küçük yaştaki çocuklarla "r" harfini gırtlaktan söyletilmeye çalışan dildir . biz "agü" diye severken , fransızlar " arrüüüü" diye severler . "hanimiş benim kaplanım" gibi oyunları vardır . çocukları kaplana çevirip , vahşileştirerek " rrrrrrrr " sesini söyletmeye çalışırlar .
sadece telaffuzlarıyla değil aşmış istisnaları ve über zor dilbilgisiyle de yeni başlayanları bezdirtebilecek kadar zordur.yine de sağlam ingilizcesi olanların rahatlıkla öğrenebildiği ve öğrenildikten sonra da italyanca ve ispanyolca öğrenmeyi inanılmaz kolaylaştıran şükela bir dildir.
2 kitap ve bir sözlük için 200 lira alabilir sizden, öğrenmeye başlamadan önce dahi ağırlığını koyacaktır. yakın zaman içinde tüm konulara fransız kalmak isteyeceksiniz.
bunu yazdığım tercih ettiğim güne lanet olsun dediğim dil.fransızca şarkı dinleyin.o şarkıyı dinlerken sevgilinizi düşünün ağlayın,zırlayın,öpüşün,sevişin,film izleyin,gidin yerinde fransızca konuşan insanları görün ama sakın öğrenmeye kalkmayın.hele üniversitede bunu okumaya asla kalkmayın
thebalkanboy un bu sene ikinci yabancı dil olarak görmeye başladığı ödev olarak 4. sınıfta ingilizceyi öğrenirkenki yapılan tarza ödevler yaptığıdır ama konuşmaya çalışması çok zevklidir, hele gırtlak yok mu?
gramer kurallarının had safhada olduğu,genelde "r" harfinin genizden gelen "ğ" şeklinde okunarak telaffuz edildiği,kelime sonundaki seslerin çoğu zaman yutulduğu,"h" harfinin ses bazında bulunmadığı bir dildir.
öğrenmeme rağmen hiçbir türlü hoş bulmadığım dil.tam tersine çok ağır ve sıkıcı bir konuşma tarzları var ve sadece dillerine verdikleri önem sayesinde de bizleri* birer fransız hayranı yaptılar.yoksa konuşma tarzı olarak tatarca çok daha estetik bir dildir*
"fransızca öğreniyorum ehe ehe" diye gezmek haricinde hiçbir havası olmayan ömür törpüsü bir dildir. ispanyolca, portekizce ve italyanca'ya baz hazırlaması da iyi bir tarafı olarak görülebilir.
20nci yüzyıl ikinci yarısına kadar dünya'nın baskın, ve en çok konuşulan, en popüler dilidir.
öyle ki, 18nci, 19ncu ve 20nci yüzyıl başlarında çoğu ülke, mesela osmanlı, italya, rusya bile diplomatik ve devlet dili olarak fransızca'yı kabul etmiştir.
ne zaman 2. dünya savaşı'nda abdavrupa'yı kurtarmıştır, ingilizce o zaman popüler olmaya başlamıştır. yani geçmişi 50 yıldır.
öte yandan türkçe'deki pek ama pek çok kelime biz türkçe sansak ve farkında olmasak ta fransızca'dır.
mesela; birkaç örnek olarak;
artık fransızlar'ın bile sallamadıkları, pek çok sözcüğün yazımını bilmedikleri dil. bir satır yazar da yazarsın... eee? tek hece okursun. sikerler öyle dili!
bir de fransızlar çok bozulurlar fransızca'nın artık sallanmamasına. kompleks yaparlar.
pekiştirmek için sokak fransızcasını * öğrenmek gerektiğini bir fransızca öğretmeninden dinlediğim kesinlikle çok kibar ama bir o kadar da öğrenmesi zor bir dil.