istanbul

entry6112 galeri992 ses1
    1751.
  1. istanbul demek, sabır demek, balinanın midesinde küçük bir mercan gibi gezmek demek.

    istanbul demek, emek demek, gecenin bir yarısı sanayide alından damlayan bir damla ter demek.

    istanbul demek, saygı demek, topkapı'nın önünden geçerken içinin kımıl kımıl olması demek.

    istanbul demek, edebiyat demek, kalemi eline almayan birine bire en azından bir dörtlük yazdırmak demek.
    1 ...
  2. 1752.
  3. yedi tepeli şehir olarak adlandırılan gezip görülesi yer.
    1 ...
  4. 1753.
  5. (bkz: Ezel) dizisinde kendisi için şöyle bir söz söylenmiştir : "hoşçakal adi şehir.. kim kazanmış ki ben kazanacaktım seni..."
    2 ...
  6. 1754.
  7. doğduğumdan beri yaşamama rağmen kokusunu, dokusunu en çok yoğun iş günlerinin sonunda taksimden eve giderken hissettiğim eksiği ile fazlası ile harika şehir.
    1 ...
  8. 1755.
  9. --spoiler--
    teneke bigudileri, pudraları, kırmızı ruju, kalın fondöteni, akmış rimeli, kötü makyajı, sırasını bekleyen áşıklarıyla orada duruyor.

    o istanbul...
    --spoiler--
    *
    bekle(me) bizi istanbul.
    2 ...
  10. 1756.
  11. türklerin içine sıçtığı güzel şehirdir.öyle güzel şehirdir içine sıçıldıkça hala büyüsünü kaybetmedi. özellikle eminönü ve haliç civarları bildiğin bok kokar. deniz çöplerle doludur. binalar yıkık dökük, çarpık yapılaşma almış başını gidiyor. en manevi yerinde 2 adet genelev açılmış. fatih yerinden kalksa istanbulu u eski sahiplerine iade ederdi.
    1 ...
  12. 1757.
  13. yasanmayacak hale getirilen sehir. her seyi işkence.
    1 ...
  14. 1758.
  15. türkiye cumhuriyeti devleti'nin gerçek başkentidir. tıpkı bir norveç gibi, perde arkasından olaylara yön vermektedir.
    1 ...
  16. 1759.
  17. fosil yakıtlardan yayılan sülfür dioksit açısından dünyanın havası en pis yedinci kentidir.
    1 ...
  18. 1760.
  19. insanlarının programlı birer robot olması, ufak sakin bir ilçede hayatını süren birinin sonradan kendilerini görmesiyle deh$ete dü$ürecek kadar sıradı$ı bir insan profili vardır.
    1 ...
  20. 1761.
  21. Türkiye'nin nüfus bakımından en büyük şehiri.
    1 ...
  22. 1762.
  23. güneş sistemini, uzayı kara delikleri bilsem, evrenin en güzel yeri dicem ama, gerçekten de dünyanın en güzel yeridir istanbul.. denizinde mavi, kızılında gelincik...
    1 ...
  24. 1763.
  25. 4 mevsimini yavaş yavaş kaybeden güzelim şehir.
    1 ...
  26. 1764.
  27. 20 milyonluk nüfusuyla artık türkiye'nin haricinde başlı başına bir ülkedir.
    1 ...
  28. 1765.
  29. 1766.
  30. dünyanın merkezlerinden birisidir. milattan sonra 5.yyılda "dünyanın merkezi" sayılırmış.

    marmaray sırasında yenikapıda yaptıkları kazılarda bulduklarına göre, dünyanın en eski yerleşim merkezi. şehir olarak. m.ö. 8000-9000yıllarında istanbul´da insanlar düzenli hayat sürüyorlarmış.

    hiçkimse istanbul´u anlatamaz. ancak herkes kendi penceresinden ne görebiliyorsa, ne kadarınaa aklı kesiyor, kafası basıyorsa, o kadarını anlatabilir.

    istanbul, kendi başına bir dünyadır. ve her şahıs bu dünyada kendi çevresinden etkilerine binaen anlatabilir bu şehri.

    istanbul´daki birbirine aykırı insan profilleri o kadar çelişkiler içerir ki, öyle basit bir şekilde bir insanın bütün olayı yakalaması bana kalırsa imkansız birşeydir.

    istanbul´da tinerci çocuklarla bi köşede esrarı çeker, o kafayla biraz ilerideki otelin roof bar´ında "beethoven" dinleyebilir, sonra da aşağıda galatasaray civarlarında gs laf ettin diye bıçaklanıp ölebilirsin.

    her an herşey mümkündür bu şehirde.

    memur kafasıyla yaşayan adam göre değildir şehr-i istanbul. her an ayak üstünde kazıklanabilir, çantanı kaptırabilirsin. taksi dolmuş şöförüne param yok diyince o sana kalenderlik edip eve bedava götürebilir seni.

    yerine göre çok cimri, yerine göre çok bonkör, ya da orospu, ya da azize olabilir, istanbul adama.

    heryerinde başka muhabbet döner istanbul´un. kimi yeri mekke´deki kadar sofu müslümandır, kimi yeri de las vegas´tan daha günahkar. ve bunlar birbirlerinden uzak mesafelerde değildirler. kimi yerinde kitap kurdu olursun, kimi yerinde uyuşturucu müptelası.

    istanbul kendi dinamikleri olan tehlikeli bir güzelliktir. onunla iyi geçinmeyi bileni ihya eder, bilmeyeni de mahveder. bu böyledir.
    2 ...
  31. 1767.
  32. insanların gününün yarısını trafikte geçirdiği şehirdir.
    1 ...
  33. 1768.
  34. bugün gökyüzü mavisine aşık olunacak şehirdir.
    2 ...
  35. 1769.
  36. tarihi istanbul olarak ikiye ayrılır.
    1 ...
  37. 1770.
  38. istanbul. tam bir arada kalmışlık örneği, amerikan rüyası ile ortadoğu anlayışının avrupa hasreti ile birleştiği, doğasını mahvedip yeni yeni düzeltmeye çabaladığımız, sakin(!)lerinin bir süre sonra türkiyenin başka şehirlerinde temelli yaşamaya yanaşmayacağı iki kıtalı, sesi, kokusu ayrı bir city. zamanla rayına oturacak her sey ama hangi düzen ağır basacak… zenginin gitgide daha zengin fakirin de gitgide daha fakir olduğu, bol sıfırlı maaş alanların xbin dolarlık şampanya şişelerini açtırırken ikinci defa düşünmediği bir yaşam biçimine doğru gidişhat beni korkutuyor...
    uyduruk menulu restaurantların manzarasına guvenip burnundan kıl aldırmadığı, televole gece hayatının bir anda ayıplanmaktan çıkıp özenilen bir tarz olduğu kopamadığım karmaşıklık.
    2 ...
  39. 1771.
  40. 1772.
  41. sakaryaya universite icin okumaya gittikten sonra kiymetini anladigim yasadigim guzeller guzeli sehir.
    2 ...
  42. 1773.
  43. en çok özlenecek şehirlerden biridir. vazgeçilmezdir.
    1 ...
  44. 1774.
  45. parası olana güzel olmayana cehennemdir.
    2 ...
  46. 1775.
  47. 559 yıl önce bugün fatih ve askerlerinin, efendimizin hadis-i şerifindeki mertebeye ulaşarak fethettiği güzel şehirdir.

    üstad n.f.k. ise şöyle anlatmıştır;

    Canım istanbul

    Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
    Onu istanbul diye toprağa kondurmuşlar.

    içimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
    O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.

    Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
    Ay ve güneş ezelden iki istanbulludur.

    Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
    Ve kavuşmuş rüzgar onda, onda misale.

    istanbul benim canım;
    Vatanım da vatanım...

    istanbul,
    istanbul...

    Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
    Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...

    Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
    Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...

    Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
    Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?..

    Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
    Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...

    O manayı bul da bul!
    ille Istanbul'da bul!

    istanbul,
    istanbul...

    Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
    Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.

    Oynak sular yalının alt katına misafir;
    Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.

    Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
    Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...

    Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
    Cumbalı odalarda inletir "Katibim" i...

    Kadını keskin bıçak,
    Taze kan gibi sıcak.

    istanbul,
    istanbul...

    Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
    Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler...

    Eyüp öksüz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
    Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.

    Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
    Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.

    Ana gibi yar olmaz, istanbul gibi diyar;
    Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

    Gecesi sünbül kokan
    Türkçesi bülbül kokan,

    istanbul,
    istanbul...
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük