bir ortak geçmişimiz var
bir de hep açık yaralar
kendine hatırlattığın
fazla parlamış anılar
karşıma her yerde çıkan
30 yaş üstü adamlar
hep seni sevmiştim diyen
bir şeyler bekler bakışlar
yer çekimine yenik üstün başın
bir de hep güzel tınlamış adın adın
cebinde bir tek numaran kalmış artık
herkes için bir tadımlık
istanbul seni hapsetmiş
eski bir banda kaydetmiş
yüzlerce binlerce insan
aman allah hep bu şarkıyı söylemiş
istanbul seni kaybetmiş
ilaçlayıp berbat etmiş
davul gibi gerilen derini
aman allah kimbilir kimler inletmiş
eğer sana ihtiyacım var
dersen her an gelebilirim
kendinden bir vazgeçersen eğer
gerçekten sevebilirim
aşkımı gördüğün zaman
yenilmiş olman farketmez
kendini sevmezsen eğer
kimse gerçekten affetmez
gezmek için süper yaşamaka için ise ızdırap verici bir şehirdir. gezmeye gelenler hep iç çekerler burada yaşamak için. ama daha bilmezler ki burada yaşamak para ister, cesaret ister, güç ister. zannederler ki bu şehrin insanı hergün denize karşı sigara tüttürür. bu şehirde insanlar sürekli koşarlar ya vapura ya otobüse yetişmek için. ama yine de güzeldir be istanbul.
sevenlerinin, adına:
"ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar,
onu istanbul diye toprağa kondurmuşlar..."
şeklinde şiir yazdığı, onun dışında bir şehre adıma saray inşa etseler yine de ondan vazgeçmeyeceğim şehir.
güzel bir kadın.
yaşanacak değil, gezilecek şehir. insanların saatlerini trafiklerde harcayarak hayatlarının önemli bir kısmını heba ettikleri ve beni aşağıdaki hesabı yapmaya zorlayan şehir.
Günde:
6 saat uyku
+ 10 saat iş
+ 2 saat sabah ve akşam yemekleri,uyanınca ve yatmadan önce hazırlık
=18 saat.
geriye kalan 6 saatlik dilimin de 2 saatini yollarda geçirir istanbul'da yaşayan dostlar. bu durumda kendilerine ayırabilecekleri tek sürenin ve hatta daha da iddialı olacak ama hayatlarının 3'te 1'ini yollarda geçirirler.
duman'ın, eski köprünün altında albümünden oldukça gaz bir şarkısı. konserde sigara yerine başka bir şeyi demeden, diyemeden geçmesi de ayrı bir hoşluk tabi.
Bu şehir rakıyla yaşar
Bu şehir cigarayı çeker
Bu şehir gündüzü yaşar
Bu şehir her geceyi sever
Bu şehirin adamı söver
Bu şehir kadınını döver
Bu şehir kanımızı emer
Bu şehir için ölmeye değer
istanbul elinden öper
yasanacak degil ozlenecek sehirdir istanbul. surekli orada kalinca, uc dort ay sonra bunalti gelir insana. muhtesem bogaz manzarasi bile bayagi bir gecekondu mahallesi gibi gozukmeye baslar insana. ve en yakin otogara yonelirsin gayri ihtiyari. nereye gidecegine karar verecek zaman bile yoktur neredeyse.
halbuki ayrildiktan uc dort hafta sonra, ciddi bir eksiklik hissetmeye baslarsin hayatinda. iki uc gece ust uste uyuyamadiginda nasil sersemlesirse insan, aynen onun gibi, garip hissetmeye baslar insan kendisini. neyin eksik oldugunu hemen farkedemezsin. tutun gibi cay gibi bi seydir bu. istanbuldur ozledigin.
kimi zaman dünyanın en güzel şehri gelebilir kimi zamanda bi gitsem şuralardan dedirtir..öyle bi şehirdir işte istanbul.her gün okula gitmek için kız kulesinin önünden geçtiğimi ama hala ziyaret edemediğimi de belirtirim. ne alakaysa.
her şeye rağmen yaşanası, adına şiirler yazılası, aşık olunası şehir...
daha enteresan daha tarihle içiçe ve daha kozmopolit fazla şehir olduğunu sanmıyorum dünyada...
yaşadığım,dünyanın en kozmopolit şehri.kafanda canlandır gel istanbula bul,yanında canlandıramadıklarınıda gotur..taşı toprağı altın değildir,tecrübeyle sabittir.zor şehirdir.
Taşı toprağı altın sayılan.Dünya tarihinin baş rol oyuncusu.Medeniyetler beşiği.15 milyonluk nüfusu ile Türkiye nin en büyük şehri ayrıca çoğu ülkenin nüfusundan büyük şehir ülke.