bebeğin sahili, kadıköyün caddeleri, taksimin ara sokakları..
öyledir. ya aşıksındır ya da nefret etmişsindir bu şehirden
parası, gücü olmayan adamın nimetlerinden faydalanamayacağı rüya gibi bir şehir istanbul.
ya da bir zamanlar öyleydi.. istanbul,
geçici bir hevestin sen benim için.
menfaat uğruna yaşayan insanların içinde bulunduğu topluluk,
kirli şehrin kirli sokakları...
Sana dün bir tepeden baktım aziz istanbul!
Görmedim, gezmediğim, sevmediğim hiç bir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.
Nice revnaklı şehirler görülür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rüyada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.
uzaklasildiktan sonra geri donuldugunde artik yasanilamayacaginin anlasildigi sehir. oyle boyle degil bu sehrin kalabaligi, sokakta yurumek neredeyse imkansiz hale gelmis. begenmedigim ankara'yi ozlettirdi bana, huzur falan kalmamis bu sehirde...
Satır aralarına gizlenmiş ve dikkatle bakacak gözlerde aralanmayı bekleyen bir sır perdesinin arkasında durup, bir an önce yaşanmayı bekleyen o mistik şehirle günün birinde yolunuz kesişir Ve o şehir hiç olmadığı kadar melankolik, bugün olduğu kadar hırçın ve şehvetlidir *
kuruldugu ilk yıllarda sakin ve relax bir topluma sahip olmus, uyuyabilme alışkanlığına sahipti.
aradan geçen yıllar sahip oldugu toplumu değiştirdiği gibi kendisi üzerinde de değişikliklere yol açtı. yavaş yavaş haşmeti artarken kendini kaybetmeye başladı. hastalığın pençesine düştüğünde artık tanınmaz haldeydi. buruşmuş binaları ve sokaklarıyla artık tanınmaz haldeydi. eski güzelliğini ararken bu sefer de kimi çıban şeklinde kimisi akupunktur iğnesi şeklinde gökdelenler kapladı vucudunu.
yakın zamanda neşter atılacak vucudunda ne tür cerrahatler oluşacak kaygıyla bekliyoruz.
istanbul.. koynunda saklıyordu esma şehrin anısını. zihninin derinlerinde ince bir sızı. adını dilinin üstüne yerleştirir, şekerleme gibi ağır ağır emerdi bazen. londra bir tatlı olsa, karamelli bonibon olurdu -ağır kıvamlı, yoğun ve geleneksel. oysa istanbul vişneli, meyanköklü, dişe yapışan türden bir şeker olurdu -zıt tatların uyumundan oluşmuş, ekşinin tatlıya, tatlının ekşiye dönüşebileceği ala bir karışım...
elif şafağa ait 'iskender' adlı romanı okuyordum şimdi, öyle hoşuma gitti ki bir hışımla sözlüğü açıp yazıverdim.. istanbul hayallerimin, umutlarımın şehri. şehr-i istanbul..
kültürüyle, hikayeleriyle, buhranı ve tüketim çılgınlığıyla birlikte sokak aralarında satın alınmayan ama aynı sokaklarda deneyimleyebileceğiniz uyuşturucu tadında bir şehirdir. siz onu bırakabilirsiniz ama onu her an arzulamaya devam edebilirsiniz.
necip fazıl kısakürek in istanbul şiiri güzeldir maşallah: (#58104)
tarihi dokuyu görürsünüz orada. laleli ye lale ismin veren roma dönemi sütunları gördüğünüz de, bir değişik olursunuz olumlu olarak. bazıları yolun orta kısmındaki refüşdedir.. lale kabartmalarını net olarak görürsünüz..
ayosofya cami başlı başına bir milli servettir.. kubbenin melekler tarafından tutulduğu hissi uyandırmaktadır ışıklı pencereleri. mimarlara, sanatçılara, herkese ilham kaynağı olabilir.. kutsal hazineler süperdir...
balık ekmek bir harikadır.. çok kişinin kaldığı otelleri vardır bir odada.. daha çok kalanları da varmış taksim de, ama eşyanızın çalınması olabilir.. eminönü de çoktur. aksaray da, daha pahalıdır ve fuhuş olayı söz konusu olabilir otelde... emin önünde birde otogar oralarda esnaf otelleri söz konusudur.. sultan ahmet in karşı caddelerinde de vardır ucuz otel öğrenci işi...
birde otelde şunu sorun, gündüz kalabilir miyim. çünkü birde gececiler kalmaktadır ve otelde kalamazsınız gündüz.
çoktur çok, mesela kız kulesi. buraya yazmakla bitmez güzellikler. birde ilerinin new york u gibi gökdelenlerle dolu, en az bir semtinin olmasını bekliyoruz...
istanbul da ünlüye rastlama oranınız yüksektir, bu yüzden şımarmayın görünce, rahatsız etmeyin, dışardan gelmişseniz...
istanbul, Türkiye'nin en kalabalık, iktisadi ve kültürel açıdan en önemli şehri. iktisadi büyüklük açısıdan dünyada 34., nüfus açısından belediye sınırları göz önüne alınarak yapılan sıralamaya göre Avrupa'da birinci sırada gelir.
istanbul Türkiye'nin kuzeybatısında, Marmara kıyısı ve Boğaziçi boyunca, Haliç'i de çevreleyecek şekilde kurulmuştur.istanbul kıtalararası bir şehir olup, Avrupa'daki bölümüne Avrupa Yakası veya Rumeli Yakası, Asya'daki bölümüne ise Anadolu Yakası denir. Tarihte ilk olarak üç tarafı Marmara Denizi, Boğaziçi ve Haliç'in sardığı bir yarım ada üzerinde kurulan istanbul'un batıdaki sınırını istanbul Surları oluşturmaktaydı. Gelişme ve büyüme sürecinde surların her seferinde daha batıya ilerletilerek inşa edilmesiyle 4 defa genişletilen şehrin 39 ilçesi vardır. Sınırları içerisinde ise büyükşehir belediyesi ile birlikte toplam 40 belediye bulunmaktadır.