427.
-
sis
sarmış yine afakını bir düd-ı muannid
bir zulmet-i beyza ki peyapey mütezayid
tazyikının altında silinmiş gibi eşbah
bir tozlu kesafetten ibaret bütün elvah;
...
ey sahn-ı mezalim...evet ey sahne-i garra
ey sahne-i zi-şaşaa-i haile-pira
...
ey marmaranın mai der-agüşu içinde
ölmüş gibi dalgın uyuyan tüde-i zinde
ey köhne bizans ,ey koca fertüt-i musahhir
ey bin kocadan arta kalan bive-i bakir;
...
örtün , evet ey haile ...örtün evet , ey şehir,
örtün ve müebbed uyu , ey facire-i dehr!..
tevfik fikret
Siste söyleniş
birden kapandı birbiri ardınca perdeler ...
kandilli , göksu , kanlıca , istinye nerdeler ?
som zümrüt ortasında ,muzaffer ,akıp giden
firüze nehri nerede?bugün saklıdır ,neden ?
benzetmek olmasın sana dünyada bir yeri;
eylül sonunda böyledir isviçre gölleri.
bir devri lanati ile boğn şairin Sisi,
vicdan ve ruh elemlerin en zehirlisi,
hulyama bir eza gibi aksetti bir daha;
örtün müebbed uyu ! ey şehir ! o beddua..
yahya kemal beyatlı