istanbul

entry6120 galeri994 ses1
    445.
  1. yalnızlığın başkenti. baktıkça nefret edilen ama sapık bir tutkuyla tutkun ve aşık olunan şehir. insanı hem sadist hem mazoşişt yapan, boktan ama büyülü.
    1 ...
  2. 444.
  3. 443.
  4. yaşam kavgasını, kaygısını sonuna kadar hisseden bir yer.. kayıp ruhlarla dolu..
    amaçsız, sade, güzel istanbul..
    bu şehre buraya ait olanların gözünden bakıyorum bu aralar..
    sevdikleri gibi sevemedim.
    eksik bir şey mi var, anlayamam
    bak çayım, sigaram her şeyim tamam..
    4 ...
  5. 442.
  6. "hamileliğin son anlarında aşırı kilo alıp, bir sonraki günü dahi taşıyamaz olmuş bir kadına benziyordu istanbul. attığı her adımdan, azametle büyümüş vaatkar karnından su sesleri yükseliyordu dalga dalga. sürekli yiyordu ya, yediklerinin ne kadarının kendine ne kadarınınsa içinde gün be gün büyüyen o küçümen, kırılgan ve asla doymayan cana yaradığını artık kendi de bilmiyordu. ... yıllar, yüzyıllar boyu şiştikçe,şişmişti. ... yiyor ve içiyordu patlayasıya"
    4 ...
  7. 441.
  8. semtine göre dili değişen nadide, güzel bir şehirdir. mesela aksaray'da rusça, zeytinburnu'nda kürtçe, bahçeşehir'de tikky türkçesi**, yeşilköy, bakırköy gibi yerlerinde kısmen de olsa ermenice gibi.
    2 ...
  9. 440.
  10. kavgamızın başkenti...herhalde ona en çok da bu yakışıyor...dünyanın en güzel şiirleri ona yazılmıştır..dünyanın en güzel hasretlikleri ona yazılmiştir..dünyanın en öfkeli çiktıları yine ona yazilmiştir...ve istanbul o "güzel günler göreceğiz çoçuklar güneşli güzel günler" den sonra çok daha güzel olacaktir...ve taksim meydaniyla, kadiköyüyle, kartal sahiliyle,armutlusu.gülsuyusu,kavga dolu gazisi,okmeydaniyla...yani o herşeyiyle bizimdir..emekçilerindir...

    salkım salkım tan yelleri estiğinde
    mavi patiskaları yırtan gemilerinle
    uzaktan seni düşünürüm ıstanbul
    binbir direkli halicinde akşam
    adalarında bahar
    süleymaniyende güneş
    hey sen güzelsin kavgamızın şehri

    ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
    bakışlarımda akşam karanlığın
    kulaklarımda sesin ıstanbul

    ve uzaklardan
    ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
    sen şimdi haramilerin elindesin ıstanbul

    plajlarında karaborsacılar
    yağlı gövdelerini kuma sermiştir.
    kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
    balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
    meyvesini birlikte devşirirler
    sen şimdi haramilerin elindesin ıstanbul

    et tereyağı şeker
    padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
    yumurta masalıyla büyütülür çocukların
    hürriyet yok
    ekmek yok
    hak yok
    kolların ardından bağlandı
    kesildi yolbaşların
    haramilerin gayrısına yaşamak yok

    almış dizginleri eline
    bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
    onların kemik yalayan dostları
    onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
    ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
    ve sen
    ve sen haktan bahseden ortaköyün cibalinin işçisi
    seni öldürürler
    seni sürerler
    buhranlar senin sırtından geçiştirilir
    ıpek şiltelerin istakozların
    ve ahmak selameti için
    hakkında idam hükümleri verilir

    haktan bahseden namuslu insanları
    yağmurlu bir mart akşamı topladılar
    karanlık mahzenlerinde şehrin
    cellatlara gün doğdu
    kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
    bir kalem yazın vardır
    dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
    söylenmez

    haramiler kesmiş sokak başlarını
    polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
    haramilerin elinde
    ve mahzenlerinde insanlar bekler
    gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
    bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
    can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde

    boşuna çekilmedi bunca acılar ıstanbul
    bulutların ardında damla damla sesler
    gülen çehreleri ve cesaretleriyle
    arkadaşlar çıktı karşıma
    dindi şakalarımın ağrısı

    bir kadın yoldaş tanırdım
    bir kardeş karısı
    hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
    ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
    cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
    gebeliğin dokuzuncu ayında
    aç kurtların varoşlara saldırdığı
    tipili bir gece yarısı
    sırtında çok uzak bir köyden indirdi
    otuzbeş kiloluk sırrımızı
    zafer kanlı zafer kıpkırmızı

    boşuna çekilmedi bunca acılar ıstanbul
    bekle bizi
    büyük ve sakin süleymaniyenle bekle
    parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
    mavi denizlerine yaslanmış
    beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
    ve bir kuruşa yenihayat satan
    tophanenin karanlık sokaklarında
    koyunkoyuna yatan
    kirli çocuklarınla bekle bizi
    bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
    bekle dinamiti tarihin
    bekle yumruklarımız
    haramilerin saltanıtını yıksın
    bekle o günler gelsin ıstanbul bekle
    sen bize layıksın

    vedat türkalı
    2 ...
  11. 439.
  12. vuslatım da özlemim de sende gizli, sen koca şehir! her seferinde neden yüzümü döküp gönderiyorsun beni yedi tependen..
    2 ...
  13. 438.
  14. göçlerle birlikte kent kimliğini tamamen yitirmiş metropol. kuzey kıyıları dışında kent kimliği ve bilinci kalmamış diyebiliriz. ayrıca büyükşehir belediyesinin ve ilçe belediyelerinin imar çılgınlığıyla ne yazık ki bir beton yığınına dönüşmüştür.
    2 ...
  15. 437.
  16. teror saldırılarına ragmen inatla yasanacak, yasanmaktan vazgecilmeyecek, sevilecek, 1453'ten beri bizim olmasından gurur duyulacak turk sehridir. istanbul'lu olmamama ragmen soylemeliyim ki tum turklerin gozbebegidir, allah korusun herhangi bir tehdit anında tum anadolu tarafından savunulacaktır. aynen 9 eylul 1922'de izmir'i kurtarmak icin tum anadolunun seferber olması gibi.
    3 ...
  17. 436.
  18. eskiden taşı toprağı altınken artık taşının altindan bomba çıkan, nerde çokluk orda bokluk atasözünün uygulamalı olarak yaşandığı güzel yurdumun güzel şehri.
    1 ...
  19. 435.
  20. şimdiye kadar görülmüş ve bundan sonra da görülebilecek en güzel orospudur istanbul. hani zorla bir şeyleri ellerinden, bedenlerinden, ruhlarından alınmış kadınlar vardır ya hani hayat kadınları deriz onlara işte onlar gibidir istanbul. zorla içine girilmiş, işgal edilmiş, ruhu yaralanmış, kirletilmiş ama hala çok güzel olan hayat kadınları vardır ya hani onlar gerçekten bu hayatın kadınlarıdır. işte istanbul da bu hayatın şehridir, başka yaşanılası yer olmamacasına, asla vazgeçilemeyen ten tadında, tutku yolunda, istanbul budur, vazgeçilmezdir..
    6 ...
  21. 434.
  22. lanetli topraklarda, lanetli bir ülkede, lanetli bir şehir.
    (bkz: lanet olsun)
    5 ...
  23. 433.
  24. bir ucu tuzla diger ucu avcilar olan yegane kultur baskenti.
    2 ...
  25. 432.
  26. cennet´i ve cehennem´i bir arada sunan sehir. yasanilasi tek yer.
    5 ...
  27. 431.
  28. yaşanılası tek şehir. ne kadar kalabalık olursa olsun, trafik yoğun olsa da her cefasına katlanılır. iki gün uzaklaşmak bile özlemeye yetmektedir bu mükemmel şehri.
    4 ...
  29. 430.
  30. bir gün içinde beni trafiği yüzünden gezdiğime gezeceğime pişman edebilen yegane şehir. birde trafiğinin bu aylarda en az seviyede olduğu söylenmektedir.üniversiteyi büyük ihtimal istanbul da okuyacağım düşüldüğünde de vay anam vay.*
    2 ...
  31. 429.
  32. taşı toprağı altındır diyerek anadolunun dört bir yanından gelen insanlar yüzünden artık yaşanabilirliğini kaybetmektedir. her an başınıza herşey gelebilr. bunlara rağmen güzelliğiyle her zaman büyülemiştir beni.
    3 ...
  33. 428.
  34. yerel seçimlerde bundan böyle 85 vekil çıkaracak olan il. eskiden bu sayı 70 idi.
    2 ...
  35. 427.
  36. Avrupa'nın Florensa ve Roma'dan sonra, Paris'i bile sollayarak 3.olmuş en popüler şehridir.
    2 ...
  37. 426.
  38. sis

    sarmış yine afakını bir düd-ı muannid
    bir zulmet-i beyza ki peyapey mütezayid

    tazyikının altında silinmiş gibi eşbah
    bir tozlu kesafetten ibaret bütün elvah;

    ...

    ey sahn-ı mezalim...evet ey sahne-i garra
    ey sahne-i zi-şaşaa-i haile-pira

    ...

    ey marmaranın mai der-agüşu içinde
    ölmüş gibi dalgın uyuyan tüde-i zinde

    ey köhne bizans ,ey koca fertüt-i musahhir
    ey bin kocadan arta kalan bive-i bakir;

    ...

    örtün , evet ey haile ...örtün evet , ey şehir,
    örtün ve müebbed uyu , ey facire-i dehr!..

    tevfik fikret

    Siste söyleniş
    birden kapandı birbiri ardınca perdeler ...
    kandilli , göksu , kanlıca , istinye nerdeler ?

    som zümrüt ortasında ,muzaffer ,akıp giden
    firüze nehri nerede?bugün saklıdır ,neden ?

    benzetmek olmasın sana dünyada bir yeri;
    eylül sonunda böyledir isviçre gölleri.

    bir devri lanati ile boğn şairin Sisi,
    vicdan ve ruh elemlerin en zehirlisi,

    hulyama bir eza gibi aksetti bir daha;
    örtün müebbed uyu ! ey şehir ! o beddua..

    yahya kemal beyatlı
    2 ...
  39. 425.
  40. 424.
  41. bünyesindeki binaların %70'inin kaçak olduğu açıklanan 2010 avrupa kültür başkenti. taşı toprağı altın sözü baya inandırıcı gelmiş anlaşılan.
    2 ...
  42. 423.
  43. türkiye nin yaşanılası tek şehri.
    2 ...
  44. 422.
  45. dogal ve tarihi güzellikleriyle yaşanası,trafiyle kaçılası şehirdir.
    2 ...
  46. 421.
  47. ölüm kalım veya benzeri birşey olmadığı takdirde, 43 gün sonra, uzun bir aradan sonra kavuşacağım sevgilidir.
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük