evrim teorisi

entry3509 galeri ses2
    2306.
  1. (#24158657)

    sorularına cevap bekleyen evrimcileri içinde barındıran teori.

    sen bizim söylediklerimize tek bir cevap verme, sonra kendi sorularına cevap iste. öncelikle belirteyim, sizlerin benim söylediklerime verecek tek bir cevabınız yok ama benim sizlerin sorularınıza cevaplarım var merak etme.

    tekrar söylüyorum adnan oktar benim gözümde bir şarlatandır, bıktım sizin bu etiketlemelerinizden. ne dinciyim, ne şeriatçıyım, ne adnan hocacıyım. rakımı da içerim orucumu da tutarım, atatürkçülüğü de savunan bir ülkücüyüm. iyi araştırırım, herşeyi bilimsel konuşurum. seni ciddiye alıp cevap veriyorsam seni önemsediğimden değil, evrimciliğin nasıl bir sahtekarlık olduğunu göstermek için.

    evrim yoksa türlerin çeşitliliğini nasıl açıklarsınız?

    yaratılışçılara ''canlılar nasıl oluştu'' sorusu sorulduğunda bizim cevabımız basittir, nettir, çelişki içermez. ''yaratıcı tarafından kambriyen döneminden itibaren birden ortaya çıkmıştır''. 540 milyon yıl önce kambriyen döneminde canlı filumlarının büyük bir bölümü , yaklaşık %90lık bölümü bir anda ortaya çıkmıştır. kambriyen patlaması denilen ve siz evrimcilerin hiçbir şekilde açıklayamadığı bu aniden çıkış evrime her zaman büyük bir darbe vurmuştur. 540 milyondur hayatta olan eklem bacaklılar, yumuşakçalar, omurgalılar, halkalılar, derisi dikenliler gibi filumlar tamda o zaman aynı anda ortaya çıkmıştır. o döneme ait tortul kayaçlardan çıkarılan fosiller bilimsel bir kanıttır. 600 milyonluk kayaçlarda hiçbir şekilde metazoer canlı fosilleri bulunmamaktadır. fransız paleontolog armand de ricqles 1992 yılında bu durumu ''zoolojik big bang'' olarak ifade eder ve 540 milyon önce canlıların ana grubunun oluştuğunu söyler. bu canlı patlamasında türden türe geçiş yoktur, türler ana gruplar halinde birden bire ortaya çıkmıştır. yani örnek vermek gerekirse birbirinden farklı 2 ana grup olan eklem bacaklılarla derisi dikenliler aynı anda meydana çıkmıştır, aralarında bir geçiş olmamıştır. bu bilimsel bir gerçektir. oysaki evrimcilere göre aralarında bir geçiş olması gerekir ama bu filum fosilleriyle çürütülmüştür.

    yani daha anlaşılır anlatayım. kambriyende kuşlar, kambriyende balıklar, kambriyende sürüngenler, kambriyende eklem bacaklılar, kambriyende yumuşakçalar yaratılmıştır ana gruplar halinde. kambriyenden sonra bu ana gruplar kendi alt dallarında çoğalmıştır. bu zaman zarfında hiçbir balık karaya çıkıp sürüngene, sürüngende kuşa dönüşmemiştir, bilimin söylediği budur. kambriyen sonrası hiçbir farklı ana grup o-luş-ma-mış-tır. tüm ana vücut planları kambriyende oluşmuştur.

    buraya kadar yanlış bir şey söyledim mi? hayır. totomdan herhangi bir şey uydurdum mu? hayır? tüm bu canlı filumlarının bir anda oluşması bile evrimi çürütmek için yeterli ama ben durmayıp sana cevaplar vermeye devam edeceğim.

    neandertaller?

    neandertalleri sormuşsun. israil de bulunan amud 1 kafatasını bilirsin. bu kafatası yapılan hesaplara göre 1.80 boyunda ve 1740cc büyüklüğünde beyne sahip bir kafatası.

    bahsedeceğim nedenlerle çok belli ki neandertaller kayıp bir insan ırkıdır, bildiğin tarih sahnesinden silinmiş bir insan grubudur. eğer ki neandertaller insan ırkının atası olsaydı ne beyin hacmi ne de iskelet boyu aynı günümüzle aynı seviyede olmazdı. sizler neandertalleri ''zeka özürlü insanımsılara'' çevirdiniz resmen. vücut boylarının yada iskelet yapılarının güçlü olması, dar alınlı olması ilkel oldukları anlamına gelmez. tıpkı kuzey avrupa erkeklerinin kendilerinden daha küçük olan uzak doğululardan daha saf olmadıkları gibi. kemik ve iskelet yapısı zeka seviyesinde belirleyici bir faktör değildir. bu mu yani kanıtınız? *
    yani ben sana çok net bir şekilde neandertallerin bir maymun çeşidi olmadığını, kayıp bir insan ırkı olduğunu, iri yapılarına karşılık beyin hacimlerinin aynı olduğunu söylüyorum bak, net cevap alıyorsun. neandertalleri farklı yada özel kılan bir şey yok. haa dersen ki beyin hacimleri daha büyük, işte o zman kendinle çelişirsin. çünkü siz evrimcilere göre zeka seviyesi beyinin haciminin büyüklüğüyle eş değer. bu durumda neandertaller günümüz insanlarına göre daha zeki olmalı değil mi? ee bu durumda evrim geriye sarıyor o zaman?

    elbetteki hayır. neandertallerin büyük hacimli beyinleri yada iri kıyım tipleri onları farklı kılmaz, tıpkı günümüz insanların coğrafik farklılıklar da bedensel değişiklikler göstermesi gibidir neandertaller, kayıp, yok olmuş bir insan ırkıdır.

    ayrıca neandertallerin hasta ve yaşlıları tedavi etmeye çalıştıklarını, ölülerini çiçeklerle gömdüklerini biliyorsun değil mi? elbetteki biliyorsun. bildiğin senden benden farksız insanlara başka anlamlar yüklemek düşüncesini en baba evrimciler bile bırakıyor artık.

    ayı kemiğinden 4 delikli flüt yapabilmiş bir insan ırkından söz ediyoruz. bu adamlarda müzik kulağı ve bilgisi olduğunu bu flütü inceleyen ünlü müzikolog bob fink söylüyor, ben değil. dikiş iğnesi yaptıklarını da biliyorsun değil mi? bugün bile kullanılacak seviyede bu dikiş iğnesi.

    neandertaller için son vurucu darbeyi şöyle yapayım sana. ünlü arkeoloji profesörü steven kuhn italyada neandertallerin mağarasında yıllarca araştırma yapıp sonuç olarak onların ''günümüz insanı gibi kompleks düşünce yapısı gerektiren faaliyetlerde bulunduklarını'' açıklamıştır.

    sonuç olarak neandertalleri ''maymun adam'' olarak lanse etmek, inatçı evrimcilerin kendi istekleri doğrultusunda onlara bunu atfetmelerinden başka bir şey değildir. ispatlarıyla yazdık. soyut düşünceye sahip normal bir insan ırkı olduklarının kanıtlarını belirttik.

    farklı insan ırkları? australoid, negroid, mongoloid, nordik?

    cevabı bu kadar kolay ve bilinen sorular sorman gerçekten de çok komik.

    öncelikle coğrafik etkileri bugün bilimsel bir gerçektir insanları farklı kılan.deri rengi avrupada kuzeyden güneye indikçe koyulaşır. isveçliler, norveçliler beyaz tenliyken, akdeniz insan esmerdir. ispanyol, italyan, türk ve yunan insanı birbirine benzer farklı diller konuşmalarına rağmen. yahud, arap ve farsi milletlerde dizayn olarak birbirlerine çok benzerler çünkü aynı kuşakta yaşamaktadır. tıpkı kuzeyde estonyalıyla binlerce km uzaktaki izlandalının aynı görünüşte olması gibi. ekvatora indikçe bu deri koyulaşır, afrikanın göbeğinde beyaz insan göremezsin.

    bununla beraber günümüz biyologları ''saf bir ırk yoktur'' demektir. gelişen gen bilimiyse ''boya, göz ve deri rengi gibi fiziki karaktere etki eden birçok genin varlığını ortaya koymuştur''. mesela tavşanların kürk rengini belirlemek üzere 12'den fazla gen çifti çeşitli yollardan etkileşirken meyve sineklerinde göz rengi ve göz şekli olarak 100'den fazla genin etkileştiği tespit edilmiş durumda. insandaki boy uzunluğu için de 10'dan fazla gen çifti var. sadece gen çiftleriyle değil, genotipin fenotip üzerindeki etkisi çevre şartlarıyla da ilgilidir. yani çok çeşitli varyasyon vardır.

    cinsiyet hücrelerinin mayoz bölünmesindeki krosingover ile ortaya çıkan rekombinasyonlar yeni gen kombinasyonlarına sebep olur. bu şekilde rekombinasyonlardan ortaya çıkan yeni tiplerin değişik yerlerde kapalı topluluklar oluşturması ile insanın çeşitli popülasyonları meydana gelmiştir. bu popülasyondaki her birey kendine has bir genotipe sahiptir fakat bir popülasyon içerisinde genlerin dağılımı hemen hemen sabittir. nesilden nesile gen frekanslarının değişmemesine biyolojide ''hardy-weinberg prensibi'' denilmekte. mutasyon ve popülasyonlar arasında karışım olmadıkça bir popülasyonda genlerin dağılımı ve ortaya çıkış nisbeti hemen hemen değişmez. işte bu sebepledir ki ırklar bazı karakterlerle barizdir. yine de bu ırklar birbirleriyle iletişim içinde olmasından dolayı kesin kalıplarla birbirinden ayrılmaz.

    sonuç olarak yeryüzündeki temelde aynı genetik bilgiye sahiptir ama bu genetik bilginin izin verdiği varyasyon potansiyeli sayesinde kimisi çekik gözlüdür, kimisi kızıl saçlıdır, kimisinin burnu uzun, kimisinin de boyu kısadır.

    kısacası farklı ırkların varlığı insanların genlerinde var olan zengin çeşitlilik nedeniyledir. ilk insan olan hz.adem veeşi de genetik yapılarındaki zengin bilgiyikendi dış görünümlerine bunların ancak bir kısmının yansımasına rağmen sonraki nesillere aktarmışlardır. insanlık tarihi içinde ortaya çıkan coğrafi izolasyonlar da çeşitli insan gruplarında belilrli özelliklerin birikmesine uygun ortam oluşturmuştur. bu süreç, uzun zaman içinde insan gruplarının kemik yapısı, ten rengi, boy, kafatası hacmi gibi özelliklerinin birbirinden farklılaşması sonucunu getirmiştir. bu farklılaşma ile ırklar ortaya çıkmıştır.

    lenski deneyi?

    25 yıldır bakterileri değişime zorlayan deneydir evet. peki bakeriler evrimleşti mi? hayır. bakteriler değişip başka bir canlıya dönüştü mü? hayır. bakteriler faydalı bir mutasyona uğramış mıdır? hayır.

    sadece beslenmeleri değişmiştir. tıpkı bir et tüketen bir insanın vejetaryen olması gibi. neticede insanda bir değişiklik yok. et de yese vejetaryen de olsa insan gene insan. bu bakteriler de öyle.

    bu bakteriler değişime uğrayıp sitrat kullanma yeteneğini elde etmiyorlar canım kardeşim. zaten genlerinde var olan sitrat kullanma becerisini ortaya koyuyorlar ve siz evrimciler de bunu faydalı mutasyon adı altında dünyaya yutturuyorsunuz, en büyük sahtekarlık da bu ya işte. dawkins bile buna ortak olmuş durumda.

    sitrat kullanımı bu bakterilerin genin de var zaten, sonradan kazanılmış faydalı bir mutasyon değil bu. düz saçlı bir insanın geninde kıvırcık saç yeteneğinin de bulunması gibi. yemin ediyorum en çok buna deli oluyorum. hani bu derece çarpıtma da yapılmaz.

    steve projesi?

    ciddiye alıp cevap vermemi beklemiyorsun herhalde. bunu burada anman bile komedi. isminde steve olan bilim adamlarının evrime inanmalarıyla, tüm dünyada evrime inanmayan bilim adamlarının sayısının kapıştırılmasının burada konuşulması ego tatmininden başka birşey olmaz.

    sonuç;

    tüm sorularına tek tek, net, kesin ve bilimsel gerçeklere dayanarak cevap verdim. her biri su götürmez gerçek bunlar. bu sözlükte kalkıpta kimse ''yaratılışçılar benim sorularıma cevap veremez'' diyemez ben burdayken.

    şimdi sana gelelim. maçan yiyorsa sen benim söylediklerime cevap verirsin. veremiyorsan ''evrim insanlık tarihinin en büyük aldatmacasıdır'' diye buraya yazmanı beklerim senden medeni bir insan olarak.

    hadi öptüm şimdi hiçbir zaman evrilmemiş gözlerinden.
    0 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2026 uludağ sözlük