çok güzel bir dildir efendim. türkçe'ye dil grameri mantığı olarak ingilizce'den çok daha yakındır. fransızcada da fiiller türkçe'deki gibi 6 kere çekilir. 2. dünya savaşı, ve dolayısı ile amerikan kültürünün yükselişine kadar dünya'nın en popüler dilidir.
türkçe'ye arapça'dan sonra en çok kelime sokmuş dildir aynı zamanda. bu kelimeler türklerin gırtlak yapısına o kadar uygundur ki, çoğu türkçe sanılır. restoran, gardrop gibi fransızca olduğu bilinen kelimeleri geçmek gerekirse, yukarıda anlattığıma, türkçe sanılan fransızca kelimelere bir kaç örnek için:
aynı zamanda çoğu insan ingilizce kelimeleri biz türkçe teleffuz ediyoruz sanır. oysaki kullandığımız o kelimenin aslında fransızcasıdır ya da fransızca okunuşudur.
mesela ingilizce international kelimesinin "enternasyonal" olarak okunarak dilimize geçtiğini sanırız. ama aslında enternasyonal fransızca'daki okunuştur. troy'a truva dememizin bize özgü olduğunu sanarız. aslında truva fransızca'dan gelir. troy'a fransızlar truva derler. aynen television kelimesini fransızların aynen "televizyon" olarak okudukları gibi.
önümüzdeki yıllarda turizm sektöründe çok önemli olacağını düşündüğüm dildir.
turizm sektöünde; rusça, almanca, ingilizce ve fransızca dillerinden en az birini iyi derecede bilmek gerekir. azeri kardeşlerimiz(dert görmesinler) ve diğer turki cumhuriyetinden gelen soydaşlarımız sayesinde rusça bilen personel, ziyadesiyle bulunmaktadır ülkemizde. almanca da ona keza ziyadesiyle bilinmektedir. hatta almanyada doğmuş büyümüş türk kardeşlerimiz çalışmak için bu sektörü seçmiştir. ingilizceyi es geçiyorum. geriye fransızca kalıyor. ve internette fransızca bilsin yeter, yapacağı işde tecrübeli olmasına gerek yok diye ilanlar var.
onun için fransızca öğrenilmesi gereken dildir.
un euf, une femme , a tout le monde gibi bikaç kelime bildiğim dil.ama bunları bile söylemesi zevkli.kimbilir gerçekten konuşulabilinince ne zevkli oluyodur.
dünya üzerindeki en güzel dillerden biri.
fakat bu kadar beğenipte, bir dil bu kadar mantıksız bulunabilir mi bilmiyorum.
15 harflik bir kelime nasıl 2 hecede okunur insaf.
olum fransızca küfür etsen bile iltifat gibi anlaşılıyo,aşk dili diye öğrenilmeye başlanır.sonra yavaş yavaş anlarsın feminen masculen falan.biraz ilerledikçe kafayı yemeye başlarsın.sonra azimliysen öğrenirsin az buçuk azimli değilsen gramer kitabına ana avrat düz gidip atarsın kitabı.
ciddi anlamda zorlama bir dil. foneetik o bu şu bunları geçtim gerçekten bir dil nasıl bu kadar zorlama konuşuluyormuş hissi insanda uyandırır ve nasıl bu kadar itici olabilir anlamak mümkün değil.
fransızca ya karşı acayip bir ilgim var.ingilzce bilmesem de olur ama fransızcam süper olsun istedim hep.bu isteğim yüzünden iki sene önce bir fransızca kursuna yazıldım.amacım tam olarak bir şey öğrenemesem bile en azından belli kalıpları anlamaktı.kursa büyük bir heyecanla gittim, her şey mükkemel olacaktı.üç dört ders sonunda kendimi az da olsa ifade edebileceğimi düşünüyordum.gitmez olaydım.gittiğim kursta ki "matmazel "(hocamız oluyo kendisi ) bize fransızca öğretmek yerine fransa da geçirdiği muhteşem senelerden bahsetti:
"-fransızlar soğan çorbası yer
-eyfel kulesi bir başkadır,hele paris te aşk muhteşemdir.*
-paris te yaşayan hanımlara parizyen denir.
-fransızların çok güzel "chanson" ları vardır."
ve bunlar gibi fransız kültürüne ait bir sürü şey öğrendim.ama fransızca öğrendin mi derseniz "hayır".
bu kadar genel kültür aşılamasının arasında öğrendiğim tek şey eşyaların dişi ve erkek diye ayrıldığıdır.
şimdi tekrar yeni bir hevesle fransızca kursuna başlıyorum. biraz inat ettim sanırım eninde sonunda fransızcayı öğreneceğim, zor bir dil evet ama çözücem koydum kafaya.
her dil gibi kendine has güzellikleri vardır. fransızcayla ilgili zor kısım çok fazla kullanılmamasıdır. günlük hayatta kullandığımız herşey kısacası dünya ingilizce üzerine kurulu olduğu için, öğrenmek, aşina olmak muhtemeldir. bu nedenle fransızcanın insanlara zor ve caydırıcı geldiğine inanıyorum ama eğer konuşmayı, farklı kültürleri tanımak istiyorsanız çok zevk alarak öğrenebileceğiniz bir dil. 15.yy dan fransız edebiyatına bir giriş yaparsanız ve merakınızda varsa bir bakarsınız mitolojiye kadar gitmişsiniz. ufkunuz açılır.
bu dili öğrenmek isteyenler için tavsiyem mutlaka ama mutlaka ne olursa olsun okuyun. ne bulursanız. çok kolay parçalar, kitaplar olsa bile okuyun ve sürekli kendi kendinizede olsa bir konu üzerine konuşup telafuzunuz üzerine çalışın. çok kasmayın. zaten kimse izden "r" yerine "ğğğğğ" gibi saçma sapan sesler çıkarmanızı beklemiyor. hatta kendinizi komik duruma düşürürsünüz. zamanla o "r" harfi "ğğğğğğğ" olmayacak ama artık yavaş yavaş yutulmaya ve harmanlanmaya başlayacak. herşey zamanla. önce alışımanız gerek bu dile ve kültüre. ayrıca "essai" yani kompozisyon-deneme yazmak çok yararlı olacaktır zira düşüncelerini ifade ederken can havliyle insan dili kullanmayı çok güzel öğreniyor. hem okumak, hem yazmak... aslında hem dilinizin gelişmesi hemde ufkunuzun açılması, kendinizi ifade edebilme yetisi kazanmanız anlamına geliyor. tabi ki sadece fransızca değil tüm diller için bu metodlar aynıdır. yabancı bir dil öğrenmek, oralara gittiğinde bakkaldan ekmek istemek veya türkiyede güneyde çalışabilmek olarak algılansa da aslında bir insanın kendini keşfetmesi, sınırlarını zorlaması için birebirdir. bir insanın kendine yapabileceği en büyük iyiliktir yabancı dil öğrenmek...