insan

entry1491 ↓ galeri115 ses1
    1476.
  1. hiç sevmem. kedi severim ama kedilerde de memduh hariç.
    0 ...
  2. 1477.
  3. Beşeridir. Şaşar, hata yapar, bu hayata çabalamaya, düşünmeye, hata yapmaya ve hata yaptıkça öğrenmeye gelmiştir. Bazen yaşadığı hayatı sorgulayıp, hayat bazen çok boş dese de eğleneceği ve dinleneceği zamanı bilir.
    0 ...
  4. 1478.
  5. "sizi bir tek nefisten (adem'den) yarattı, sonra eşini de ondan yarattı. sizin için davarlardan sekiz çift indirdi (buyruğu indirdi, onları yarattı). sizleri analarınızın karınlarında üç karanlık içinde çeşitli evrelerden geçirerek yaratıyor. işte rabbiniz allah budur. mülk o'nundur. o'ndan başka ilah yoktur. nasıl da (o'na ibadetten) çevriliyorsunuz!"

    zümer suresi 6. ayet.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2467497/+
    0 ...
  6. 1479.
  7. 1480.
  8. 1481.
  9. iNSAN, “bir şeyin ortaya çıkması” demektir; insana “insan” denmesi, kemâl mertebesine yatkınlığı ve “ünsiyet” ile ilgili olmasıdır.

    salih mirzabeyoğlu - insan 2.cilt
    0 ...
  10. 1482.
  11. islamiyetin evvela anlattığıdır.
    0 ...
  12. 1483.
  13. mendebur bir varlık. gördüğüm zaman tüylerim diken diken oluyor.
    0 ...
  14. 1484.
  15. 1485.
  16. insan bazen bazı şeylerin değerini ancak ihtiyaç duyunca anlıyor, sağlık da bunlardan biri. Çevremde hep sigortayı sonra yaptırırım diyenler vardı, açıkçası ben de çok farklı düşünmüyordum. Ama geçen aylarda bir anda rahatsızlanınca özel hastaneye gitmem gerekti. O an tamamlayıcı sağlık sigortamın olması gerçekten de işimi kolaylaştırdı. Ben sigortamı Türkiye Sigorta üzerinden yaptırmıştım ve randevumu kısa sürede aldım, uzun süre sıra beklemeden muayene oldum ve tedavime başladım. insan gerçekten de garip, her şey yolundayken hiçbir şeyi dert etmiyor ama küçük bir aksilik yaşayınca aslında neyin önemli olduğunu o zaman anlıyor. Bir sorun yaşanana kadar sigorta akla gelmiyor ama ihtiyaç anında işlerin daha kolay ilerlemesi açısından oldukça fark ettiriyor.
    0 ...
  17. 1486.
  18. “Ey insan! Senin elinde bulunan nefis ve malın senin mülkün değil, belki sana emanettir. O emanetin mâliki her şeye kadîr, her şeyi bilir bir Rahîm-i Kerîmdir…”

    Lem'alar, On Yedinci Lem'a
    0 ...
  19. 1487.
  20. insan allah’ın insanıdır. ahseni takvimdir. insanla oynayanla oynamayın.
    0 ...
  21. 1488.
  22. Kendisini hiç sevmem ama ahmet Altan'ın 40. Oda şiiri güzeldir.

    Ne kadarınız gerçek sizin,
    kırk odalı şatonuzun kırkıncı odasındaki
    kilitler altında sakladığınız gerçek
    duygularınızla,
    gerçek düşüncelerinizin ne kadarı yansıyor
    hayatınıza,
    söylenmeyen neler var kuytularda,
    hani kendinizden bile sakladığınız,
    bir sinir kriziyle ya da büyük bir acıyla
    yahut da muhteşem bir sevinçle kabuğunu çatlatıp da
    ortalara dökülecek neler biriktiriyorsunuz
    içinizde...
    Ne kadarınız kendi sahtekarlığınızın esiri?
    Sevip de söyleyemediğiniz,
    özleyip de açıklayamadığınız
    ya da sevmeyip de sevginizin eksikliğini içinize
    gömdüğünüz oluyor mu,
    korkaklıklar var mı,
    kalleşlikler var mı,
    yoksa diplerde saklanan cesaretiniz bir işaret mi
    bekliyor...
    Göründüğünüz insan mısınız siz,
    yoksa bir define arayıcısı hazineler mi bulur
    içinizde
    ya da yıkılmış bir kentin harabelerini mi
    taşıyorsunuz?
    Derununuzda neler saklıyorsunuz?
    Ne kadarınız gerçek sizin?
    Ülkenizle ilgili düşüncelerinizi söylüyor musunuz,
    yoksa başınızı belaya sokmayacak kadar akıllı mısınız,
    gerçek düşüncelerinizi başbaşa konuşmalara mı
    saklıyorsunuz,
    açıkça konuşanları biraz aptal buluyor musunuz?
    Günahlardan yapılmış hayaller var mı içinizde,
    günahtan korktuğunuzdan bunları saklayıp
    Tanrı'yı mı kandırmaya uğraşıyorsunuz?
    Günahları sevmiyor musunuz, seviyor musunuz
    yoksa...
    Uzun bir yolculuğa çıkar gibi
    duygularınızla düşüncelerinizi denklere
    sarıp da içlerinizde bir yerlere mi
    yerleştirdiniz,
    bir gün yolculuk bitince açmayı mı düşünüyorsunuz
    aslında yolculuğun hiç bitmeyeceğini ve
    denklerinizi
    hiç açmayacağınızı bilerek...
    Bir gün çıldırsanız da
    bütün duygularınızla düşüncelerinizi açıkça
    söyleseniz,
    neler duyacağız sizlerden,
    gizli palyaçolar mı çıkacak ortaya,
    yoksa korkaklığın altında,
    bir istiridyenin içinde büyüyen inciler gibi
    büyümüş yiğitlikler mi?Kızgınlıklarınız yok mu sizin,
    öfkeleriniz, isyanlarınız?
    Aşklarınız yok mu?
    Kendi sahtekarlığınıza ne kadar esirsiniz?
    Esaretten kurtulsanız da gerçekler dökülse ortaya,
    kendinize şaşar mısınız,
    hiç düşündüğünüz oluyor mu kırkıncı odada neler
    var diye, hangi unutulmaya çalışılmış sevgililer,
    dile getirilmeyen özlemler,
    söylenmeye söylenmeye birikmiş öfkeler,
    hangi boşvermişlikler,
    hangi inkar edilmiş arzular yatıyor diplerde?Ne kadarınız gerçek sizin?Kimselerden korkmadığınız kadar korkuyor musunuz
    kendinizden?
    Şehrin ışıklarının bulutlara yansıdığı
    turuncu pırıltılı külrengi bir gecede,
    şimşeklerle boşanan yağmur başladığında
    şatonuzun odalarında bir gezintiye çıkıyor musunuz,
    ağır ağır yaklaşıp o kırkıncı odaya açıyor musunuz
    kapıyı usulca, gördükleriniz ağlatıyor mu sizi,
    bu kadar gerçeği o odada saklayıp,
    hayatı yalandan yaşadığınızı farketmek nasıl bir
    sarsıntı yaratıyor?
    yoksa, ne gökyüzüne vuran ışıklar, ne yağmur, ne de
    ıssız gece,
    sizin kırkıncı odaya yaklaşmanızı sağlayamıyor mu,
    korkuyor musunuz kendi gerçeklerinizden,
    kırkıncı odanız size de mi kapalı,
    kendi kendinize bile mahrem misiniz?Ne kadarınız gerçek sizin?
    Ne kadarınız kendi sahtekarlığına esir?
    Bıktığınız olmuyor mu kendi yalanlarınızdan,
    hiç kendinizden sıkıldığınız olmuyor mu,
    kendinizi bir yerlerde terkedip de gitmek
    istemiyor musunuz,
    bütün yalanlarınızdan uzak bir yere?Şöyle rahatça bütün duygularınızı,
    bütün düşüncelerinizi söyleyebileceğiniz bir diyara,
    kendinizi bile yanınıza almadan.Ah aslında ben onu seviyordum diye ağlayacağınız
    kimleri saklıyorsunuz koynunuzda,
    yüksek sesle eleştirip de
    içinizden hak verdiğiniz hangi düşünceler var,
    kendinizi akıllı bulurken aslında gizlice kendi
    korkaklığınızdan utandığınızın itirafını nerelerde
    gizliyorsunuz?
    Ne kadarınız gerçek sizin?
    Ne kadarınız kendi sahtekarlığına esir?
    Bunu hiç düşündüğünüz oluyor mu
    yoksa bunu düşünmek bile yasak mı size?
    Neler var kırkıncı odada?
    Otuzdokuz odadan yapılmış hayatınızı,
    kırkıncı odanın kapısını açmamak için yalandan mı
    yaşıyorsunuz?
    Niye yapıyorsunuz bunu?
    Açsanıza kırkıncı odayı yağmurlu bir gecede
    belki...
    Belki de hiç açmazsınız,
    kapalı bir odayla yaşarsınız bütün ömrünüzü,
    kendinizden sıkılarak...
    2 ...
  23. 1489.
  24. düşünen bir maymundur benim nezdimde..
    sosyal medyada dikkat ediyorum bir akım çıkıyor ve herkes amaçsızca o şeyi taklit ediyor..
    0 ...
  25. 1490.
  26. herkes icin aynisini istemeyip en iyisini kendisine isteyendir.
    0 ...
  27. 1491.
  28. Bir projedir. Yeryüzünde yaratıcı bir misyon yüklenen bu varlık başlangıç itibariyle henüz insan olarak anılmayan (insan suresi) yükümsüz bir beşerdi.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük