not: trt'de radyo tiyatroları yayınlanıyor saat on gibi falan. vaktim oldukça dinlerim. en çok bu oyunun sonunu merak ediyordum lakin sonunu kaçırdım. şimdi internette de bulamıyorum. *
neden? ben, bana ihanet edenlere derslerini vereceğim! senin en azından yaptıklarının yanlış olduğunu savunmanı beklerdim. bunu bile mi yapamayacaksın? neden?! gözlerinde... beni anlamaya çalışan birisinin bakışları var. benimle aynı konumda olup, benim açımdan bakan birisinin bakışları var. yani sen... bana yapılanları red mi edeceksin?
Şuraya dikkat ediniz eğer düşmanınız var ise sizde düşmanınızın düşmanısınız ve kesinlikle düşman kazanmayınız.
Yıllar önce biri ile kavga etmiş olabilirsiniZ ve düşmanınız intikam almak için yıllar sonra bile karşınıza dikilebilir ve karnınıza mermi doldurabilir.
bir günah için yönlenirsin, (hırsızlık, yalan, dedikodu, zina...)
günah olduğunun bilincindesindir cezasının büyüklüğünün vs.
sonra pişmanlık çöker, eğer güçlü değilsen defalarca bu olayı yaşarsın.
bu zamanla kalbinde bir hastalık oluşturur günahtan dolayı pişmanlık duymayan insanlarda da aynı şekildedir sadece farkında değillerdir.
etki tepkiyi doğurur, boş ovada yüksek sesle bağırdığında ses sana geri döner.
sesin yüksekliği = günahın büyüklüğü
peki kim bize bu sinsi planları kuran?
bize kim bu düşmanlığı yapıyor?
(bkz: nefs i emmare)
Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim,
akar suyun
meyve çağında ağacın,
serpilip gelişen hayatın düşmanı.
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına :
- çürüyen diş, dökülen et-,
bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler,
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle : işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet.
Bursa da havlucu Recebe,
Karabük fabrikasında tesviyeci Hasana düşman,
fakir köylü Hatçe kadına,
ırgat Süleymana düşman,
sana düşman, bana düşman,
düşünen insana düşman,
vatan ki bu insanların evidir,
sevgilim, onlar vatana düşman
senaryosunu yılmaz güney'in cezaevinde yazdığı, zeki ökten'in yönettiği, aytaç arman ve güngör bayrak'ın başrolleri paylaştığı film. 1979'da çekilen, 1980'de gösterime giren filmin konusu kabaca şöyledir:
ismail, düzenli bir işi olmayan, günübirlik işlerle geçimini sağlamaya çalışan yoksul bir adamdır. yaşadığı geçim sıkıntısı yüzünden ne evinde huzur bulabilmektedir, ne de evin dışında rahat olabilmektedir. karısı naciye'nin ise gözü yükseklerdedir. yaşanan geçim sıkıntısı, zamanla naciye'yi farklı arayışlara itecek, karı ile kocanın arasını açacaktır. farkında olmasalar da artık geri dönüşü olmayan bir yola girmişlerdir.
* senarist yılmaz güney, film çekildiği sırada yargıç sefa mutlu'nun öldürülmesi olayından aldığı 19 yıllık hapis cezasını çektiği için arkadaşı ve güney film çalışanı, şair mustafa nihat behramoğlu, çanakkale'ye gidip senaryo çalışmaları için materyal toplamıştır.
* filmde başrol için ilk olarak yılmaz güney'in senaryosunu yazdığı bir diğer film olan sürü'nün başrolü tarık akan düşünülmüştü. ancak, tarık akan'ın film çekimlerine az bir zaman kala askere alınması üzerine başrol, yılmaz güney'in 1970 yapımı baba filminde birlikte rol aldığı aytaç arman'a verildi.
* 1980 yılında yapılması planlanan antalya altın portakal film festivali, 12 eylül darbesi nedeniyle yapılamadı. darbeden 31 yıl sonra, eylül 2011'de '80 yılı altın portakal ödülleri sahiplerine verildi. en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülüne naciye'nin annesi karakterini canlandıran fehamet atila layık görüldü. düşman, fehamet atila'nın yaşamı boyunca oynadığı tek filmdir.