Siyaset ve futbol konusunda Argümanı, bilgisi ve fikri olmayanların son sığınağı hakarettir.
Beni şaşırtmadın cedo, seviyen tam da bu kadarına yetiyor.
Sözlükte Fenerbahçe ve Galatasaray meselesinde her hafta gerilsek de kendisini severim. Özellikle açık oylamaları ile güzel bir motivasyon vermekte. Ben de aynı şekilde açık oylamada artı vermeye gayret eden yazar olarak kendisini takdir ediyorum.
Çaylak olmak, buradan uzak kalmak o kadar da mühim değil. insan nelere alışıyor, çaylaklık ne ki. Yalnız anlayamadığım bir şey var: Kimseye ana bacı karıştıran bir küfür etmiyor, efendi gibi doğru bildiğimi yazmaya çalışıyor, fikirlere önem vererek seviyeli olmaya gayret gösteriyorum; buna rağmen saçma sapan sebeplerle çaylak yapılıyorum. Apo iti'ne ve onu koruyup PKK hakkında güzelleme yapanlara saydırırım, hiç geri vites atmam. Değil çaylaklık ne yaparlarsa yapsınlar ben böyleyim, değişemem. Doğru diyenin elini öpeyim, yanlış ve menfaatine konuşanın...
Sırrına hiçbir zaman eremeyeceğimiz şeyler hep tatlı gelmiştir. Oysa mutluluk iblisi yan yamacımızda turlar atıp dönerken, yönünü nadiren çevirir, çene altımıza o kırılasıca parmağını dokundurup başka limanlara yanaşmak üzere hoyratça seğirtir. Elde etmek istediklerimiz güzel olmalı ya da en azından makulde buluşturulduğunda bir nedene dayanmalı. Değmeyeceğini bildiğin şeylerin peşi sıra gitmek yerine, kalbindeki tertemiz çocuğun anlattığı hikâyedeki başkahramanın aslında sen olduğunun farkına varmalısın.
Sadece düz taraftar değil, az biraz da mürekkep yalamış bir canız. Bu da böylece dursun, Cinconlular okusun. Bizim elimizin erdiği yere sizin aklınız ermez. Fenerbahçe daim güzeldir, okyanus ardı efsanesi olanlar bilmez. Evetimsi :-).
Ne diyorsun sen aslanım? Aslan dediysem, lafın gelişi işte, ağız alışkanlığı diyelim. Biz Fener'i iskambil destesinde bulmadık ki şansımıza küselim. Ne demiş Sadri Baba: Öyleyse bağırın ulan Fenerbahçe çok yaşa diye!
her zamanki gibi galatasaray yenilince ortaya çıkan sözlüğün troll fenerlilerinden aslolan fenerbahce dir ve cedidader’i dün fener yenilince göremedik. böyle ağlayıp saklanacaksınız bundan sonra adamlıktan bahsedip biz takım taraftarıyız demesinler. zira kendileri iyi gün taraftarından başka bir şey değiller. neyse galatasaray puan kaybettiğinde ortaya çıkarlar
Entryleri genel olarak güzel olsa da içinde bir Galatasaray nefreti olan yazar. Artık hangi tavuğuna kış dediyse cimbom resmen başarıları bir çekememezlik bir hazmedemezlik görüyorum. Bundan başka bir şey değil. insan kendi başarısızlıkları yerine başkalarını daha çok önemserse başarı onun için hayalden öte olamazmış. Bu sözü unutmamasını öneririm.
Samsunspor'un Fenerbahçe'ye oynadığı oyunun yarısının çeyreğini Himmetçiler'e karşı oynamamış olmasını ve Osipen ve Torrik kırmızı dokunulmazlık kalkanını bir yana bırakırsak eğer; Fenerbahçem'in kötü oynamasına rağmen aldığı Cherifli ve şerefli bir galibiyettir. Türkiye'nin en şerefli takımı olan Fenerbahçem'in sadece rakiplere karşı değil, Himmet'e ve Oğuzhan Çakır gibi hakemlere rağmen kazanması çok güzel. Korkmayın poşetçiler, titreyin! Himmet sizden yana, çok üzülmeyin! Algınızı sürdürün, ara vermeyin! Üç elham bir kulfu okuyun, okyanus ötesine üfleyin! Evet :-).
çok ağır bir galatasaray kompleksi var. kendi takımının kazandığı maçtan sonra bile kendi takımı yerine galatasaray'ı konuşuyor. fark 7 puandan 4 puana düştü diye galatasaraylıları güya üzdüğüne inanıyor. galatasaraylı bir futbolcunun başlığında futbolcuyu övüyoruz, geliyor oraya bile salça olup alakasız bir entry giriyor.