Tek kelime söylemedi.Az önce duyduğu cümlenin gerçekliği ve bu gerçeği uzun zamandır biliyor oluşu ama o ana kadar kendine söylememiş olması kitlemişti onu.Karşısında duran kadın o büyük insan. Nasıl seninki gibi, saf değil belki ama büyük bir aşkla sevebilirdi ki seni?
-Sana ihtiyacım olduğu için seni seviyorum.
O değil miydi hep yıkmak için gelen? O değil miydi ki her seferinde arkasına bakmadan giden? Sen her saniye onu düşünürken o değilmiydi başkasının kollarında olan? Nasıl seninki gibi saf değil belki ama büyük bir aşkla sevebilirdi seni? Sadece "ihtiyaç" olan bi sevgi. seni yıkmanın o dayanılmaz hafifliği. Dünyada ki en büyük zevk onun için.Öyle ki artık bağımlısı oldu sana acı vermenin.
olsun benim sevgim ikimizede yeter-Salaksın sen.
-Bi an için sende kendi sevgini düşün. ihtiyaç değil mi?
Düşündü bi an. haklı olabilirdi.ihtiyaçtı evet ama bu erkek için "ihtiyaç" değildi.Bu onun hissettiği aşkın kıza olan ihtiyacıydı.Böyle bi aşk başkasına yakışmazdıki bu kadar.O bu kıza aitti.
Benim..dedi çocuk
-Benim seni sevdiğim için sana ihtiyacım var.
yaşamaya devam ettikçe siz değerli sözlükçülere tecrübelerimi aktarmaya devam edeceğim duygudur;
içine düşülen belirsisizlik durumudur, bir çıkmazdır. ancak saf duygulara sahip olan insanlar aşık olabilirler. bir süre sonra insan aşık olamamaya başlar. duyguları körerir. aşık olduktan sonra temiz kalabilenler ancak tekrar aşık olabilirler.. temiz kalabilmekten kastım şudur; aşık olduğunuz kişiyi sözde değil, beyninizden silip atmalısınız. ama bu isteyince olmaz. olacağı varsa olur. yani demek istediğim insanın elinde olan birşey değildir bu silip atma olayı. Ki insanlar genelde bunu beceremezler. bir insanın bunu yapabilmesi için sadece ve sadece şansının olması lazımdır. bunu yapamayanlar ise aşık olduklarını sanarlar fakat yaşadıkları duygu sadece aşık oldum sandığı kişiyi fazla arzulamaktır.
aşağıdaki pek değerli şarkı siz başkasına aşık oldum sanan kişilere, benim gibi hala ilk aşkım dediği kişiyi unutamam diyenlere gelsin;
* sarmaşık. farsca kökenli bir kelimedir aşk . manası sarmaşık sizden ayrı gayrı biri öylesine dolar ki sizi sizin beslenme kaynaklarınızı sömürür çoğu kez . dertlenmezsiniz bitirse de sizi. gönüllü mahkumiyet.
aşk, doğanın insanları üremeye teşvik etmek için damarlarımıza bastığı hormondan ibarettir. uyuşturucudur.. her uyuşturucu gibi, etkisi bitince "ben ne bok yedim?" dersin. fazla ciddiye almaya değmez. sevgidir esas olan.
hadi o sıcak yaz aylarında esen, insanın bedenini okşayan rüzgar var ya, işte onun gibi ruhu okşayan bir rüzgardır aşk. estiğinde insanı mükemmel hissettirir. ama sonra tekrar çöker insana o bunaltıcı sıcaklık. eskisinden de kötü.. ve tüm ruhu saran...
göğüsünüzde taşıdığınız kalbinizin, artık size ait olmadığını hissettiğiniz andır.
midede yaşanan, 'onu' gördüğünüz bir kaç saniyede yaşanan krampların sebebidir.
ellerin ani terlemesi,
beynin uçup gitmesi,
mantığın yok olması,
sonuçlar fiziksel olarak görünür olsada, aşk ruhta yaşanır.
sevgiye dönüşmeden önceki aşamadır.
çoğu aşk sevgiye dönüşemeden kavuşamamaktan bitmek zorunda kalır.
ama muhakkak hasar bırakır.
egemen olanın karşısında afazi olarak değil, eylem olarak da durmak gerekir. aşk örgütlenmektir! aşk iş bitirici popülizme direnişin son kalesidir. gönül gözüyle bakabilenlerin, her gün tekrar tekrar yinelenen, kendini yeniden yaratma şekilciliğine direnişinin ta kendisidir aşk. ve doğası gereği, elde edilememişin hayranlığı nefret uyandırır...
aşkı ölümden mi döndürmedim.
tenimden mi geçirmedim.*
elimde resimlerinle odamda sensizliği dinledim.*
masalken gerçek yapmaya çalıştım ben aşkı.
Bağlanmış kökler gibi
Hayat veren toprak gibi
Tüm anneler gibi güçlü olsun.
Camdan sızan güneş gibi
Gökte yıldızlar gibi
Dolu hayatlar gibi sonsuz olsun
diyen kadınları dinledim.*
Hareketlerim, tavrım, bakışlarım
Hiçbiri sana yetmiyor ya hani
illa ki duymak istiyorsun
Ona da peki
Anlaşalım orta yerde
Ne gerek var ki ellibin tane söze
istediğin şeyi tekrar edeyim
Bitsin bu işkence
diyenleri bildim.*
bunların hepsine karşı
şimdi farkettim bu kadar söze gerek yok.
akciğerlerimi üşüttüğümü sandım ben senle. öyle bir ağrı yani. ölmeden gel dedirten şey işte bu "aşk"