Şehir coğrafi güzellik açısından belki de yaşanılabilecek sayılı kentlerden biridir. Hatta iki denize kıyısı olan, ortasından boğaz geçen şehir sayısı bir elin parmağını geçmez... Tepelerinden izlenebilir manzaraları bile yeter bu şehre. Tarihini ve tarihi eserlerini zaten anlatmama gerek yok.
Ancaak tüm bu coğrafi ve estetik ayrıcalıklarına rağmen istanbul, uzun süredir gerçekten yaşanılabilir bir şehir olmaktan uzaklaşıyor. Korkunç derecede fazla nüfusu ve Trafiği günlük hayatı yoran bir mücadeleye dönüştürürken, artan hayat pahalılığı barınmadan temel ihtiyaçlara kadar her alanda insanları zorluyor. Kontrolsüz betonlaşma, şehrin nefes alan alanlarını daraltıyor; çevre kirliliği ve yetersiz kalan ulaşım sistemi bu kaosu daha da derinleştiriyor. Bir yanda giderek büyüyen bir refah adacığı, diğer yanda geçim derdiyle sıkışmış geniş bir kitle var. Üstelik çalışma imkânlarının sanıldığı kadar erişilebilir olmaması, istanbul’u fırsatlar şehri olmaktan da uzaklaştırıyor. Makro ve mikro ölçekte hissedilen iklim değişikliği ise bu kırılgan yapıyı daha da görünür kılıyor. Kısacası istanbul, manzarasıyla doğal güzelliği ve tarihi ile büyüleyen ama gündelik yaşamıyla yoran; güzelliğiyle vaat eden ama yaşam standartları ile yoran bir şehir hâline gelmiş durumda.
--spoiler--
Köprüler özelleşecek, geçiş ücretleri katlanacak
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin 25 yıllığına özelleştirilmesi için yabancı bir şirkete fizibilite çalışması yaptırıldığını belirterek, bunun kamu zararına ve geçiş ücretlerinde yüzde 100 zamma yol açacağını ifade etti.
Yavuzyılmaz, “Maliyeti yıllar önce vatandaşın vergileriyle ödenmiş olan bu köprüleri özelleştirmek vatandaşa ihanettir! Derhal bu özelleştirme planından vazgeçin!” ifadelerini kullandı.
--spoiler--