hayat

entry2345 galeri116 ses1
    1868.
  1. Herşey bir denklemin, hatanın sonucu bir ihtimal spontane oluşan, sonsuz sayıda olasılık ile yaşamını devam ettirme hissi beni boğuyor çok ihtimal var çok.
    2 ...
  2. 1869.
  3. Oyuncu değişimi olurken, saha da içilen su gibi.
    0 ...
  4. 1870.
  5. Mor Ve Ötesi'nin Gül Kendine albümünde yer alan oldukça güzel bir şarkı. Mustafa Hakkında Her Şey filminde de çalmıştı.

    uğraş didin farklı şeyler yapmak için
    üç kişi ya da beş kişi anlar
    ve zaman, ve zaman farklı yüzlerle
    bazen yanında bazen arkanda

    yalan diye bir şey yok
    gördük ama konuşmadık

    ve hayat her şey yolundayken dur dedi artık
    ve hayat herkes evindeyken dur dedi artık
    ve hayat -ki canına tak etmişti- sus dedi artık
    ve hayat

    kırık düşler, aynı yalnızlık
    öyle azaldık ve yıprandık ki
    kafamız karışık, değişmek zor
    dünya yıkılsa anlamazlar

    ve hayat herkes evindeyken dur dedi artık
    ve hayat her şey yolundayken dur dedi artık
    ve -ki canına tak etmişti- sus dedi artık
    ve hayat.
    2 ...
  6. 1870.
  7. Bu dünyada çoğu zaman tarifi ve tasviri zor düşünceler, duygular, renkler, tatlar, lezzetler, kelimeler vardır.
    "Hayatta" bunlardan bir tanesidir belki de tarifi en zor olanıdır, çünkü herkesin bir bildiği vardır, onun hakkında.
    Bu dünyada varolabilmiş herşey o mütenahi çatısı altına girmiş ve bir iz bırakmıştır.
    Kimi zaman muhayyel olmuştur insanların fantezi dünyası şekillendirmiştir onu.
    Bu yüzden açıklamak zordur "hayatı"
    Kimi zaman hayat; yorucu denmiştir uğruna verilen mücadelelerin bütünü olarak nitelendiriilmiştir.
    Kimi zaman hayat; hayat için çabalarken geçen bir zamandır.
    Kimi zaman hayat; zor olmuştur zorluklarını görebilene.
    Kimi zaman hayat; daha bilimsel bir tanım almış biyolojik döngü denmiştir adına.
    Kimi zaman hayat; suya denmiştir kimi zaman sevilen bir insana, bağlı olunan bir tutkuya.
    Kimi zaman hayat; somutluğun bezginleştirdiği dünyada bir soyut evren var etmektir.
    Kimi zaman hayat; sona değil sonsuzluğu gitmektir.
    Kimi zaman hayat; bir nefestir bir kalptir atan, yaşayabilmektir.
    Kimi zaman hayat; bir umuttur, amaçtır ya da.
    Kimi zaman hayat; doğaya evrene kulak kesilmektir, kuşları izlemek çiçekleri koklamak gökyüzüne bakmaktır.
    Kimi zamansa "Hayat işte bu" dediğimizde karşımıza bambaşka bir formda çıkandır.
    Tam bitti derken -nasıloluverir meçhul- yeniden başlayandır.
    1 ...
  8. 1871.
  9. Varlığın bir nefes kadar yalnızca.
    1 ...
  10. 1872.
  11. bütün bu yaşadıklarımın bir anlamı bir sebebi olmalı. bu yarım kalmışlık hissinin, eksikliklerin, başkasına çok kolay olanların bana zor olmasının... inşallah hepsi bir sebebe bağlı olarak yaşanıyordur. bir yerden sonra bekliyor insan birşey olsun diye. olmazsa üzülürüm.
    1 ...
  12. 1873.
  13. hayat; itin uğursuzun önde gideni olmak için hergün yeni sebepler koyuyor önüme. sonra neden kötüsün.
    0 ...
  14. 1874.
  15. 1875.
  16. 1876.
  17. 1877.
  18. Son derece adaletsiz, bir günü bir gününü tutmayan, garibin belini büken, gece yarısı insanın gözünden şırıl şırıl yaşları döken bir o kadar da zalim bir yoldur.

    içeri bir adım attın mı kurtuluşun yoktur. kurtuluş ya bir an önce vaz geçip uçurumdan aşağı şürmek yada, yadası yok bitmiyor hep bir engelle karşılaştırıyor.

    ne yapacağımı şaşırdım. huzursuzum, huzura hasret kaldım.

    bir an dinlenmek istiyorum ama yok. daha fazlasını üstüme yüklüyor.

    korkarım bir gün pes edicem.
    2 ...
  19. 1878.
  20. Valla ne yazsam bilemedim hayat işte kimine gülüyor kiminin de ağzına ediyor..
    1 ...
  21. 1879.
  22. Sürekli vuruyor valla hiç acımıyor.
    2 ...
  23. 1880.
  24. 1881.
  25. istenilene sahip olmaya çalışmak vs. sahip olanlara düşman olmak.
    1 ...
  26. 1882.
  27. -arttırılmış gerçeklik barındıran feci bir rüya-

    bilmezsiniz. eskiden bilge baykuşlar güzel gece sohbetleri yapardı. ve hayat üzerine güzel kelam ederlerdi. her akşam evimizin bahçesindeki dut ağacının üzerinde iki-üç baykuş sohbet eder, ben de onların kulak misafiri olurdum. beni fark etmelerine izin vermezdim. fark ettikleri anda uçup gidiyorlardı çünkü.

    yine bir akşam dut ağacına konan iki baykuşun sohbetinde duydum bu cümleyi;

    "hayat, arttırılmış gerçeklik barındıran feci bir rüyadır" demişti baykuş. diğeri de kafasıyla onu onaylamıştı. biraz daha yakından dinlemek için tam ağaca doğru yaklaşıyordum.. pet şişenin üzerine basıp ses çıkardım. onlar da beni görüp hemen uçtular. oysa onlara sorularım vardı.
    5 ...
  28. 1883.
  29. 1884.
  30. Hiç öyle üzerine derin yorumlar yapılacak bir kavram değildir.en ufak bir hatada,bir anlık dalgınlıkta yaptığınız bütün planlar mahvolabilir,vazgeçilmez sandığınız her şey bir anda ellerinizden kayıp gidebilir.
    0 ...
  31. 1885.
  32. Rüşvetin belki de işe yaramadığı tek alan.
    Her ne kadar çok çabalarsanız çabalayın ''bir gün'' neyle karşılacağınızı bilemiyorsunuz.

    Bir çok bilinmezle ve bir çok zorlukla dolu. Ama bazende oldukça güzel şeyler ve mutluluklarla dolu.

    Görmesini bilene göre değişiyordur belki de. Ama bana bu aralar en çok zorluklarla dolu olan tarafı gözüküyor.
    1 ...
  33. 1886.
  34. dün başıma bir şey geldi. hayatın ne kadar dandirik, ne kadar abuk bir şey olduğunu bir kere daha fark ettim.
    bir kaç gün sonra nişanlanıyorum. davetlilerin oturma planını yapmakla uğraşıyoruz kaç gündür. dün en son saçma bir şeyden bizimkilere sinirlendim ama o nasıl bir sinir. ağlayacağım yani o kadar. odama geçtim, kendi kendime söyleniyorum. derken twitter'da gördüğüm bir video ile kendimden tiksindim. idlib'deki zehirli gaz saldırısı.. saldırıda ölen ufacık çocukları yan yana yatırmışlar. 2 sıra halinde. ölen kim bilir kaç çocuk, kaç insan var. suratlarında dehşet ifadesi. dudakları morarmış. ciltlerinin rengi soluklaşmış. çocuklar lan daha! en büyükleri en fazla 11-12 yaşında. neyin içinde olduklarını bilmeden, neden bu dehşete maruz kaldıklarını anlamadan, daha hiçbir şey yaşayamadan ölüp giden onlarca, yüzlerce çocuk. ben? bense dünyanın bir yerinde bunlar olurken nişanda kim hangi masada oturacakmış gibi zottirik bir nedenden dolayı üzülüyorum. birileri nedensiz yere canından olurken bendeki derde (!) bakar mısın? derdine sokayım dedim amk, derdine sokayım!
    2 ...
  35. 1887.
  36. hayatın tanımı olarak tanımlanamayacağını söyleyebilirim.
    0 ...
  37. 1888.
  38. "hayat alabildiğince çapkın
    hayat alabildiğince olasılık
    hayat: tembel tabanlı ayakları
    ve temkinli adımlarıyla gençliğime bastı
    bir ömür boyu kurbağa öptüm, hâki!
    dudaklarımda hala bataklık tadı
    ne demeli.."
    5 ...
  39. 1889.
  40. 1890.
  41. ankarada torbacı bulabilirsem daha çekici olur.
    evet bana ot temin edebilecek birini arıyorum.
    1 ...
  42. 1891.
  43. Ve mevsim geçer…
    Gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar,
    canından saydığın yar bile
    bir gün gelir el olur.
    Aklın şaşar…

    Dostun düşmana dönüşür.
    Düşman kalkar dost olur.
    Öyle garip bir dünya…
    Olmaz dediğin ne varsa olur.

    Düşmem dersin düşersin.
    Şaşmam dersin şaşarsın.
    En garibi de budur ya;
    Öldüm der durur…
    Yine de yaşarsın!…
    3 ...
© 2026 uludağ sözlük