ne kadar doğru dürüst yaşadığını sandığın oranda götüne girendir. doğru yaşadığın için sanırımda bu kadar hızlı şekilde zorlanmadan girmektedir, öyle ya. tuhaflığı buradan gelir, var bir yanlışlık bir yerde...
uzak bir ihtimalin rastlantılar üzerine denk gelmesidir. doğru zamanda doğru yerde olabilmektir. veya doğru zamanda orada olmamaktır. orada olmamak bir seçimdir. uzaktan bakmak. kalabalığın içine girmeden, bedenini ve ruhunu kemiren tüm dürtülerine rağmen uzaktan durmak.
gram adaletin olmadığı yer. bu yüzdendir ki pek çok insanı isyana ve allah'ı gözden geçirmeye sevk eder hayat. eğer bu durumu aşamazsanız, zaten adaletsizliklerine boyun eğmek zorunda kaldığınız şu hayatın sonunda bir de cehennem azabına uğrayacak ve orada da işkence çekeceksiniz. ne kaldı ki geriye? sadece ben.
Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır. Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye; bir anlık eğlence için servetini tüketmeye, bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye, insanları ezip geçmeye, günlük menfaatler için onurunu terk etmeye, bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya değmez bu hayat!
soğuk kış günü dışarıda lapa lapa kar yağarken, sıcacık evinde bilgisayarın başında bir yandan sıcacık kahveni yudumlayarak sözlükte takılırken, diğer yandan da dean martin den let it snow u dinlemenin verdiği keyfin tadını çıkarmaktır hayat. güzeldir.