koca bir seri boyunca -okuduğum kadarıyla- muhtemelen (türkçeye çevrilen ve weis & hickman biraderlerin yazdıkları içinde) adı sadece bir yerde geçen ışık tarafındaki deniz tanrısıdır. (bkz: ejderha mızrağı)
Kutsal kitabın eski antlaşma bölümüne dahil olan Zeburun 17. bölümüdür.
Peygamber Habakkuk i.Ö. 7. yüzyılın sonlarına doğru, Babilliler'in Ortadoğu'da egemen olduğu dönemde yaşadı. Bu acımasız insanların zorbalığından çok derin rahatsızlık duyan Habakkuk Rab'be şunu sordu: "Doğrular kötülere yem olurken neden susuyorsun?" (1:13). Rab uygun bulduğu zamanda harekete geçeceğini söyledi. Aynı zamanda, "doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır" dedi (2:4).
Kitabın geri kalan bölümü kötülerin başına gelecek korkunç sonu bildiriyor. Kitap, Habakkuk'un güçlü imanını dile getiren, Tanrı'nın büyüklüğünü kutlayan bir ilahiyle son buluyor.
Ana Hatlar
1:1-2:4 Habakkuk'un yakınmaları ve Rab'bin yanıtı
2:5-20 Kötülerin korkunç sonu
3:1-19 Habakkuk'un duası
Erectorun kuşu sürekli bu kelimeyi tekrarlıyormuş, sonra erector kelimenin kökünü araştırınca bunun bir keramet olduğunu anlayıp yahudiliğe adamış kendini.
Tanrı Teman'dan,
Kutsal Ruh (Hz. Muhammed) Paran Dağı'ndan geldi. (Salat)
Görkemi kapladı gökleri,
O'na sunulan övgüler (hamdı) dünyayı doldurdu.
Güneş gibi parıldıyor,
Elleri ışık saçıyor.
Gücünün gizi ellerinde.
Yayılıyor salgın hastalıklar önüsıra,
Ardısıra da ölümcül hastalıklar.
Duruşuyla dünyayı sarstı,
Titretti ulusları bakışıyla,
Yaşlı dağlar darmadağın oldu,
Dünya kurulalı beri var olan tepeler O'na baş eğdi.
Tanrı'nın yolları değişmezdir.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm,
Midyan konutları korkudan titriyordu.
(Kitabı Mukaddes / Habakkuk Kitabı)
Bu kadar insanı yoran kalitesiz bir yazar daha yoktur. Şu doğal afet zamanı yazdığı başlıklara bir bakın. Nerde saçma bir başlık var bu orda. Kalbi atan bir dışkı yığını (bkz: dürzü). Şu sıralar deprem hariç saçma başlıklara yazanlar, sizlere de sesleniyorum; sizde kalbi olmayan dışkı yığınısınız. Tek tek yazamadım hepinize, kusura bakmayın.