Heves (isim): insanın "bu sefer gerçekten yapacağım" diye kendine yemin ettiği, genelde 3 gün ile 3 hafta arasında ömrü olan, sonunda dolapta unutulan spor ayakkabısı, yarım kalmış kitap ya da açılıp bir daha girilmeyen yabancı dil uygulaması şeklinde fosilleşen geçici coşku hali.
Bilimsel olarak motivasyonla akraba ama motivasyon işi bitirir, heves işe başlar — sonra da "aslında pek gerekli değilmiş" diyerek sessizce sahneden çekilir.
Belirtileri: Aniden ortaya çıkan uzmanlık iddiası ("Ben artık meditasyon yapan biriyim"), gereksiz ekipman alımı ve iki hafta sonra "neyse, herkeste olmuyor zaten" cümlesiyle kapanan bir iç monolog.
heves insanın merakla attığı ilk adımın adıdır. hevese bazen geçici heves denir küçümsenir. hevesi kursağında kaldı denir hüzünle anılır. heves yoksa kendini o işin içine veya bir insanın yanına zoraki ittirmemek gerekir. çünkü bazen ne yaparsan yap, o heves kıvılcımı içinde oluşmaz.
Kursağımda kalandır. Neredeyse her konuda bu böyledir. Yirmilerinin ortasında olan bir genç olarak ağrıma gidiyor. Toplum nazarında iyi bir mesleğe sahip olmama rağmen ev alabilmek gibi bir hayalim kalmadı. Şu yaslarımsa bir arabam olsun desem bin zorlukla belki bir ihtimal. Hayallerimdeki araç mi olur, sanmam. iş kurayım desem yeterli bir çevre yok. Herşey için tırnaklarla kazımak zorunda olmak çok acı. Üstelik insanın ömürlük dostları ve hatta karındaşı bile geleceğe dair büyüme planlarınıza "fazla hayal kurma, olmayabilir" manası taşıyan söylem ve mimiklerinin verdiği rahatsızlık. Kendimde bu potansiyeli görsem de -onların da içten içe gördüklerini biliyorum- bu tavırlarının "yanındakinin kendisinden ileride olmasını istememe" acizliği olduğunu görebiliyorum. insanın en yakınlarının dahi seni geriye çekmek istemesi oldukça can sıkıcı. Misalen bir dost sohbetinde sen şakrak gülerken üç katım maası olan bir dostuma planlarımda bir gelişme olduğu bilgisini vermemle yüzünü kaplayan haset. Ya beni geçerse histerisinin tiksinç yansıması... Yani diyeceğim o ki dostlar, ne pahasına olursa olsun düşmeyin kendinizi, düşük göstermeyin, her daim güçlü olun ki gerçek gibi görünen dostlarınız ancak başarınızı kadere bağlayarak sizi çekiştirebilsin.
Bu o kadar aptalca bir şey ki yok tamam bitti kalmadı dediğin anda filizleniyor kendin de şaşırıyorsun. Tamam yeşerdi bir şeyler dediğin saniye bir bakmışsın kursağında. Böyle sonsuz bir döngü. Bunun bir de rüzgarına kapılmamaya çalışma garibanlığı var ki fark edince insanı bir tık kahrediyor, şöyle kendi sırtını sıvazlayasın falan geliyor.
gelip geçici cümlelerin ve abartılmış şatafatlı sözlerin belirtisi olduğu bir hissiyat. pek de şaşırtmaz beni. çünkü ruhların ruhlara dost olduğu zamanlar çok eskide kaldı.
gelip geçici olan şey. heves edilebilir. bu gayet normal. kötü olan ise istediğin şey hevesten ibaret olmasına rağmen, bunun bir heves olduğunun farkına varamamak. sonucu genelde hüsran olur.
iki günden fazla tutulamayan his. kaçıyor. ama heveslerinize heves derseniz zaten kesin kaçar. böyle de gururludur hisli bir histir. kaçan heveslerinize selamlar, öperler.