bu gece yine özlediğimiz ve beklediğimiz güzel bir bölüm ile karşımıza çıkmış olan, dizi. her bölümün bu şekilde geçmesini beklemekte haksızlık olur diye düşünüyorum. bu olanaksız bir şey. senaryo neyi gerektiriyorsa dizinin havasıda ona göre şekilleniyor. hayatımız her daim ayar alıp verme ile geçmiyor sonuçta.
ezel, türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi dizidir. o kadar.
aslında senaristlerinin bir noktada eleştirilmesi gereken dizidir. koskoca eyşan. yakışıklı serdar'ın kızı eyşan. ezel - bade mıymıy aşkıyla bade'den ayar yiyecek karakter mi eyşan? peh..
ezel'in dayıya geçmiş zaman olur ki muhabbeti yapacağı sırada ali'nin çıkmasıyla bu hafta flashbackleri komple pas geçmiş dizidir. verilen ayarlardan çok o kıllı kıçlı muhabbetin açılmaması iyice merakı arttırdı.
ama genç ramiz, kenan ve selma'sız bölüm de biraz soluk oldu sanki be.*
herşey iyi hoştu gerçekten fakat eğri oturup doğru konuşalım o bade paspal paspal gidicek bizde buna sadelik, masumluk mu diyeceğiz? yok efendim öyle bir şey bir kadın eğer ki başka bir kadından üstün olduğunu göstermek isterse o şekilde gitmez bu kadar da yapmayın artık. ayrıca eyşan gibi karakterdeki kadın her kulvarda bade ye yeter. tabi bade kendince eyşan a ayar verdiğini sandı ama olmadı be badecim. ayrıca bade nin omuzlar ekranda gözümüze giricek gibiydi.
bu dizide öyle biri var ki bu adamı hem seviyorum, hem üzülüyorum.*ah tefo ah... bu akşam en çok sana üzüldüm ama en güzel ayarı da sen verdin sincap hanfendiye.
son olarak kenan a verilen ayarda unutulmamalı tabii her şey olması gerektiği gibiydi.
tanım: bu haftaki bölümü bomba gibi olan, bir sonraki bölümü dört gözle * beklenen dizidir.
gece yayınlanış saati sabahları erkenci olan beni biraz rahatsız etti. özellikle de internetten izleyen birisi olarak 7de kalkacağım bir sabahın öncesinde saat 1de yatıp kafamda ezel kurmaktan hoşlanmıyorum çünkü uykum kaçıyor.
birçok sahneyi hızlı geçtim o yüzden sonuca ulaşabilmek için, tekrar izleyip daha sağlıklı yorumlar yapabileceğimi umuyorum. ama onun haricinde kısa kısa üç-beş şey demekte fayda var.
ezel, sana hastayım, efsanevi bi ayardı, zevkten dört köşe oldum, güldüm piç.
bade, gerek yok kızım böyle hareketlere, ama elbise giymenden memnun kaldım, öyle her seferinde pantolon bluz falan olmaz.
eyşan, hiç gerçekçi değilsin be hatun, belki de oyuncudan dolayı böyle hissediyorum, bilemiyorum.
cengiz, efsanevi şansın yardım etmeyecekse, bu sefer boku yedin kardeş.
tefo, on numara adamsın, çok büyük iş yaptın.
şebnem, oh olsun, sen misin adamı aylarca kandıran, sömüren, beter ol.
azad & ali, ikinize de kılım, ne sefil aşkınız varmış lan ehhh...
kenan, bu kadar güzel mi ayar alınır, tebrik ediyorum.
dayı, senin yerinde ben olsam ali'yi lime lime etmiştim, iyi sabrın varmış.
kaya, ne bencil bi pezevenk olduğun ortaya çıktı, seninkine göt korkusu diyoruz, pis herif, beter ol ahahahah.
bir de ali'nin mert adam kimliğiyle gözümüze sokulmasından hoşnut değilim. herif bariz kötü lan işte, küçücük çocuğu öldürüp babasını hapse yollamış, hiç suçu olmayan bi adamı öldürüp, en iyi arkadaşını hapse yollamış. büyük adam olmak falan değil, güç delisi ibnenin teki işte.
neyse artık tekrar izleyip daha sağlıklı bi yorum yaparız.
dün geceki bölümde azad karısının ali herifini intikam almaktan vazgeçirmeye çalıştığı sahnede "ben kahraman istemiyorum çocuğuma baba istiyorum..." direkt troy'daki helen'in paris'e ettiği bir laftır,ilginç bir araklamadır, ulan biraz yaratıcı, biraz özgün olun lan *
eyşan rolünü oynayan cansu dere'nin son 6-7 bölümdür şahane işler çıkardığı dizidir. ezel bade birlikteyken böyle bir hanım hanımcık ama ben kültürlüyüm sen çocuksun pozları, kenan birkan'ın yanındayken iş kadını eyşan.
ses tonunu, yüz mimiklerini kullanması falan. gerçekten çok iyi. ezel dizisi bu kadını çok iyi eğitti.
ayrıca bu kadın zaten güzel, birde makyajını nasıl yapıyorlarsa kat kat güzelleşiyor.
dün geceki bölümde, ezelin hayır yemeğinde verdiği ayardan sonra @2 hayrına sikmiş diye çığlık attığım dizidir. kendim ayar vermiş kadar rahatladım be sözlük.
cansu dere'ye tekrardan hayran kaldığım dizi. kadın resmen mükemmel. gittikçe sevimsizleşen bade karakterinden çok daha sevilesi bir karakter haline geldi eyşan. eskiden eyşan'ın oynadığı bölümleri hızlı hızlı geçerek izlerken artık daha çok çıksın diye bekler oldum, bu da cansu dere'nin -bence- artık o role gayet güzel şekilde uyum sağladığını gösteriyor.
bir de bir kadın bütün kıyafetleri daha ne kadar güzel taşıyabilir merak ediyorum.
ayrıca yayın saati, tıpkı geçen hafta olduğu gibi 22.15 olarak belirlenmiş. ezel dizisini bile reyting kaygısına düşüren bir milletiz işte anasını satayım.
ilk sezonunu baz alırsak herhalde türk televizyon tarihinin en iyi dizisi denebilir belki. en azında ilk üçte olduğu kesin .
bir de mesela 90 dakika değil de 45 dakika çekilseydi ve böyle iki sezon sürseydi veya yine 90 dakika olsaydı da bir sezon sürseydi nasıl bir eser ortaya çıkardı acaba? en zirvede bırakabilse, ne kadar süreceği önceden belli olsa , tüm senaryo açık bırakmadan önceden yazılmış olsa, bir düşünsene sayın okur nasıl bir eser çıkardı ortaya!?