islam hukukuna göre dinen evlilik münasebeti gerçekleşeceği sırada erkeğin kadına taahhüt ettiği mal, para, ziynet vs..
Halaa 10 cumhuriyet altın alacağım olduğu gelmiştir aklıma. Püüüüüü.
Ölüm her insanın aklının kıyısından köşesinden zamanlı zamansız geçip gider.
Kişi de ölümü andığını, anladığını ve zamanı gelince herkesin bir gün ölüp gideceğini sanır.
Ansızın gelir!
Yanıldığını ve ölüme dair bir bok bilmediğini, en yakınının tabutu başında ayakta durmaya çalışırken anlar.
Oha der, ölüm böyle bişeymiş lan. Herkesin acısı yalandan, gerçek acı bu, ve bu bahşedilmez bir duygu.
Sanki biri sana bunun taahhütünü vermiş gibi, hep başkaları ölüyordu nasıl geldi ki bu şimdi benim başıma dedirtir.
Kısaca ölüm gerçek ve ani biz ise dünya meşgalesine aldanıp oyalanıyoruz…
Bugün itibariyle içinde bulunduğum durum.
30 dan sonra her doğum günümü Tarkan’ın Biz çocukken adlı şarkısıyla kutluyorum.
Bir kırık ayna tuttu
Güldü halime zaman
Bak, dedi
işte bu senden geriye kalan
Bir gölge gördüm
Solgun yılların yorgun izi
Ah, dedim
Hayatın içinde bir çare insan…
Üniversitedeyiz 5 6 kişilik bi ortamımız var samimi olduğumuz. ders aralarında kapıda bahçede oturma alanlarında takılıyoruz. Sigara içmeyen tek kişi benım. Herkes soba borusu gibi tüttürüyor. Sohbet muhabbet ederken yüzüme duman geldikçe gayri ihtiyari elimle dumanı savuşturuyorum. Bu alışkanlık haline gelmiş olacak ki sürekli yapıyormuşum. Arkadaşlardan biri öff bir sen içmiyorsun al yak bir tane bizide germe diye yükseliyor ikide bir. Aman tadımız kaçmasın Ali rıza bey diyip yakıyorum bir tane. Tabi kullanan biri olmadığım için iki fırt çekip bütün sigarayı söndürüyorum. Bu sefer de sigarayı mundar ediyorsun diye yükseliyor. Böyle bitmeyen salak bir döngü. Birgün okula giderken markete girdim kendime karpuzlu sakız aldım hiç unutmam. Bide sigara alabilir miyim dedim. Hangisi olsun dedi. Cemal dedim rahmetli babam içerdi o sigarayıda ordan biliyorum. Arkadaşlarla otururken koyulan masaya ki kimse gerilmesin durduk yere ahahh. O gün büğündür (tam 15 sene olmuş resmen lan )içiyorum bu mereti.
Arkadaşlar biz kalabalık bir aile olduğumuz ve hasta ziyaretine akın akın gittiğimiz için ev halkına katkıda bulunmak adına tavuk, çay şeker gibi mutfakta daima lazım olacak Erzak götürmeyi tercih ediyoruz. Hastaneye gidiyorsak şayet yine Orda ihtiyaç duyulacak şeyler kolanya ıslak mendil içeçek ve yanında Orda bulunan kişi sayısı kadar yemek ısmarlamayı tercih ediyoruz .
Çocuk başlı başına büyük bir sorumluluk evet. Bu dönemde bu şartlarda kulağa oldukça korkutucu geliyor bundada haklısınız. Fakat dünyanın en güzel duygusu arkadaşlar. Çocuk yapacaksanız 2 3 tane yapın yapmayacaksanız hiç yapmayın gezin tozun keyfinize bakın.
Altında kesin ciddi bi problem çıkıyor bu tiplerin. Ben olsam hiç bulaşmam direk uzaklaşırım.
Sevgili olamıyor
Arkadaş olamıyor
Anne olamıyor
Eş olamıyor
Uzun vadede hep bi problem hep bi sorun. Ayy ya ben yoruldum.
Yirmili yaşların başında her geç bireyin evlilik bana göre değil yaaa diye düşünüp 30 lu yaşların başında parkta bebesini sallarken gülerek okuduğu önerme .
işin şakası bir yana, evlilik maddi açıdan bir çok bireyi hele de şu zamanda mecburen düşündürüyor ve korkutuyor. Ama her şeye rağmen doğru seçilmiş bir eş ve evde paçanıza dolanan bebeler dünyalara bedel.
O kadar o kadar mutluyum ki sözlük.
Babamı 4 yıl önce feci bi zincirleme kazada kaybettim. Dün gece rüyamda sabaha karşı babamla bir aile sofrasında gülüp şakalaşırken gördüm sonra dayanamayıp. Baba sen büyük bir kaza geçirdin yoğun bakımda kaldın ameliyatlar oldun biz çok ağladık çok korktuk hatta seni öldü sandık, nasılsın iyi misin seni çok özledim diyorum. Babam da ben hiç acı çekmedim sanki o gün uyudum bugün uyandım çok iyiyim kızım ağlamayın artık diyor.
Bir uyandım kuş gibiyim. Şimdi dışarı çıkıp kaç tane çocuk varsa hepsine cebimdeki son kuruşa kadar bir şeyler alıp vericem. Babamın en sevdiği şey çocuk sevindirmekti. Ruhuna gitsin….