karşı sinkaflı sözler etmişlerdir. işin komik yanı polisin kürt faşizmine ses çıkarmaması, kendi kentinin yaşlılarını müdafaa etmeye çalışan kimseleri gözaltına almaya çalışmaya kalkmaları olmuştur.
--spoiler--
olaya tanık olduğum ve müdahale ettiğim için kabak benim de başıma patlıyordu. fakat mesleki kimliğimi göstererek hem yaşlıları, hem onları savunan gençleri, hem de kendimi kurtardım. ama o esnada şehrin barzoları topuklamışlardı bile... *
--spoiler--
izmire gittiğinizde travesti görmek istiyorsanız alsancağa uğramanız yeterli. Alsancağa sık sık giden birisi olarak her gittiğimde ister istemez denk geliyorum.
memleketim, her şeyim olan güzeller güzeli başka, kokusu başka , tarzı başka olan insana yaşama sevinci katan hayatın değerinin farkına vardıran şehrimdir.
Yeri gelir 35 35,5 tartışması yapılır, yeri gelir 35' i de 35,5' u da tek yürek olur bu şehirde. Sıcakkanlıdır genelde izmirliler, sorunlar karşısında kavga etmek yerine durumları dalgaya almaları belki de hep bu yüzdendir. Arabaya binip trafik stresi çekmek yerine, fuardaki gölde kuğulara binip kısa bir gezinti yapmayı tercih ederler.
Ne zaman birisi, izmir' in kavakları, dökülür yaprakları' dese, hemen bir hüzün kaplar izmirlinin yüreğini. Ne zaman bir zeybek havası duysa ya da bir efe görse karşısında, tüyleri diken diken olur ve kalkıp oynamak gelir içinden.
yıllar yıllar sonra gideceğim şehir. içinden geçip gitmişliğim çok, konaklamışlığım çok ama hep çocukluk anıları var izmir'e dair kafamda. o anıları bulamam büyük ihtimalle ama yeni anılar yaratmaya gidiyorum. ankara'yı her terkedişim gibi bunun için de gün sayıyorum, bu seferki gün saymalar daha heyecanlı olsa da.
Eksi veren arkadaşlara: Sizin gibi düşünmese miydik? izmirli insanın düşünebiliyor olması neden zorunuza gidiyor ki anlayamadım. eksi verin ulen düşünüyoruz öyleyse varız.
istediğiniz kara eksi verin sorun değil fakat bir istanbul,ankara değildir iyi kide değil zaten.
trafik desen trafik yok kargaşa desen kargaşa yok,gece herkes sokağa çıkmaya korkarken gece yarısına kadar sokaklar'da dolaş bir kişi bulaşmaz.
her tarafı ayrı bir güzel,yüzülebilecek olan deniz çok çeşme,dikili,foça,alaçatı vb
herkes aman kış geldi kar,buz,soğuk derken bizler kısa kollu larla dolaşıyoruz.
insanın canı sıkılsa deniz kenarına kendini atıyor ve rahatlıyabiliyor.
uçaktan iner inmez japon turistlere tecavüz olmuyor.
en güzel örneklerinden biri de atatürk'ü seven ve cumhuriyetine sahip çıkan tek il.
rahatlığın, huzurun, güzelliğin, kalitenin coğrafi olarak yer yüzünde tanımlandığı yerdir.
kendisi ile karşılaştırılan bir takım diğer şehirler gibi sırf doğal güzellik, tarihi doku, tarihi eserler, avrupa başkenti, bilmem ne merkezi, bilmem ne skim metropolü olmak gibi göze-kulağa hitap etmeye çalışan uyduruk özellikleri ile değil, içinde yaşayan insanlar ve o insanlardan ortaya çıkan modern yaşam kültürü ile doğrudan kalbe hitap eden, insanı tam kalbinden vuran şehirdir.
istediğiniz kadar götünüzü yırtın, bu haliyle türkiye sınırları içinde karşılaştırılabileceği bir başka kent de yoktur.