istanbul,
tüm karmaşasına, insan yoğunluğuna, çarpık kentleşmesine, yeşil düşmanlığına rağmen düşmemiş, hala dinginliği ve esrarı bünyesinde barındıran dünyanın en güzel şehridir.. kalabalık ve stress doruğa çıktığında hayata dair tüm çekilmezlikler önüne yığıldığında başını alıp yine istanbul a sığınmak.. beton yığınlarının kıskacından kurtulup sakındırılmış bölgede çıplak ayakla toprak üstünde bir yürüyüş yapmak.. denizin kokusunu solumak, yağmurda ıslanmak.. bilindik tüm güzellikleri yok sayarak nefes açıcı bir kuytuya kaçmak..
istanbul denizin ve toprağa düşen çiğin kokusu..
ne zaman ve ne şekilde bilmem ama insanın kendine bir şeyler katabilmesi adına seçeceği yegane şehirdir istanbul. her insanın hayatında bir kesiti istanbulda geçmelidir bence. yoksa bir şeyler eksik kalır.güzel değildir her zaman, bu yüzdendir bağımlısı oluşumuz. acı verse de çeker kendini farklı yönleriyle. öyle manzaraları vardır ki ya şair olursunuz ya ayyaş. ya dertli olursunuz ya da dertli. yolları özlem gidermek için vardır çoğunlukla. çok benzer olan insanları barındırsa da aslında tezat şehridir istanbul.
Her anadolunun bağrından kopup, istanbulda ekmeğini arayan er kişi gibi, benim için istanbul demek rutubet demektir.
istanbul hep sevdiren ve sevdiğine pişman ettiren bir şehirdir, trenle gelirseniz hemen yüzünü çarpan nemli hava nerde olduğunuzu ve bir daha asla geri dönemeyeceğinizi size hatırlatır gibi yüzünüze çarpar.
Ve istanbula adımınızı attığınız 12. dakikada, sizi itip vapura yetişmek için koşan adamın arkasında bu davarlar yüzünden çok bozuldu bu şehir diye size tespitler yaptıracak kadar benimseyeceğiniz, kalabalığına asla alışamayacağınız ve ne kadar öküz olursanız olun size bambaşka hayat görüşleri kazandıracak olan şehirdir.
Benimle birlikte gelen her ipini koparmışla beraber gitgide kültürel zenginliğini, büyük ve büyüleyici şehir olma sıfatının getirileri ile kaybeden güzel şehrimiz, birtanemiz...
hızla artan nüfus, dinmek bilmeyen göç dalgası, çarpık kentleşme, zamanında varoş diye nitelendirilen yerlerin milyona dayanan nüfuslarla ilçe olması; tarihle bezenmiş o güzel dokuyu günden güne bozmakla beraber, istanbullular için yaşanacak bir yer olmaktan çıkartmakta kentimizi...
taşı toğrağı altın değerini çoktan yitirmesine rağmen, çaresiz kalanların kendini kurtarma çabasının bir numaralı yardımcısı olma özelliğinden bir şey kaybetmedi istanbul...
oyunu kuralına göre oynayanlar için hala vazgeçilmez bir kaynak, bu keşmekeş içinde yaşamaya çalışanlar içinse hala sağlam kalmış güzellikleriyle, boğazıyla bir güzellik şehri...
inanılmayacak kadar büyük, her deliği insanla dolu, her çeşit insanın görülebileceği bir yuva veya bir hapishane
geldiğim için özenle her gün isyan ettiğim ailemi sevgilimi dostlarımı kaybetmeme neden olan gene de bir yerlerinde ilginç bir şekilde huzur bulduran henüz daha ne olduğu keşfedilememiş şehir
Bir izmirli olarak tüm hayallerimi üzerine kurmuş olduğum, aşık olduğum, aşkımın içinde olduğu şehir.. Blogdaki bu konu üzerine yazmış olduğum "Bir gün hayal kurdum" adındaki yazım.. http://jasseminne-jassemi...bir-gun-hayal-kurdum.html