evrim teorisi

entry3509 ↑ galeri178 ses2
    2309.
  1. 2308.
  2. evrimi maymundan gelmek zanneden bazı üstün zekalı yazarların çürüttüğü teori.

    tamam, tamam, sizin gönlünüz olsun, evrim falan yok. allah vamış bi dene, ademi yaratmış, onun gaburga kemüğünden de havvayı yaratmış, sonra bunların oğulları, kızları birdirbir oynamış. şuan hepimiz ensest ilişki ürünüyüz.

    ya da incil'de yazdığı gibi ademin oğulları aşağı köye mi inmiş?
    0 ...
  3. 2307.
  4. 2306.
  5. (#24158657)

    sorularına cevap bekleyen evrimcileri içinde barındıran teori.

    sen bizim söylediklerimize tek bir cevap verme, sonra kendi sorularına cevap iste. öncelikle belirteyim, sizlerin benim söylediklerime verecek tek bir cevabınız yok ama benim sizlerin sorularınıza cevaplarım var merak etme.

    tekrar söylüyorum adnan oktar benim gözümde bir şarlatandır, bıktım sizin bu etiketlemelerinizden. ne dinciyim, ne şeriatçıyım, ne adnan hocacıyım. rakımı da içerim orucumu da tutarım, atatürkçülüğü de savunan bir ülkücüyüm. iyi araştırırım, herşeyi bilimsel konuşurum. seni ciddiye alıp cevap veriyorsam seni önemsediğimden değil, evrimciliğin nasıl bir sahtekarlık olduğunu göstermek için.

    evrim yoksa türlerin çeşitliliğini nasıl açıklarsınız?

    yaratılışçılara ''canlılar nasıl oluştu'' sorusu sorulduğunda bizim cevabımız basittir, nettir, çelişki içermez. ''yaratıcı tarafından kambriyen döneminden itibaren birden ortaya çıkmıştır''. 540 milyon yıl önce kambriyen döneminde canlı filumlarının büyük bir bölümü , yaklaşık %90lık bölümü bir anda ortaya çıkmıştır. kambriyen patlaması denilen ve siz evrimcilerin hiçbir şekilde açıklayamadığı bu aniden çıkış evrime her zaman büyük bir darbe vurmuştur. 540 milyondur hayatta olan eklem bacaklılar, yumuşakçalar, omurgalılar, halkalılar, derisi dikenliler gibi filumlar tamda o zaman aynı anda ortaya çıkmıştır. o döneme ait tortul kayaçlardan çıkarılan fosiller bilimsel bir kanıttır. 600 milyonluk kayaçlarda hiçbir şekilde metazoer canlı fosilleri bulunmamaktadır. fransız paleontolog armand de ricqles 1992 yılında bu durumu ''zoolojik big bang'' olarak ifade eder ve 540 milyon önce canlıların ana grubunun oluştuğunu söyler. bu canlı patlamasında türden türe geçiş yoktur, türler ana gruplar halinde birden bire ortaya çıkmıştır. yani örnek vermek gerekirse birbirinden farklı 2 ana grup olan eklem bacaklılarla derisi dikenliler aynı anda meydana çıkmıştır, aralarında bir geçiş olmamıştır. bu bilimsel bir gerçektir. oysaki evrimcilere göre aralarında bir geçiş olması gerekir ama bu filum fosilleriyle çürütülmüştür.

    yani daha anlaşılır anlatayım. kambriyende kuşlar, kambriyende balıklar, kambriyende sürüngenler, kambriyende eklem bacaklılar, kambriyende yumuşakçalar yaratılmıştır ana gruplar halinde. kambriyenden sonra bu ana gruplar kendi alt dallarında çoğalmıştır. bu zaman zarfında hiçbir balık karaya çıkıp sürüngene, sürüngende kuşa dönüşmemiştir, bilimin söylediği budur. kambriyen sonrası hiçbir farklı ana grup o-luş-ma-mış-tır. tüm ana vücut planları kambriyende oluşmuştur.

    buraya kadar yanlış bir şey söyledim mi? hayır. totomdan herhangi bir şey uydurdum mu? hayır? tüm bu canlı filumlarının bir anda oluşması bile evrimi çürütmek için yeterli ama ben durmayıp sana cevaplar vermeye devam edeceğim.

    neandertaller?

    neandertalleri sormuşsun. israil de bulunan amud 1 kafatasını bilirsin. bu kafatası yapılan hesaplara göre 1.80 boyunda ve 1740cc büyüklüğünde beyne sahip bir kafatası.

    bahsedeceğim nedenlerle çok belli ki neandertaller kayıp bir insan ırkıdır, bildiğin tarih sahnesinden silinmiş bir insan grubudur. eğer ki neandertaller insan ırkının atası olsaydı ne beyin hacmi ne de iskelet boyu aynı günümüzle aynı seviyede olmazdı. sizler neandertalleri ''zeka özürlü insanımsılara'' çevirdiniz resmen. vücut boylarının yada iskelet yapılarının güçlü olması, dar alınlı olması ilkel oldukları anlamına gelmez. tıpkı kuzey avrupa erkeklerinin kendilerinden daha küçük olan uzak doğululardan daha saf olmadıkları gibi. kemik ve iskelet yapısı zeka seviyesinde belirleyici bir faktör değildir. bu mu yani kanıtınız? *
    yani ben sana çok net bir şekilde neandertallerin bir maymun çeşidi olmadığını, kayıp bir insan ırkı olduğunu, iri yapılarına karşılık beyin hacimlerinin aynı olduğunu söylüyorum bak, net cevap alıyorsun. neandertalleri farklı yada özel kılan bir şey yok. haa dersen ki beyin hacimleri daha büyük, işte o zman kendinle çelişirsin. çünkü siz evrimcilere göre zeka seviyesi beyinin haciminin büyüklüğüyle eş değer. bu durumda neandertaller günümüz insanlarına göre daha zeki olmalı değil mi? ee bu durumda evrim geriye sarıyor o zaman?

    elbetteki hayır. neandertallerin büyük hacimli beyinleri yada iri kıyım tipleri onları farklı kılmaz, tıpkı günümüz insanların coğrafik farklılıklar da bedensel değişiklikler göstermesi gibidir neandertaller, kayıp, yok olmuş bir insan ırkıdır.

    ayrıca neandertallerin hasta ve yaşlıları tedavi etmeye çalıştıklarını, ölülerini çiçeklerle gömdüklerini biliyorsun değil mi? elbetteki biliyorsun. bildiğin senden benden farksız insanlara başka anlamlar yüklemek düşüncesini en baba evrimciler bile bırakıyor artık.

    ayı kemiğinden 4 delikli flüt yapabilmiş bir insan ırkından söz ediyoruz. bu adamlarda müzik kulağı ve bilgisi olduğunu bu flütü inceleyen ünlü müzikolog bob fink söylüyor, ben değil. dikiş iğnesi yaptıklarını da biliyorsun değil mi? bugün bile kullanılacak seviyede bu dikiş iğnesi.

    neandertaller için son vurucu darbeyi şöyle yapayım sana. ünlü arkeoloji profesörü steven kuhn italyada neandertallerin mağarasında yıllarca araştırma yapıp sonuç olarak onların ''günümüz insanı gibi kompleks düşünce yapısı gerektiren faaliyetlerde bulunduklarını'' açıklamıştır.

    sonuç olarak neandertalleri ''maymun adam'' olarak lanse etmek, inatçı evrimcilerin kendi istekleri doğrultusunda onlara bunu atfetmelerinden başka bir şey değildir. ispatlarıyla yazdık. soyut düşünceye sahip normal bir insan ırkı olduklarının kanıtlarını belirttik.

    farklı insan ırkları? australoid, negroid, mongoloid, nordik?

    cevabı bu kadar kolay ve bilinen sorular sorman gerçekten de çok komik.

    öncelikle coğrafik etkileri bugün bilimsel bir gerçektir insanları farklı kılan.deri rengi avrupada kuzeyden güneye indikçe koyulaşır. isveçliler, norveçliler beyaz tenliyken, akdeniz insan esmerdir. ispanyol, italyan, türk ve yunan insanı birbirine benzer farklı diller konuşmalarına rağmen. yahud, arap ve farsi milletlerde dizayn olarak birbirlerine çok benzerler çünkü aynı kuşakta yaşamaktadır. tıpkı kuzeyde estonyalıyla binlerce km uzaktaki izlandalının aynı görünüşte olması gibi. ekvatora indikçe bu deri koyulaşır, afrikanın göbeğinde beyaz insan göremezsin.

    bununla beraber günümüz biyologları ''saf bir ırk yoktur'' demektir. gelişen gen bilimiyse ''boya, göz ve deri rengi gibi fiziki karaktere etki eden birçok genin varlığını ortaya koymuştur''. mesela tavşanların kürk rengini belirlemek üzere 12'den fazla gen çifti çeşitli yollardan etkileşirken meyve sineklerinde göz rengi ve göz şekli olarak 100'den fazla genin etkileştiği tespit edilmiş durumda. insandaki boy uzunluğu için de 10'dan fazla gen çifti var. sadece gen çiftleriyle değil, genotipin fenotip üzerindeki etkisi çevre şartlarıyla da ilgilidir. yani çok çeşitli varyasyon vardır.

    cinsiyet hücrelerinin mayoz bölünmesindeki krosingover ile ortaya çıkan rekombinasyonlar yeni gen kombinasyonlarına sebep olur. bu şekilde rekombinasyonlardan ortaya çıkan yeni tiplerin değişik yerlerde kapalı topluluklar oluşturması ile insanın çeşitli popülasyonları meydana gelmiştir. bu popülasyondaki her birey kendine has bir genotipe sahiptir fakat bir popülasyon içerisinde genlerin dağılımı hemen hemen sabittir. nesilden nesile gen frekanslarının değişmemesine biyolojide ''hardy-weinberg prensibi'' denilmekte. mutasyon ve popülasyonlar arasında karışım olmadıkça bir popülasyonda genlerin dağılımı ve ortaya çıkış nisbeti hemen hemen değişmez. işte bu sebepledir ki ırklar bazı karakterlerle barizdir. yine de bu ırklar birbirleriyle iletişim içinde olmasından dolayı kesin kalıplarla birbirinden ayrılmaz.

    sonuç olarak yeryüzündeki temelde aynı genetik bilgiye sahiptir ama bu genetik bilginin izin verdiği varyasyon potansiyeli sayesinde kimisi çekik gözlüdür, kimisi kızıl saçlıdır, kimisinin burnu uzun, kimisinin de boyu kısadır.

    kısacası farklı ırkların varlığı insanların genlerinde var olan zengin çeşitlilik nedeniyledir. ilk insan olan hz.adem veeşi de genetik yapılarındaki zengin bilgiyikendi dış görünümlerine bunların ancak bir kısmının yansımasına rağmen sonraki nesillere aktarmışlardır. insanlık tarihi içinde ortaya çıkan coğrafi izolasyonlar da çeşitli insan gruplarında belilrli özelliklerin birikmesine uygun ortam oluşturmuştur. bu süreç, uzun zaman içinde insan gruplarının kemik yapısı, ten rengi, boy, kafatası hacmi gibi özelliklerinin birbirinden farklılaşması sonucunu getirmiştir. bu farklılaşma ile ırklar ortaya çıkmıştır.

    lenski deneyi?

    25 yıldır bakterileri değişime zorlayan deneydir evet. peki bakeriler evrimleşti mi? hayır. bakteriler değişip başka bir canlıya dönüştü mü? hayır. bakteriler faydalı bir mutasyona uğramış mıdır? hayır.

    sadece beslenmeleri değişmiştir. tıpkı bir et tüketen bir insanın vejetaryen olması gibi. neticede insanda bir değişiklik yok. et de yese vejetaryen de olsa insan gene insan. bu bakteriler de öyle.

    bu bakteriler değişime uğrayıp sitrat kullanma yeteneğini elde etmiyorlar canım kardeşim. zaten genlerinde var olan sitrat kullanma becerisini ortaya koyuyorlar ve siz evrimciler de bunu faydalı mutasyon adı altında dünyaya yutturuyorsunuz, en büyük sahtekarlık da bu ya işte. dawkins bile buna ortak olmuş durumda.

    sitrat kullanımı bu bakterilerin genin de var zaten, sonradan kazanılmış faydalı bir mutasyon değil bu. düz saçlı bir insanın geninde kıvırcık saç yeteneğinin de bulunması gibi. yemin ediyorum en çok buna deli oluyorum. hani bu derece çarpıtma da yapılmaz.

    steve projesi?

    ciddiye alıp cevap vermemi beklemiyorsun herhalde. bunu burada anman bile komedi. isminde steve olan bilim adamlarının evrime inanmalarıyla, tüm dünyada evrime inanmayan bilim adamlarının sayısının kapıştırılmasının burada konuşulması ego tatmininden başka birşey olmaz.

    sonuç;

    tüm sorularına tek tek, net, kesin ve bilimsel gerçeklere dayanarak cevap verdim. her biri su götürmez gerçek bunlar. bu sözlükte kalkıpta kimse ''yaratılışçılar benim sorularıma cevap veremez'' diyemez ben burdayken.

    şimdi sana gelelim. maçan yiyorsa sen benim söylediklerime cevap verirsin. veremiyorsan ''evrim insanlık tarihinin en büyük aldatmacasıdır'' diye buraya yazmanı beklerim senden medeni bir insan olarak.

    hadi öptüm şimdi hiçbir zaman evrilmemiş gözlerinden.
    6 ...
  6. 2305.
  7. Sorulara cevap: kedi aslan kaplan aynı cins hayvanlardır bunlar dediğiniz gibi doğal seçilim falan filan birbirilerinden farklılaşmış canlılardır yine kurt kopek gibi, ne bilim kutup ayısı boz ayı falan filan ama sen geliyorsun diyorsun balık işte timsah yılan oldu sonra onlar kuş oldu koçum asıl senin teorinin gerçekleşmesi için bir yaratıcıya ihtiyaç var ki surungeni kuş yapsın. Ayrıca sapiensleri o kadar iyi biliyorsun tanıyorsun ki ateşi yakmış onlar, sen de suyu ısıtıyormuşsun gibi geldi bana.
    0 ...
  8. 2304.
  9. ben maymundan gelmedim. algden geldim.

    Çok büyük düşündüm*
    1 ...
  10. 2303.
  11. maymundan geldiğini ısrarla savunan zevat söylemi.
    0 ...
  12. 2302.
  13. Abiyogenezi bilim dalı sanan ahmak abiyogenez bir teoridir ki kanımca hipotezden öteye geçemez ve hala bunun doğruluğuna inanabilecek arkadaşlar var. Ulan Allahın öğüt vermesi bile daha inanılır. Neymiş efendim işte kirli gömlek biraz bekletince kulak memesi kıvamına varınca fare çıkıyormuş üstünde, ulan sen git maymun falan sev belki evrimleşir yakın zamanda güzel bir hatun olur sen de mutlu olursun yazık. Ayrıca milletin inançlarına laf eden gevşeklere soyluyorum ulan kendinizce kanıtlamaya anlatmaya çalıştığınızda bu teoriyi tek yaptığınız Müslümanlara laf dokundurmak başka inanç yok di mi başka dine inanlar yok Bi Müslümanlar evrime karşı di mi , açık şekilde ortadaki evrim teorisini insanları islam öğretilerine karşı düşman etmek için kullanan, gündemde tutan gavatlar tarafından çok güzel kandırılmışsınız istediğine inan sikimde değil, ama cehenneme gitsem bile götünüzü keserlerken orada mutlu olacağım iyiki varsınız yobaz evrimciler.

    edit:imla
    0 ...
  14. 2301.
  15. yok öyle bir durum. bekleme yapmadan devam etmek gerek.
    0 ...
  16. 2300.
  17. 2299.
  18. alternatif açıklamaları sorulduğu halde birilerinin hala adnan oktar, caner taslaman saçmalıklarını sıralayarak yanlışlamaya çalıştıkları teoridir.

    bu zihniyet derste anlatılan konunun özünü anlamamış ezberci öğrenci zihniyetidir. siz bakmayın ağızlarına verilen büyük büyük lafları eveleyip, gevelemelerine.. görüldüğü gibi soru ters yönden sorulduğu anda apışıp kalıyorlar her medrese talebesi gibi. çapları bu kadar... hiç üşenmeden sorularımı tekrarlıyorum:

    http://www.uludagsozluk.com/e/23576153/
    0 ...
  19. 2298.
  20. size göre teori, bize göre sahte metafiziksel bir hipotez olan evrimi savunmaya çalışanların bizlere hala wikipedia yı kaynak göstermesiyle komedinin en büyüğünü gördüğümüz teori. ulen harbiden güldüm he.

    bi de neye hastayım biliyor musunuz? evrime inanmayan herkesi adnan oktarcılıkla suçlamanıza. adnan oktar büyük bir şarlatandır diyerek tek savunma mekanizmanızı çökertelim böylece.

    paleontoloji, embriyoloji ve mikrobiyoloji yaratılışçıları desteklemekte. bilim tamamen yaratılış ı işaret etmekte.

    gerek makro evrimsel sıçrayış iddialarınız da, gerekse mikro evrimsel sıçrayış iddialarınız da, yani bu geçiş süreçlerinde mutlaka ama mutlaka ara geçiş formu olmak zorunda. ulan bunu söyleyenler sizlersiniz, sizin teoriniz bu geçiş formlarını bulmak zorunda.

    bi tarafımızdan element icat etmiyoruz. milyonlarca tabakada trilyonlarca ara geçiş formu olmak zorunda.

    ama paleontoloji bilim dali 1 tane bile ara geçiş formu bulamadı. 1 tane bile yok lan! soğuk kanlı sürüngen hayvanların sıcak kanlı kuşlara dönüşmesi imkansızdır, bu yüzden ara geçiş formu yok canım kardeşim yok, olamaz da.

    kuşların kanatlarının aerodinamik tasarımının kör tesadüflerle oluşabilmesine imkan yok. kendiliğinden bu kadar kusursuz bir tasarım oluşamaz çünkü.

    -ara geçiş formu yok. evrim çöker.
    -kambriyen patlaması dönemiyle evrim çöker.
    -iddia ettiğiniz ilk tek hücreli canlı nasıl oluştu? cevap veremezsiniz evrim çöker.
    -kompleks organlar kör tesadüflerle oluşamaz, evrim çöker.
    -dna replikasyonu canlıya özeldir, evrimleşmez, evrim çöker.

    bu kadar net kanıtlar var, bunları bilim söylüyor. paleontoloji söylüyor, mikrobiyoloji söylüyor.

    siz ısrarla bilime karşı durarak hala bunlara nasıl karşı çıkıyorsunuz anlamamak mümkün değil. neyin inadıdır bu ''beyaz'a ısrarla siyah'' demek?

    bu arada vikipedia ya bir yazı gireyim birazdan. al sana kaynak olsun. vikipedia kaynak gösterilir mi ulan, utanır insan.

    neyse gençler, açın gözünüzü ve bu insanlık tarihinin en büyük kandırmacasının gerçekte olmadığını görün artık.

    hiçbir bilim dalının desteklemediği bu köhne hipotezden kurtulun.

    al bu da bir başka entryim. oku da gerçeklere gör, bilim yaratılışı nasıl da işaret ediyor anlarsın.

    (#22962463)
    3 ...
  21. 2297.
  22. aşağıda vereceğim linkteki sorularıma hala cevap veremeyenlerin "yoktur da yoktur... caner taslaman dedi ki..." filan diye içlerini rahatlatma gayretlerine girmelerine sebep olan teoridir.

    sizi mi kıracağım? varsın yok olsun! o zaman bir zahmet sorularıma yanıt verin verebiliyorsanız da anlayalım alternatif açıklamanız neymiş?

    http://www.uludagsozluk.com/e/23576153/
    1 ...
  23. 2296.
  24. (#24152337) vay amk adam dehşet şekilde harun yahya okumuş beyler, bilim çöktü, insanlık iflas etti, bütün bilim dünyası bu aynştanın peşinde.
    ulan hala ara fosil diyen dallamalar var ya asıl ona gülüyorum ben. Gençlerin gelin beynini biraz açalım.
    öncelikle gençler ara fosil söylemleri seksenli yıllarda kaldı şu an daha popüler 2 evrim söylemi var.

    1 - hızlı ve ayrıklı evrim süreci

    bu teoriye göre evrim yıllara dayalı değil radyoaktivite, iklim koşulları ve doğal seleksyonun çok hızlı olması sebebiyle hızlı bir şekilde dallara ayrılarak olmuştur. bu evrim teorisi her ne kadar darwin ve lamarck'ın teorilerine ters olsa da günümüzde bir çok antropolog ve biyolog bu teoriyi desteklemektedir.

    2 - sıçramalı evrim teorisi

    bunun için şu viki kaynağına bakmanızı tavsiye ederim: http://tr.wikipedia.org/w...B1%C3%A7ramal%C4%B1_evrim

    ingilizce bilenler bu kaynaktan daha geniş okuyabilir: http://en.wikipedia.org/wiki/Punctuated_equilibrium

    okuyacak arkadaşlar anlayacaktır ki bu teorilerin hiç biri o kadar da boş değil.

    bir insan kalkıp şu 2 teoriyi araştırsa zaten söylediklerinin ne kadar saçma olduğunun farkına varır. ulan kalkıp evrim karşısında söz söyleyecek papağanın standart 3 sözü var.
    1 - prekambriyen patlaması, 2 - kompleks organlar, 3 - ara geçiş fosilleri.
    lan inanın bundan başka sözleri yok bu adamların, aynı adamları tanrı nasıl var oldu de susar kalırlar lan. hemen sarılırlar kutsal bi kitaba oradan ayet mıncıklarlar teorilerinin doğruluğu için lakin bilmez ki bu varlıklar karşısındaki insan için onun o kitaplardan sunacağı her şey anlamsız.

    bakın bi entryden alıntı yapayım misal.

    --spoiler--
    ben bu konu üzerine oldukça uzun ve detaylı bir şekilde yazarım ama okunmayacağını biliyorum, bilhassa evrimciler tarafından. o yüzden anlaşılır bi dille şunu söyliyim ki kambriyen döneminde günümüzdeki hayvan grupları bir anda ortaya çıkmıştır. yani evrimcilerin dediği gibi ''canlılar milyonlarca yıl boyunca sudan karaya geçiş yaparak ve evrile evrile mutasyona uğrayarak'' bugünlere gelmemiştir, aniden filumlar halinde ortaya çıkmışlardır. bunu ben değil paleontoloji bilim dalı söylemektedir.
    --spoiler--

    az önce ne dedik daha günümüzdeki modern evrim teorisini bilmiyor hala lamarck ve darwin'e sıkışmış durumda. bu arada bu notun sahibine not geçeyim kambriyen patlamasında günümüzdeki canlılar ortaya çıkmamıştır, sadece basit canlılar ortaya çıkmıştır.

    gelin hadi dinleyelim karşı evrimcilerin masallarını. onlar prekambriyen desin, ara form desin, kompleks organlar desin ama başka bir şey diyemesinler olur mu?
    1 ...
  25. 2295.
  26. abiyogenez gibi bir zırvayı savunan denyonun, evrim gibi bir saçmalığa inanması gayet normaldir.
    ne söylense boştur.
    hangi canlı kendi kendine oluşur?
    hangi cansız madde kendi kendine oluşur?
    hangi cansız madde daha sonra canlıya dönüşür?
    pastörizasyonu "bilim'in bilimsel düşünce ışığında lineer ilerleyişi efsanesi'ne uymayan bir örnek" olarak gösterilmesini saymıyorum ama şu nedir ya?:
    laboratuvar ortamında bile doğru dürüst bir bileşim yapamamışsın, yaptıklarını da sahtekarlıkla bilim dünyasıyla paylaşmışsın ve hala dünyada, kainatta, evrende bu düzenin tesadüfen oluşabileceğine inanmamızı mı bekliyorsun salakcan?
    sen bekle, biz gidiyoruz.
    2 ...
  27. 2294.
  28. çok farklı bir noktadan baktığım konudur ;

    Evrim teorisine ise çok farklı bir açıdan yaklaşacağız. öncelikle kunatum fiziğini ortaya çıkmasını sağlayan çift yarık deneyi ile kuantumu çok az bir şekilde açıklayarak bazı şeylerin bizim için anlam kazanmasını sağlayalım ;

    Çift yarık deneyinin eğlenceli bir görsel açıklamasını bu videoda bulabilirsiniz ; (bkz: (vid #31799))

    Young deneyi olarak da bilinen çift-yarık deneyi, madde ve enerjinin aynı anda dalga ve parçacık özellikleri sergileyebileceğini gösterir. Deneyin basit versiyonunda lazer ışını gibi koherent (eş fazlı) bir ışık kaynağı, iki paralel yarık açılmış ince bir levhayı aydınlatır, ve yarıktan geçen ışık levhanın arkasındaki bir ekranda gözlemlenir. Işığın dalga doğası ışık dalgalarının iki yarıktan da geçerek girişim yapmasını, ve ekranda aydınlık ile karanlık bantlar oluşturmasını sağlar, ki bu sonuç ışık tamamen parçacıklı yapıda olsa beklenemez. Fakat, parçacıklardan veya fotonlardan oluşuyormuş gibi, ekranda her zaman ışığın soğurulduğu görülür. Bu durum dalga-parçacık ikiliği olarak bilinen prensibi ortaya koyar.

    (bkz: http://tr.wikipedia.org/w...C4%B1k_%28Young%29_deneyi)

    Bu tanımdan önemli bir sonuç çıkmaktadır ;

    Gözlemci maddenin davranışına direk etki etmektedir. Bilinç ile madde etkileşiminin sebep olduğu bu durum , kesin bir dille veya teoremle açıklanamayan bir durumdur. Maddenin ve enerjinin bu davranış biçimi bildiğimiz tüm fizik yasalarını ihlal eder. (Kuantum mekaniği farklı bir konudur , burada anlatmak istediğim Atomaltı parçacıkların hereketleridir)

    Bu bilgi temelini attıktan sonra bir de evrime matematik gözüyle bakalım ;

    Matematik , olasılık teoremi üzerinden evrimi kesinlikle kabul etmez. Evrim durumları anlatılırken "şu oldu bu oldu" diye kesin bir dille anlatılmaktadır , fakat anlatılmayan olasılık durumu tüm dünya genelinde olan bir piyangonun size çıkmasının kesin olduğuna inanmak gibidir. Keza bu olasılık bile 10 üzeri 118 kez daha kuvvetlidir. Örnek olarak anlatılan ve öğretilenlerde "canlı sudan çıkmaya başlayarak kara hayatına uyum sağlamaya başlamıştır...." denir , fakat cümlenin doğrusu şudur ;"canlı 10 üzeri 48'de 1 ihtimalle sudan çıkmaya başlayarak kara hayatına uyum sağlamaya başlamıştır...." olması gereklidir. Bunları bilimsel olarak da destekleyebilirsiniz.

    Keza biyoloji size hayal gücünüzü kullanma yetisini verir fakat matematik kesindir ve nettir. Biyoloji biliminde "bu şu an iki olabilir ama önceden 1 idi çünkü söyle söyle şeyler oluşarak 2 olmuştur" der fakat matematikte 2 , 2dir , 1 ise 1dir. kesindir , nettir. ihtimaller hesabı ile evrim teorisi yüzlerce kez çökertilmiştir. Keza ihtimaller teorisine göre bu ihtimal tüm evrende gezen bir toz parçasının size denk gelmesi gibi bir durumdur. Ayrıca bu toz parçasından size binlerce kez denk gelmesi de gereklidir , 1 kere değil. Yani matematiğe göre imkansızdır.

    Bu arada bu araştırmayı günümüzde , en son bilimsel sonuçlara dayalı bir biçimde yapan ve kendisi bu hesaplamalardan önce ateist olan Prof. Dr. Stephen D. Unwin'e aittir. Bundan önce ise aralarında Pascal'ında bulunduğu birçok matematikçi bu konuda görüşlerini bildirmiştir. Prof. Dr. Stephen D. Unwin'e göre Tanrı'nın "olmama" olasılığı 17x10^117de 1'dir. Bu da demek oluyor ki ; matematik Tanrı'nın varlığını kesinlikle doğrular. Keza matematikte 10^18'de 1 ihtimal imkansız olarak nitelendirilmketedir.

    Bunları neden anlattım peki? Yani evrimle kuantumun ne alakası var?

    Gördüğünüz üzere matematiksel olarak , bildiğimiz fiziğe göre hareket eden bir parçacığın bir insan ortaya getirme olasılığı yoktur.

    Peki bu madde bildiğimiz fiziğe göre değil de kuantum yasalarına göre davranırsa? Yani atom parcacıkları bilinçli hareketlerde bulunursa?

    işte bu zaman evrim mümkündür. Fakat burada atlanılmaması gereken bir nokta vardır. Eğer madde kuantum yasasına göre bilinçli hareket ediyor bile olsa , belli bir bilgisi olmadan bunları deneme yanılma yoluyla bulması gene imkansızdır. Keza Jeolojik olarak evrime bakarsak eğer kütlesel yokoluşları görebilmekteyiz. Yeryüzü 5 defa kitlesel yokoluştan geçmiştir. Bunlardan 3.sü ise en ünlüsü olan ve dinazorları yokeden Kretase-Tersiyer yokoluşudur. Bu yokoluşlar çerçevesinde Dünya üzerindeki türlerin %99.6sı türlerin soyu kurumuştur. Keza ilk yokoluşun 3 milyar yıl önce olduğu düşünülürse ve o zamanlar dünyanın şu anki tür sayısının 250 kat fazla olduğu düşünülürse evrim o kadar hızlı ilerlemeliydi ki , 200-300 yıl içerisinde çok rahat gözle görülür farklar gözlemlememiz gerekirdi. Yani eğer evrim varsa bile kuantum yasalarına göre ve belli bir bilgi birikimi olan maddeler tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu bilgileri kendiliğinden öğrenme gibi de bir şansı yoktur. Şu an ise halen evrim varsa eğer , bildiğimiz fiziğe göre değil kuantum fiziğine göre hareket etmelidir ve bunu da yapmayı durdurmuştur , çünkü eğer devam etseydi kesinlikle bunu gözlemleyebilirdik.

    dolayısıyla evrim yoktur , varsa bile tanrı olmadan oluşması imkansızdır.
    0 ...
  29. 2293.
  30. bilimselmiş, ulan siz hangi dünyada yaşıyorsunuz aceba! Ya ca bu kafaya sahip olmak için ne içiyorsunuz?

    madem bilimsel o zaman nerde gözlemlenebilirlik gibi bilimsellik kriteri, ben hiç görmedim bir türün diğer bir türe dönüştüğünü bilen varsa söylesin, ya da yanlışlanabilirlik gibi modern bilimin kabul ettiği bilimsellik ölçütlerinde hangisini karşılıyor sizin evrim teoriniz(!)

    anca her boka tesadüf demekle ya da uzun zaman dilimlerine atarak kaçamak cevaplar vermek bilimsellik değil ancak korkaklık ve sahtekarlıktır, bugün evrim ilk tek hücreli organizmza yani ortak atanın ortaya çıkması olarak 5 milyar yıl gibi geriye götürülüp gözlemlenemezken ve bunun nedeni olarak çok uzun zaman dilimi olduğu sebep gösterilirken, big bang 15 milyarlık bir zaman dilimi gibi çok uzın bir sürece sahip olduğu halde modern astrofizikçiler bunun evrendeki genişlemenin gözlemlenmesiyle ispatlandığını söylemişlerdir, ama evrim için böyle bişey yok, bu durumda nasıl oluyor da bilimsel oluyor, neyse fazla uzatmayım takdir sizin...

    bir de isteyenler caner taslaman'ın evrim kitabına baksınlar, bunları nasıl itin götüne sokuyor görsünler...
    1 ...
  31. 2292.
  32. (#21854286), (#21854575), (#21854687), (#21856144), (#22678791)

    evrimci heyecanlı gençlerin yukarda yazdığım entrylerimi okumasını tavsiye ettiğim teori.

    siz bunları okuyun, sonra bir daha dönüp düşünün. şu entrylere koskoca sözlükte tek cevap verebilen hala yok aylardır.

    çünkü evrim diye birşey yok. bilimsel verilerle ve bilimsel gerçeklerle anlattık herşeyi, tüm bilim dallarını ele alarak söyledik ki evrim diye bir şey yoktur.

    yukardaki entryleri okuyun önce de ondan sonra ''bilim'' kelimesini evrimciler olarak ağzınıza alabilecek misiniz göreceğiz.
    3 ...
  33. 2291.
  34. kanıtlanmış bing bang teorisi karşısında kendini ispat edemeyen teoridir.
    canlının koşullar karşısında kendini yenilemesi ve ortama uydurması tamam da "hani nerede bu canlının ilki?" sorusuna cevap verememektedir.
    zira bu teoriyi ortaya atan darwin de "türlerin kökeni" adlı kitabında bu soruya cevap veremediğini zikretmiştir. açıp okursak eğer.
    1 ...
  35. 2290.
  36. din zırvalıklarından daha bilimsel olan teoridir.
    3 ...
  37. 2289.
  38. 2288.
  39. kendilerine adnan oktar ve kediciklerini rehber eyleyenlerin kabul etmeye yanaşmadığı bilimsel gerçektir.

    bilgileri yetersiz olduğu halde saçma sapan gerekçelerle evrimi yalanlamaya çalışırlar. "buyrun kendi inandığınız gibi izah edin doğanın işleyişini" dediğiniz anda verecekleri yanıtlar aşağıdaki gibidir:

    "evrim yoksa türlerin çeşitliliğini nasıl açıklarsınız?" dediğinizde basitçe "allah yarattı" demeyi yeterli bulurlar.

    "bir çok türün yok olduğu ve geçmişte olmayan türlerin şimdi mevcut olduğunu görüyoruz. demek ki tüm türler bir anda yaratılmamış. o zaman bunlar nasıl yaratıldı? arada dünyamıza bir ışık huzmesi iniyor, onun içinden yeni tür mü çıkıyor" derseniz yine "allah yarattı" derler.

    "homo erectus'u, neanderthalleri filan nasıl açıklıyorsunuz?" dersen. "allah yarattı" derler veya yaşanmış tek bir olaydan hareketle tüm fosillerin sahte olduğunu iddia ederler.

    "bunların fiziksel özellikleri mevcut tüm insan ırklarından farklı" deseniz, ya "önemli değil, hepsi, kitap, şeriat sahibi insanlardı" veya "hayır onlar maymun türüydü" derler. "hangisi? karar kılın" deseniz bir türlü karar veremezler.

    "onlar kitap şeriat sahibi insanlardı" diyenlere "homo sapiens'e kadar, bir resim, bir süsleme, bir heykel bırakan tek bir tür bile yok. mental yeteneklerinin o kadar gelişmiş olduğunu nasıl iddia edersiniz?" derseniz "öyle olmalı" derler.

    bu türlerin maymun çeşidi olduğunu iddia edenlere "siz hiç dik yürüyen, ateş yakan, taştan balta ve mızrak ucu yapan maymun gördünüz mü?" derseniz "kafamı karıştırma lan" derler.

    "peki insan ırklarını nasıl açıklıyorsunuz? size göre insan adem ve havva'dan türediğine ve türleşme mümkün olmadığına göre bu kadar çeşitli ırklar hangi mekanizmayla oluştu?" derseniz "allah yarattı" derler.

    tabi australoid, negroid, mongoloid, nordik vb. ırklar için ayrı ayrı adem ve havva yaratılmış olamayacağına göre (inançlarına ters) ister istemez bir değişim olduğunu kabul eder fakat bu değişimin asla türleşmeye yol açmayacağını iddia ederler.

    "değişim ve türleşme gibi kelimeler -hatalı olarak- sanki arada kesin bir bariyer varmış gibi kullanılıyor. bariyer varsa, değişime izin veren ama türleşmenin önünü kesen nedir? bilimsel olarak tespit ettiniz mi?" derseniz yine "allah değiştirdi ama allah değişimin çok ileri gitmesini engelledi" derler.

    "nasıl?" derseniz, "allah bilir" derler.

    "sözde engelleme mekanizmasını neden keşfedemiyoruz?" derseniz, "allah istemediği için" derler.

    "türleşme yoksa lenski deneyinin sonuçlarına ne dersiniz?" deseniz, "duymadım bilmiyorum" derler.

    "doğada gözlenen sayısız türleşme örneğine ne dersiniz?" deseniz, "kesin uyduruyorlardır" derler.

    "steve project'i duydunuz mu?" derseniz, ""duymadım bilmiyorum" derler.

    işte yüz binlerce uzman biliminsanının hemfikir olduğu bir gerçeği reddedenlerin, alternatif açıklamaları bunlardan ibarettir. kendilerine malum çevreler tarafından çarpıtılarak sunulan bilimsel tespitleri çok bilmiş edalarla reddedenlere açıklama yapmak boştur. kendilerini ciddiye alıp, alternatif açıklamalarını detaylandırmalarını isteyen olmadığı için, çok tutarlı olduğunu sandıkları alternatif açıklamalarının ne kadar zayıf olduğunu göremezler. aslında bunlara laf anlatmaktansa kendi açıklamalarını dinlemek daha eğlenceli...

    roma katolik kilisesi bile evrimi "tanrının yönlendirdiği" notunu düşerek de olsa kabul etmek zorunda kaldı ama bunlar evanjeliklerin vakıflarından siftinenlerin yalanlarına inanmayı sürdürürler.
    2 ...
  40. 2287.
  41. Türkiye'de yanlış politika ile anlatılan teori. adam Allah'ın olmadığını anlatmaya çalışıyor. aq beyinsizi.

    evrim teorisinin kesin olarak varlığının sindirilmesi, uzaylılarla paraleldir. şaka gibi ama bence böyle. milyarlarca galaksi var, gezegen var, yalnızca bizim gezegenimizde yaşam olması ve canlıların olması mantığa terstir. bu cümleyi ben değil Hawking söylüyor.
    1 ...
  42. 2286.
  43. temelinde bütün bilim dünyasının kabul ettiği mutasyon, mayoz bölünme, varyasyon, adaptasyon ve doğal seleksiyon yatar.batı dünyasının tartıştığı ise evrimin canlılar üzerinde ne şekilde gerçekleştiğidir.dolayısıyla bilmem kaç milyon yıllık bir fosil, evrimin olmadığını çok zor kanıtlar.
    1 ...
  44. 2285.
  45. şaka maka karşısında ele avuca sığmayı bırak en ufak bilimsel görüş bile yok.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük