günübirlik bir izmir arasından sonra gereksiz kalabalığıyla, güvensizliğiyle, suriyelisiyle ve yeşilsiz sokaklarıyla beni yorduğunu fark ettiğim şehir.
en kısa zamanda terk edilirse ömre bir 10 yıl katılabilir.
Arkanızda birilerini bırakıp geldiğinizde arkada kalanların asla gelemediği şehir.
Başka şehirde bıraktıysanız birini o artık o şehirde sizsiz bir hayata başlar. Sizde bu koca metropolde yeni bir hayata. Yıllar sonra yolunuz bile kesişmez bir yerlerde ama akıllarda tek soru vardır; "neden geldim istanbul'a?"
bir o kadar nefret edip sahip oldugu kalabalık ve hareket ile beni bi o kadar da cezbeden şehirdir. eylüldeki dönemde marmara üniversitesi yüksek lisansa kabul ederse beni yaşamaya başlayacagım yerdir aynı zamanda.
marmara bölgesinin gözbebeğidir.
hissetmesi güzel fakat yaşam sürmesi stresli ve yorucu.
be istanbul şiir gibisin de okumak ne mümkün!
ne hengamesi, ne malı, ne mülkü!
bu şehir milyonlarca insan içinde, yalnızlığın bestelendiği, enstrümanı kalabalığın sesi olan bir türkü...