dün başıma bir şey geldi. hayatın ne kadar dandirik, ne kadar abuk bir şey olduğunu bir kere daha fark ettim.
bir kaç gün sonra nişanlanıyorum. davetlilerin oturma planını yapmakla uğraşıyoruz kaç gündür. dün en son saçma bir şeyden bizimkilere sinirlendim ama o nasıl bir sinir. ağlayacağım yani o kadar. odama geçtim, kendi kendime söyleniyorum. derken twitter'da gördüğüm bir video ile kendimden tiksindim. idlib'deki zehirli gaz saldırısı.. saldırıda ölen ufacık çocukları yan yana yatırmışlar. 2 sıra halinde. ölen kim bilir kaç çocuk, kaç insan var. suratlarında dehşet ifadesi. dudakları morarmış. ciltlerinin rengi soluklaşmış. çocuklar lan daha! en büyükleri en fazla 11-12 yaşında. neyin içinde olduklarını bilmeden, neden bu dehşete maruz kaldıklarını anlamadan, daha hiçbir şey yaşayamadan ölüp giden onlarca, yüzlerce çocuk. ben? bense dünyanın bir yerinde bunlar olurken nişanda kim hangi masada oturacakmış gibi zottirik bir nedenden dolayı üzülüyorum. birileri nedensiz yere canından olurken bendeki derde (!) bakar mısın? derdine sokayım dedim amk, derdine sokayım!