2002-2007 yılları arası hayatımın ilk 5 senesiydi. o zamanlar bilecik'in söğüt ilçesinde yaşardık. söğüt'te yaşadığımız süre zarfında eskişehir'e çok kez gitmişizdir. özellikle alışveriş merkezleri çok güzeldir.
çok sıcak bir iklimi var. 2019'da sınıf gezisinde gitmiştik. anadolu üniversitesi'ni ve devrim arabasını yakından görme fırsatına eriştim.
çok kültürlü ve görkemli bir şehir. venedik'in türkleştirilmiş hali bile derim.
bizim dedeler yıllar yıllar önce eskişehir'den ankara'ya göç etmiş. eskişehir'de soyadımızı taşıyan bir köy olduğu söyleniyor, aslını bilmiyorum, araştırmadım. göçmenmişiz galiba ve eskişehir'de göçmen nüfus çok fazlaymış. merak ettiğim bir şehir, içinden otobüsle geçmek dışında hiçbir yerini görmedim.
askerliğimin 5 ayının geçtiği ve askerdeyken ağız tadıyla gezmek nasip olmasa da sonradan yüksek hızlı tren ile gelip günübirlik ziyaret ettiğim, Anadolu üniversitesi sayesinde geniş bir öğrenci popülasyonuna sahip şehirdir. Lakabı da bu yüzden 'öğrenci şehri'dir.
tarihi Odunpazarı evlerinin olduğu bölgenin sokaklarında kaybolmak, şehr-i aşk adasının kenarında dolaşmak çok güzel. insan huzur buluyor cidden. Özellikle Odunpazarı'nda o mistik ve tarihi havayı solumak bambaşka. Adalar semtinden geçen porsuk çayı ise ufaktan venedikvari bir hava hissettiriyor ama porsuk çayı temiz değil. Ancak kitap ve kahve iklisinden hoşlananlar için ideal bir noktadır adalar. (bkz: insancıl kitabevi)
"Şehri bir de tepeden göreyim" derseniz de şelalepark'a gitmenizi öneririm. Odunpazarı'ndan ister yürüyerek çıkın isterseniz de otobüsle gidin.
Tabi, Yerel lezzetleri ile de biliniyor bu şehir.
(bkz: çibörek), (bkz: met helvası), (bkz: nuga helvası)
Buraya kadar gelmişken bir çibörek yemeden gitmek olmaz.
Sevdiğim bir yanı da, yaya dostu caddelerinin olması... Doktorlar caddesi ve 2 eylül caddesi tramvay ve yayalara açıktır mesela. Hazır tramvay'dan söz açılmışken, şehir, geniş tramvay ağına sahiptir (bkz: estram). Hatta o kadar ki; Tramvay ile şehrin hemen hemen her yerine gidebilirsiniz. Gitmeyen çok az yere de otobüs ile ulaşabilirsiniz. Örneğin sazova parkı. Sazova parkı demişken, şehirde görülüp gezilmesi gereken bir noktadır bence. Bilhassa japon bahçesi, eti sualtı dünyası, Esminyatürk ve bilim parkı görülmesi yerlerdir. Şato ve korsan gemisi size pek hitap etmeyebilir çocuk değilseniz. Şanslıysanız, sazova göletinde kuğuları görebilirsiniz. Yalnız şehirde o kadar çok yeşil alan var ki hangisini önereceğimi şaşırdım. O zaman bir de kanlıkavak parkı'nı önereyim ve yavaştan yazımı noktalayayım.
Ayrıca söylemeden edemeyeceğim, Eskişehir'i soğuk diye eleştiriyorlar ama karasal iklime sahip bir şehrin ne olmasını bekliyorlardı?
Dipnot: arada bir savaş uçağı geçişini duymak çok normal bu şehirde. 1. Ana jet üssünden kalkan uçaklardır onlar.
Ve son olarak, bir teşekkürü espark'a edeyim. ben askerken sivil hayatın nasıl bir şey olduğunu gösterdiği için.