Birbirini hic tanimayan topculari gazozuna macta oynatirken bile adamlar 15-20 dakikadan sonra birbirini cozup ona gore takim gibi davranmaya basliyor. Takimda cok buyuk yildizlar var ve bunlarin kazanma azmi ve aliskanligi takimi bir yerlere getirdi.
Fakat hamza hoca katkisi bunun otesine gecemiyor.
Yasin simdi prens oldu. Oldu fakat yasini ilk onbire sokana kadar hamza hocadan neler cektik. iyi oynarken oyundan aldi, forma icin daha iyi alternatif yokken oynatmadi. Yasin skora dogrudan katki yapmasa belki formaya hasret kalacakti. Hoca, oyunculari takima yerlestirmede sikinti yasiyor. Bakin carole ve sinan icin ayni seyler yasaniyor, yasanacak.
Zaman da geciyor. Aylar oldu artik hoca yeni degil. Takimi tanidi, kampta her seyi gordu. Hadi gecen sene sezon ortasiydi cartti curttu yasin zorlandi deriz ama bu ne simdi. Ben sinan ve carole den umutluyum, bunlar bu takima cok katki verecek ama bakalim ne zaman kapilar acilacak bunlara.
Korkum su, iki uc mac kaybedersek girilecek psikoloji kulubun altini ustune getirecek. Hoca bu zamanlari ya hoyratca tuketiyor ya da degerlendirecek kapasite kendisinde yok.
Kendine sans, bizlere sabir allahtan..
geçen yıl şampiyonluk maçı olan beşiktaş maçında vermiştim notunu , 1-0 dan sonra beşiktaş akın akın gelirken eli ayağına dolanmıştı , kendine güvenen şampiyon takım hocası havası yoktu , başarısı da tamamen tesadüf kim ne derse desin , fener yaşlı kadrosuyla ve ismail kartal belasıyla uğraşıyor , beşiktaş zaten beşiktaş amk finallerin kaybedeni , son 6 hafta muslera sakat olsa 3.'ydü bu takım , diğer takımlar 2 gol az yeseler yine 3.'ydük , kupada yarı finalde sivas maçında yasin'in olmayan penaltısı verilmese 3-0 yenilir yarı finalde elenirdik , bursa final'e çıkmayıp fener çıksaydı kupayı fener alırdı , hoş bursa çıktı da rahat rahat maç kazanamadık kazmanın gününde olması ve direklerin muslera'ya destek çıkmasıyla kazandık , süper kupa maçında oynanan oyun zaten herkesin malumu
bu başarılar 5+3 saçmalığıyla ve rakiplerin beceriksizliği ile geldi , çok dedik bu başarılar kimseyi kandırmasın diye , senin takımının as olmayan vasıfsız sözde genç yeteneği emre çolak bile sana çıkarken trip atıyorsa sen orada başarılı olamazsın , fatih terim'e bırak emre çolak'ı falan sneijder burak selçuk yapamaz o hareketi , zaten emre çolak yaptıktan sonra sneijder gelip seni sikse laf edemezsin , taraftar der ki sen emre'ye ses etmedin senin ne haddine sneijder'e laf etmek
binmişsin yönetimin kayığına gidiyorsun hamza efendi , çık de ki bu sezon bizim feda sezonumuz , elimizdeki kadro bu , rakiplerimiz kadrolarının kalitesini 2 katına yükseltti biz yerimizde sayıyoruz , bu sezon taraftar bizden bir şey beklemesin mümkün olduğunca destek olsun maddi olarak , elimizden gelenin en iyisini yapacağız de canımız feda , bunu anlayışla karşılarız , ama bugün yarın bugün yarın diye transfer sözü verip transferin bitmesine 15 gün kalmışken hala adam gibi transfer yapmayan bu basiretsiz yönetime arka çıkmaya kalkarsan ilk kurşunu da sen yersin beyim kusura bakma
melo'ya lisans çıkartma , amrabat'ı elinden kaçır , 9 m euro bonservis 5 m euro yıllık ücret isteniyor dediğin gomez'i beşiktaş yıllık 3.5 maaşa ve 0 bonservisle getirsin , bu yönetimin arkasında durulmaz hamza sen de durma , çık de ki benim istediğim transferler yapılmıyor , yapacak para yok veya , de şunu ya ben elimdekinden en iyi sonucu almaya çalışacağım taraftar fazla beklenti içine girmesin de amk o zaman arkanda durur taraftar , ama başarılı olacağız deyip de sivas karşısında bile 5 yemelik bir performans gösteriyorsan kusura bakma da seni topa oturturlar
özetle 10.haftayı göremeyeceğini düşünüyorum , 9.haftada fenerbahçe bizi sağlam bi silkeler , en iyi ihtimalle 6 lık maçı egale ederiz , peşinden hamza kovulur biz de bu sezona böyle havlu atarız , gönül isterdi ki baştan havlu atalım en azından önümüzdeki yıllarda yine beraber olalım ama bu yolu seçmediniz ve kaybettiniz sevgili yönetim ve hoca
2-1 olunca adam degisiklik sandalyesine iki farklı adamı totalde üç kere oturttu. bi teknik adamın kafasında tek senaryo olur mu la hamza reis? resmen elin ayağına dolasti ne yapacagini sasirdin amk. " sen gel.. ay dur sen git! dur dur sen gel.. " bu ne lan?
galatasaray taraftarına rağmen başarılarına devam edecek teknik direktör.
yahu neyin kafasını yaşıyorsunuz. adam bir enkazı devralıp şampiyon yaptı, hala memnun değilsiniz. neyin peşindesiniz merak etmekteyim. ancak elbet bu adamın sizi göt edeceği vakit yakındır. bakalım o zaman nasıl kıvıracaksınız. "sılak sılak" konuşup adamın kafasını bozuyorsunuz!
futbolcu alımına karşı olan olan teknik trektördür. elindeki değerli futbolcuları satmaya gelince iyi para verirlerse satarız diyen ama iş futbolcu almaya gelince yok abi kalsın bizim futbolcular bize yeter diyen adamdır. kardeşim geçen yıl ligde şampiyon olmuş olabilirsin ama barça real madrid gibi dünyanın en iyileri bile şampiyon oldukkarı halde her yıl futbolcu alıyorlar. kaldı ki avrupa da bir başarı sağlayamıyorsunuz. şu türk ligini geçelim artık baydı biraz da avrupa da iş yapalım . sadece gs ye demiyorum tüm türk takımlarına diyorum şu ligin adı artık avrupada duyulsun.
Hocam sana bu yazım mektup gibi olsun,aslında imkan olsa da okuyabilsen....
syn Hamza hocam sizin gsde oynadığınız zamanları hayal meyal hatırlıyorum.
bu takımın takviyeye ihtiyacı var hocam,öyle yok hakanı stopere koy,sabriyi sağa at olmaz bu işler.
yarın bir gün gelir Real sallar 4-5 tane ondan sonra,seni sabride tutamaz takımda.
kanatlılatın ağzına vermiş takımım,onların dalga konusu oluyor .
şimdi gelelim transfer olayına;
1) yedek kaleci lazım
2)sağ bek lazım,Sabriyle olmaz bu iş
3)stoper lazım,chedjou,semih yeterli değil,biri sakatlansa takım b.ku yiyor.
4)kesinlikle forvet lazım.gerekirse burağı kesebilecek forvet.
umutla Burak ile başarı mı gelir hoca yapma allahın seversen.
bu yönetim niye geldi,transfer yapmamak için mi.
biraz ısrarcı ol,yoksa sene sonu ilk gönderilen sen olacaksın sen....
yaptığı her açıklamada muslera'yı satabiliriz deyip burak'a dokunulmaz diyen futbol çalıştırıcısı. yavrucuğum sen galatasaray spor kulübünün futbol takımının teknik direktörüsün. senin işin milli takım değil. sana ne orası başarılı olmuş olmamış. senin işin hatta galatasaray alt yapısı bile değil. zaten gelen her teknik direktör jupp derwal'in sisteminin içine ettiği için bugün doğru düzgün futbolcu çıkmıyor alt yapıdan.
sen galatasaray futbol a takımının teknik direktörüsün. yerlileri poh pohlama. hatta mümkünse selçuk burak vs. katar'a çin'e itelemeye çalış. sana profesyonel adam lazım çok duygusalım diyenler değil. real taraftarı her sezon 50-60 gol atan ronaldo'yu 3 maç gol atamadı diye yuhaladı bizimkiler gelenden 4 gidenden 4 yedi yuhalanınca biz başarı kazandık ama diye ağladı.
arda gider 2-0'dan hamburg'a 2-3 verilen maç sonrası taraftar bize destek versin diye ağlar. ülke harbiden komedi yahu.
yıllardır bu ülkede teknik direktörlük yapmasına rağmen hâlâ sercan'ı, danny'i izleyeceğim diyen. iyileştikten sonra bile toparlanmamış ve takımının ancak maç başı kabul edersen kalırsın dediği jpk'ya garanti sözleşme verdirmiş adamsın.
jpk 3 yıl önce de bu takımın futbolcusu değildi hele sakatlıklar sonrası hiç değil.
galatasaray'ın problemi futbolcu maaşları. uefa sana düşür diyor sen gidip sabri yetersizine zam yapıyorsun. savunma hep bizim çocuklar mı ezilsin. bu açıklama sonrası sana tekme basılmalıydı.
o ezilen bizim çocuk karısına kendine lambo ferrari alıyor. ne ezilme ne ezilme?
wes melo musi bizim çocuk olmak için ne yapmalılar.
hoca bu süreçte bir takım şeyleri çok yanlış yaptı. mesela?
-celta vigo dışında adam akıllı hazırlık maçı yapılmaması. gereken konsantrasyon ve motivasyonun verilememesi.
-şampiyonluğun yarattığı rehaveti azaltmaktansa körüklemek.
-melo meselesindeki rahat tavırlar, devamlı izin vermek ve otoriteyi koymakta gecikmek.
-2 ay boyunca tek bir oyuncuyu göndermek için ekstra çaba sarfetmemek, hali hazırda gönderilmek istenen futbol hayatının olgunluk çağına çoktan gelmiş adamları kampta denediğini söylemek ve sonra birdenbire onlardan da vazgeçmek.
-bilhassa medya ve taraftarın ilgilendiği konularda net tavır sahibi olmak yerine dursun özbek gibi güvenilmez tavır sergilemek.
bunlar bilfiil hocanın tercihleri ve hataları. bunları biraz açmak da lazım.
dünkü bursaspor maçı gösterdi ki takım hazır değil. tabi ki hazır olmaz çünkü iyi bir hazırlık dönemi geçirilmedi. gerçekçi rakiplerle oynanmadı. 11'de oynayacak transfer Podolski haricinde yapılmadığı gibi alınanlar da kamplara yetiştirilemedi.
o halde takım neden kampa götürüldü? zaten birbirleriyle oynamaya alışkın adamları alıştırmak için mi? florya'da kalınabilirdi o zaman. bu şekilde otel seyahat benzeri giderden de kurtulunurdu.
ben kampın amacına ulaşamdığı kanaatindeyim ve transfer vesair konudan çok hocaya bu konuda kızgınım aslında.
hocanın hala şampiyonlar liginden haberi yok gibi bir hali var. fakat gidişat kendisinin avrupa macerasının prandelli'den çok da farklı olamayacağını gösteriyor.
bize de yeni kanser günleri.
peki bu takım real ve barcelona olmasa da neden bir milan, arsenal, schalke tarzı muhtemel rakip emsali takımlarla hazırlık maçı yapmadı? bir.
real'le hazırlık maçı yapılacak, doğrudur. lig başladıktan 3 gün sonra hazırlık maçı yapmanın mantığı nedir, onu zaten anlamış değilim. o yüzden onu hazırlık maçı değil de hatır gönül maçı gibi görüyorum.
hazırlık maçı dediğin kamp döneminde zaafiyetler ve iyi yapılanlar, kondüsyon gibi unsurları test etmek için yapılır.
yani şimdi hamza hamzaoğlu galatasaray'ın eksiklerini bilmiyorum diyebilir mi? veyahutta real bizi beşlemeden dursun bey elini cebine atmayacak mı?
buralar hocanın yönetimle ortaklaşa sıkıntıları. iki.
öte yandan barcelona'nın dahi 7-8 hazırlık maçı yapıp, okyanus aşırı kamp yaptığı yerde biz neden avusturya'ya gidip ried falan gibi garip ve hiçbir şekilde maç seviyesi oluşturmayacak takımlarla maç yaptık bunu da anlamak güç.
rehavet konusu var...
rehaveti yaratan da hocanın maalesef kendisi. her beyanatıyla bir falso veriyor. takıma güvendiğini göstermek için biz zaten şampiyon takımız gibisine konuşuyor ama ortaya yeni iddia koymuyor.
bu sene de şampiyonluğun en büyük adayıyız demiyor mesela. veya şampiyonlar liginde özlenen galatasaray'ı izleteceğiz, başka hezimetlere tahammülmüz yok diyemiyor.
bunlar söylenmedikçe de takım kazanılacak hiçbir şey kalmamış bir havada, gizliden tembelliğe alışıyor aslında. daha kötüsü farkında bile olmadan.
melo konusunda da yine parallellik gösteren bir gevşeklik var ve bu tamamen kendisinin sorumluluğunda olan bir durum.
melo'nun iznini ya oyuncuyu tamamen kaybetmemek ya da kötü ayrılmamak için 2 defa uzattı. fakat bu alınabilecek en yanlış tavır olduğu gibi kulüp menfaatlerinin tam tersine gidiyor.
melo gibi bir adamdan hem belli miktarda da olsa bir para kazanılır, hem de olduğundan daha efektif takas teklifleri alınabilirdi.
ancak o mukavelesi olan bir oyuncuyu adeta boşa çıkmış gibi bir hale getirdi. açık konuşmak gerekirse inter'in tacizlerine ve melo'nun gevşekliğine meydan verdi.
melo'ya bi kere anlayış gösterdi diyelim hadi tamam. 2.yi göstermenin gereği neydi? madem gideceğine bu kadar eminsin pafa gönder, inter'i git fifa'ya şikayet et, zamanında gelmemekte ısrarcıysa git melo'yu da şikayet et, ceza ver.
bu kadar kolay olmamalı galatasaray gibi bir kulüpte bazı şeyler. kabul etmek mümkün değil.
demeçlerinde ne dediği belli değil bir de... raporu verdim, vericem, ffp, evlatlarımız, şampiyon takım, eksiklerimize bakıcaz falan filan.
geldiğinden beri bilhassa ocak transfer dönemi olmak üzere büyük bir istekle stoper ve forvet istiyorsun. yani daha baktım, bakacağım var mı?
türkiye'de futbolla ilgili insanların bir çoğu detaylara çok dikkat etmeyen, popülizm düşkünü sıradan insanlar. bu doğru.
ama hepimiz değiliz ki. bir takım şeyler ortada.
gördüğün şeyi sen kendin söyleyemezsen biz ne diyebiliriz ki?
sabri zaten çok iyi bir futbolcu değilken bir de yeni sözleşmenin de altında kalıp hazırlık dönemini saçmalayarak geçirdi. maçta 2 tane penaltı yaptırmaktan tut nice'inden bursa'sına kimle maç yapsak adamlar ağız birliği etmiş gibi sağ taraftan geliyorlar. sağ taraf yol geçen hanı gibi. hem de eboue gittiğinden beri.
sen şimdi bunu görmediğini mi söylüyorsun. imkan yok.
melo geçen seneden beri belli şekillerde ülkesinin takımlarına sinyal yapıyor. hadi onları farketmedin sezon bittiğinden beri adam gideceğim diyor.
koca scout ekibin var, internet var, youtube var, menejerler var... yani bir tane ön libero gözüne çarpmadı mı 8 ayda hocam? mümkün mü böyle bir şey?
melo'yu istemeyebilirsin, saygım var, ayak bağı olduğu konu çok... ama sen yerine kimlere baktın?
kendi içimizden telafisini yaparıza geliyoruz gene... kendi içinden telafisini yapabileceğin adam normalde yedekleri olan adamdır. as adam sakatlandı mı hamit, bilal gibi yedeği olabilecek biri dönemsel çözüm olur. ama as adam artık kulüpte değilse yerine direkt oynayacak birisini gider alırsın.
bunun ötesinde her şey geçen seneki gibi devam edecek gibi gelebilir insana. ama takımlar ciddi takviyeler yaptı, anadolu takımları bile daha da güçlendiler, her şey daha da zor olacak ve şampiyonlar ligi oynayacaksın. farkındasın.
ama sanki bunlar illüzyon gibi açıklamalar yapıyorsun.
hamza hoca'ya kızıyorum çünkü medyanın önüne atmayarak delikanlılık yaptını zannettiği bir takım adamlar önce kendisini yem ettiğinde artık kusura bakmayın diyebileceği kimse de kalmayacak yanında.
çünkü hocanın ısrarlı olduğu bir konu var, sosyal medyayı sallamıyorum demek. bu ne demek?
taraftar ne derse desin biz yaparız olur. taraftar sadece ister, bi boktan anlamaz.
belli noktada söylediği doğrudur hocanın ama bu takımla yatıp kalkan adamlardan da her şey güllük gülistanlık gibi davranmasını beklemesi komik olduğu kadar biraz da küstahça.
ibrahimoviç neden gelmiyor? yönetim/hoca gitsin diyen adamları ben de ciddiye almam.
ama stoper, sağ bek aynı şeyleri yaşamamak için lazım, orta saha pamuk helva gibi dediğimizde siz kimsiniz denecekse, yarın başarısız olduğunda yanında kalacak son adamdık ama artık arkanda değiliz deriz.
biz kimse gitsin bize danilo'yu alsın, varane'ı alsın, beri yerden xabi alonso getirilsin demiyoruz. biz prandelli'nin enkazı bir kere daha yaşatılmasın diyoruz. biz adnan polat galatasaray'ına dönüştürülmeyelim diyoruz.
bir de sneijder konusu var.
sneijder mutsuz çıktı. mutsuz çıktı ama hocaya ciddi bir terbiyesizlik, bir bozgun vesair yapmadı.
ama sneijder dediğin adam o kadrodaki çok adamdan bin defa daha galatasaraylıdır. her fırsatta bunu kanıtlamıştır.
dün de takım top oynamadığı için mutsuzdu, haklı olarak bir şeylerin farkında olan taraftarla aynı duyguları paylaşıyordu ve çıkarıldığı için öfkeli olan bir futbolcudan çok karamsarlığa kapılmış, üzgün biri gibiydi.
bizi umursamasan da gerçekleri gören görür hamza hoca. sneijder de bu kadronun en kariyerli ve değerli parçası olarak olan bitenin farkında ve isyan etmek istiyor.
sen de etmek istiyorsan ve birilerini taşımaktan yorulduysan isyan et artık.
çünkü yarın 1.torbadan bayern, 2.torbadan real çıkarsa kimseye laf anlatamazsın.
Her gün adını gördüğüm adam. Merak edip de bir kere kim olduğunu araştırmadım amk. Siyasetçi gibi ismi var yalnız. Ama şaşırtmacalı soruyorsun. Futbolla alakalı kesin.
Çok karakterli bi hoca severim kendisini ama olmamış bu takım, bariz göze çarpan oyuncular var, tamam galatasaray'ı düşünerek transfer yapmaya çalışıyorsun ama ş.l bunu affetmez.
Buraya yazıyorum böyle devam ederse hocayı sevenlerin yarısı nefret etmeye başlıcak.
taraftar görünümlü bazı maaşlı köpeklerin lig bittiğinden beri üzerine planlı bir şekilde algı kastıkları teknik adam.
köylü, komisyoncu, yancı, çapsız, ırkçı, faşist ve daha bir sürü şey. midem kaldırmıyor okumaya ve yazmaya.
bu adam üzerinden yaygara kopartan, genel kitleyi galeyana getiren aygırların tamamı terim düşmanı aysal yalakası tipler. yani meselenin hamza hocayla alakası yok temelde. ilk geldiğinde sneijder hakkındaki yorumları üzerinden yaptılar buna benzer şeyler sabah akşam dua ettiler başarısızlık gelsin de biz demiştik geyiği üzerinden tekmeyi koyalım defolsun diye. galatasaray'ı falan sikleyen yok nasılsa.
ilk tökezlemede hamza hocanın kellesini almak için bekliyorlar. bıraksın hatta yarın bıraksın hoca ama sormak lazım bu montofonlara ne değişecek?
mancini teknik adam prandelli de onun yardımcısı olarak başlarlar artık göreve...