soğuk kış günü dışarıda lapa lapa kar yağarken, sıcacık evinde bilgisayarın başında bir yandan sıcacık kahveni yudumlayarak sözlükte takılırken, diğer yandan da dean martin den let it snow u dinlemenin verdiği keyfin tadını çıkarmaktır hayat. güzeldir.
baya baya dram lan bu... dünyaya geliyoruz bize sorulmadan. yerimize imza atılıyor gibi sanki. sonra birileri hesap soruyor bizlere. hayatımıza birileri giriyor. onlar da hiçbir şey sormadan giriyor... sonra yine bize sormadan çıkıp gidiyorlar sessizce. bak şimdi fark ettim. öylesine yalnızız ki. bir söz vardı: ''ne kadar iyi biri olursanız olun cenazenize gelecek kişi sayısı o anki hava durumuna bağlıdır'' gibi.. dokunamıyoruz hayata. oğuz atay'ın dediği gibi: ne zaman hayata tutunmaya çalışsak hep mahrem yerleri geldi elimize. elimize veriyorlar bir şeyleri. sorgulamadan kabul ediyoruz ya da sorgulamaya zaman kalmadan. acele yaşıyoruz. fast-food aşklar ve beslenmeler. bir şeylerle uğraşırken bakıyoruz gemi çoktan yol almış. son durağa doğru gelmişiz... hem de sevdiklerimize aynı ray boyunca ama ayrı vagonlarda...
iki nefes arası. ruhu tanrıya temiz teslim etmek için beklenen sürenin adı. kalplere çentik attığımız bir dizi olay silsilesini adlandırışımız. huzurlu ve özgür geçmesi gereken. hayat bir garip, vapurlar, martılar, balıklar ve ekmekler.
Unutmamamız gerekiyor ki bizi biz yapan hayatımızdaki olaylar değil o olayların ne anlama geldiğine inandığımızdır. Herkesin kendi hayatında yaşadığı olayların ne anlama geldiği önemlidir. aksi takdirde başkaları hayatınıza burnunu sokarak olayları kendine çekebilir. merak ettiğim bi şey var, siz hiç kendi hayatınızı yaşadınız mı?
HAYAT HEPiMiZiN AVUÇLARININ iÇiNDE, KiMiNiN NASIR TUTMUŞ PARMAKLARINDA,
KiMiNiN BOYANMIŞ ELLERiNDE,KiMiNiN GÖMLEĞiNDEKi TER KOkUSUNDA
NASIL iSTERSEK NEYE KARAR VERiRSEK
HAYAT ORADA VAR..
isteyene ne kadar cömert
istemeyene ne kadar cimri hayat
ama adil değil hiçbir zaman
hak edenin değil sahip olduklarımız
aşk da öyle
içinde fırtınalar kopanların değil de
değerini bilmeyen ibnelerin
nerde bu işin hakkı adaleti
bir de aşkın sahipleri var
neden aşık olduklarımız bizi sevmez
neden bizden hoşlananlara aşık olmayız
sevelim abi bizi seveni
sevdiğimiz de bizi sevsin
bu ne be
bilmiyorum bana dünya adaletli diye kim dedi
ama yine de çok koyuyo seven adamın çektiği acı
bu ne çok yalnızlık
ne suçu vardı da kavuşamadı
tek suçu onun kadar sevmeyen bir malın da aynı insanı sevmesi
sevilenin de onu sevmesi
eee noldu şimdi
göt gibi kaldın ortada hemi
hak mı bu reva mı be?
nefret ediyorum hayattan cok kırdı beni sadece kırdı,üzdü.ben cok sey istemedim ama istediklerim de cok zor oldu.mutsuzum,huzursuzum,aglıyorum,yalnızım.neden...bi kez de mutlu olsam ne olur,ama hayat acımasız
7-ayy okula başlıyoyuz.
11-ay bayaa 6. sınıfa geçiyoruz, ortaokulluyuz.
15-liseliyiz olum artık, nasıl bi ortam kim bilir lan!
18-üni.ye gidiyoruz lan, aileden ayrı, eve kız atabilicez rahat rahat/artık farklı şehirdeyiz istediğimizi yapıcaz.
23-üni. bitti artık lan, iş bulmak gerek. baya çalışıcaz.
25-evleniyoruz lan, bayaa evli barklı olcaz, düzenli seks hayatımız olucak.
27-çocuğumuz oluyo lan! baba/anne olucam artık! oley be!
34-bizim keratayıda okula yazdırıcaz artık.
45-artık ayrılıyo bizden be, olsun ben oğluma/kızıma güveniyorum.
52-baya evlendiriyoruz kızımızı/oğlumuzu. ne güzel mürvetini görmek.
54-babaanne/anneanne/dede olucam artık be, vay anasını...
bu böyle ölene kadar sürer. bi hayatı yaşamak ortalama 50-55 yıl arasıdır, o da yaşamayı bilene. gerisi teferruattır.
tabi bu herkes için geçerli olacak bir sıralama değil, genel olarak durum budur.