can yücel

entry1108 galeri48 ses2
    651.
  1. "Hayatta herşeyini bir kişiye bağlama. Çünkü onu kaybedersen, herşeyini kaybedersin".
    1 ...
  2. 650.
  3. --spoiler--
    naber la napıyon dedi
    iyi daa senden naber dedim
    iyidir nolsun
    dedi...

    ---can yücel---
    --spoiler--

    en sevdiğim eserlerinden birini okudunuz biraz önce.
    3 ...
  4. 649.
  5. 648.
  6. beni
    facebook soytarısı
    yaptınız amk.

    --can yücel--
    1 ...
  7. 647.
  8. bu yıl ki sbs serüvenimde en çok yardımcım olan şayirdir.

    önümüzdeki yıl da küçük iskender'e devretmiştir beni.
    0 ...
  9. 646.
  10. şair değildir demeye getirenler olmuş hakkında, mezarda olmasa ananızı bizzat sikerdi haberiniz olsun.
    3 ...
  11. 645.
  12. Sebepsiz sevmektir aşk,
    nedeni olmadan bağlanmak birine.
    Hatta sarılamamaktır utançtan,
    Çünkü utanmaktır sevmek aslında.
    0 ...
  13. 644.
  14. 1926 yılında istanbul'da doğdu. Cumhuriyetin ilk yıllarında milli eğitim bakanlığı yapmış olan Hasan Ali Yücel'in oğludur. Ankara dil tarih coğrafya fakültesinde latince okudu. bunun yanı sıra çevirmelikte yaptı. askerliğini Kore' de yaptı. BBC'nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı. son zamanlarda istanbul'a yerleşerek çevirmenlik yaptı ve şiirler yazdı. Süleyman Demirel'e hakaret ettiği için yargılandı.12 ağustos 1999'da ölen şair çok sevdiği Datça'ya gömüldü.
    0 ...
  15. 643.
  16. gitmeni asla istemediğim halde
    buna mecbur olduğunu görmek
    ve sana bunları söylemeden
    ”git artık” demek
    ”beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
    kavuşacaksın mutluluğa”
    demek sana nede zor
    seni görmemek ve belki yıllar sonra
    karsılaştığımızda
    bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden…
    yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek…
    2 ...
  17. 642.
  18. diyelim yağmura tutuldun bir gün
    bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
    öbür yanda güneş kendi keyfinde
    ne de olsa yaz yağmuru
    pırıl pırıl düşüyor damlalar
    eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
    dar attın kendini karşı evin sundurmasına
    i̇şte o evin kapısında bulacaksın beni
    diyelim için çekti bir sabah vakti
    erkenceden denize gireyim dedin
    kulaç attıkça sen
    patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
    ege denizi bu efendi deniz
    seslenmiyor
    derken bi de dibe dalayım diyorsun
    i̇çine doğdu belki de
    i̇şte çil çil koşuşan balıklar
    lapinalar gümüşler var ya
    eylim eylim salınan yosunlar
    onların arasında bulacaksın beni
    diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
    çakmak çakmak gözleri
    meydan ya taksim ya beyazıt meydanı
    herkes orda sen de ordasın
    herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
    yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
    özgürlüğe mutluluğa doğru
    her işin başında sevgi diyor
    gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
    bi de başını çeviriyorsun ki
    yanında ben varım.
    0 ...
  19. 641.
  20. içerimden bir defne ağlıyor
    hançeremden ciğerimden
    zâri zâri
    yetiştirin bana diye şimdi
    biberonu
    esma'yı
    vitamini
    yetiştirin bana şimdi diye
    büyümeyi
    vaktiyle de ölmeyi
    sıçtı can bez getir
    ecel can'ı tez götü
    0 ...
  21. 640.
  22. bir gün tansu çiller datça ya gelir. korumalarına '' bana can yücel i bulun'' der. can yücel tansu çiller in yanına getirilir. tansu çiller küstah bir tavırla can baba ya şunu der: siz çok iyi şiir yazıyormuşsunuz, bana da yazsanıza.

    can baba kabul eder. hemen yazmaya başlar:
    sarı saçlı güzel kadın
    sarı saçlı güzel kadın

    tansu çiller keyifli bir halde dinlerken can baba devam eder:

    sarı saçlı güzel kadın
    sarı saçlı güzel kadın
    anasını sktin vatanın...

    can baba korumalar tarafından apar topar dışarı atılır.
    1 ...
  23. 639.
  24. ülke bölünsün istiyorum;
    - yandaş, yalaka ve yavşaklar bir tarafa
    - onurlu, şerefli, üreten emekçiler ve vatansever insanlar bir tarafa...

    can yücel
    3 ...
  25. 638.
  26. Çok iyi aşk şiirlerine sahip yazar. Sadece şiirleri dolayısıyla değil kişiliği bakımından da hayran olduğum halktan, rahat, 'cool' adam. Gerek Duygu Asena'nın Nazım Hikmet'e 'kartpostal şairi' yakıştırması sonrası verdiği cevapla: "Kart sensin, postal da sana girsin", gerek çok içtikleri bir günün sonunda yere yatıp gökyüzünü izlediği sırada, ona ne gördüğünü sorduklarında "Çok sarhoşum amına koyim" cevabıyla orjinal bir adam olduğunu kanıtlamış ve gönlümüzde taht kurmuştur.
    Fakat son günlerde Facebook ortamında ergen gençlerin şiirlerini paylaşması, hatta onun olmayan apaçi şiirlerin altına da onun adını yazmaları son derece sinirimi bozmaya başladı. Ben kıskanç bir insanımdır, dinlediğim müzikleri öyle çok kişi dinlemesin, beğendiğim şiirleri öyle çok kişi okumasın isterim ama oldu yine olan. Can Yücel de ergenlerin diline pelesenk oldu. Bir an önce unutulması ve sadece okuması gerekenler tarafından okunması dileğiyle..
    2 ...
  27. 637.
  28. --spoiler--
    Sırtımda çıplak
    Islak nefesin
    Bi gidip bi geliyor
    ...
    Biz senlen yatmıyoruz ki
    ...Yaşamıyoruz da
    Hep yarışıyoruz
    Sen mi ben mi
    Önce kim
    Ölümü öldürecek diye
    --spoiler--

    can yücel
    2 ...
  29. 636.
  30. emek partisi kurucularından eski tdkpli şair.
    1 ...
  31. 635.
  32. --spoiler--
    Gecenin yarısı, bir kitabın orta yerinden başlamak gibiydi,
    Seninle birlikte olmak.
    Başını anlamadan sona yaklaşmak.
    Sonunu okuyamadan uyuyakalmak.
    Ve uyandığında kaldığın sayfayı karıştırmak.

    işte böyle birşeydi seni yaşamak,
    Yarım yamalak..
    --spoiler--
    4 ...
  33. 634.
  34. vaziyet-i umumi. halimi en güzel anlatan şiirdir. ne vaziyetteyiz anlaşılır inşallah bir gün.

    benim halim memleketin hali
    üç gündür kabızım, dışarı çıkamıyorum
    ne geğiriyor ne osurabiliyorum
    içim gırtlağıma kadar bok
    her zamanki gündelikçi kadın iki kız yollamış yerine, acı şeyler
    etrafımda dolanıp duruyorlar
    zaten başım dönüyor
    yemekten içmekten kesildim
    boyuna lagman yaptırıyorum, götüme fitil sokuyorum
    bunlar yetmezmiş gibi disarida
    sokak insaati yeniden basladı
    matkaplar gırla
    kendimi intihar edecegim bir gün...

    can yücel
    1 ...
  35. 633.
  36. az ve öz kişilerdendir can baba. argo ve küfürlü dil, bi ona yakışır. yaşanmış bi olay: "can baba bi ödül alır ve kısa bi konuşma yapar, konuşmasında hiç argo ve küfür yoktur, herkes şaşkındır. konuşma biter. kürsüden tam ayrılacaktır ki son kez mikrofona döner ve der ki: kusura bakmayın, beyninizi s.ktim".
    3 ...
  37. 632.
  38. nazımın öldüğü gün bbc de çalışmaktadır can baba. bakmış ki haberi geçiştirmeye çalışıyor bbc; almış eline mikrofonu

    -"ölmekle silinir mi sandın bre hain; insanları sevme suçun?"

    bunun üzerine işine son verilir büyük üstadın bbc'de.

    helal sana be can baba, iyi ki bizim dilimize nail olmuş senin kadar büyük bir usta.
    şairliğinin yanında durumlar karşısındaki tavrın da bizi ayrıca hayran etmektedir sana.
    en kısa zamanda datça ya gelip mezarına bir şişe şarap dökmek dileğiyle.
    3 ...
  39. 631.
  40. "küfür proleteryanın ağzındaki çiçektir" sözüyle bizi mest etmiş ulu şair.
    3 ...
  41. 630.
  42. "kart sensin postal da sana girsin" lafı üzerine birkaç gün sonra can babadan lafını geri alması istenir.
    Can baba'dan cevap: "Kartı aldım, postal kalsın."
    2 ...
  43. 629.
  44. 628.
  45. küfürü ağzına en güzel yakıştıran şair.
    0 ...
  46. 627.
  47. cemal sürreyya ile arasında geçen bir dialog.
    c.y: oo darphane müdürü de burdaymış.
    c.s: evet darphane müdürlüğü yaptım ama istifa ettiğimde üstümü iyice silkeledimki hiç altın tozu kalmasın üstümde, hem sen de bakan oğlusun.
    c.y: evet bakan oğluyum ama benim şiirimden başka hiçbirşeyim yok.
    c.s: şiirin varda sanki ele gelir birşey mi yazdın.
    can baba iyiden iyiye sinirlenerek cemal süreya'ya şöyle karşılık verir:
    c.y: bende senin eline gelecek başka birşey var, veriyim mi? ister misin?
    uzunca bir sessizlikten sonra ortamı yine cemal süreya yumuşatır. cemal süreya elini ileri doğru uzatarak şöyle der:
    c.s: ver ulan.
    bunun üstüne can yücel ayağa kalkar, meyhanedeki kalabalığı hiç umursamadan pantolonun önünü açar ve malafatı çıkarır. cemal süraya bir süre baktıktan sonra şöyle der:
    c.s: hiç değişmemiş ulan. hala aynı.
    can baba gür bir kahkaha atar ve karşılık verir:
    c.y: değişmez tabii. niye değişsinki.
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük