Kafamdaki sorunları gündemine alması, müthiş bir gelişme değil ama çok önemli bir adım. Aşk ateşi için önce enerji verimliliği gerektiği ve geçen ay bir şeyi yaşayabilecekken kavuşamamak yıkımdır şeklindeki sözleri ile bir aşamaya geldik.
Kişiyi hayal olarak görmüyorlar ama daha çok gelecekteki hayat standardını hayal olarak görüyorlar. Sorun burada düğümleniyor.
Ama bu onlar için asıl mesele. Yani alakasız ve çevre gruplar için. Ben hayat standardı filan düşünsem birkaç yere birden ilgi gösteririm ya da çok daha zengin olacağım ihtimalleri değerlendiririm.
Benim burada kazanacağım sabit maaş. Ben kişisel bakıyorum.
1 yıl 7 buçuk aydır yaşamadığım hayattır. Halimden memnun muyum? diye soracak olursanız; benim için doğru olacak bir kişi olsa tabii ki bundan daha iyi olur.
Benim bir psikolog arkadaşım var.
Durduk yere sen kimseyi sevemeyeceksin biliyorsun değil mi. Bu kadar kadın neden etrafında var. diye söylendi.
Ben de kendisine kimseyi sevemeyeceğimi bilmiyorum, bunu sen nereden biliyorsun diye sordum. Ayrıca bu kadar kadın da yok etrafımda.
Serap mı görüyorsunuz bilmiyorum. Dedim.
Çünkü annenin seni yeterince sevmediğini biliyorum dedi.
Annem beni yeterince sevmedi değil, sevmeye fırsatı olmadı bu ikisi aynı şey değil dedim.
Senin de sevmeye fırsatın olmayacak.
Biri sevgi gösterse kaçıyorsun deli gibi. Dedi.
sevgi insanın fıtratıdır. içinde vardır. sonradan öğrenilmez bir duygudur. bazılarında eksik olması onların bu konudaki çabalarının eksik olmasından ileri gelir. aşk ve sevgi kavramları çok karıştırılıyor. bu defa da yeni yeni böyle acayip kavramlar ortaya çıkınca insanlar ne yapacağını nasıl davranacağını şaşırıyor haliyle. aşk hayatı diye bir hayat yok dünya üzerinde. evrensel normlara göre aile evlilik ve cinsellik hayatı var. ha bir de ne var, sorumsuz tutarsız gevşek korkak kolaycı bazı bir takım insanların takip ettiği gayri meşru yollar var. bunu sözde aşk ile birleştirince bu yollar meşru olmuyor yani. madem ortada sevgi var, sevilen nerde? madem ortada norm yok, resmiyet yok, aile yok, o halde elalemin erkeğini kadınını niye seveyim diye uğraşıyorsun kardeşim? senin mi o? değil. niye kendini bir hiç uğruna heba ediyorsun ki? üç gün sonra seni terk edecek olanı neden seversin ki? he, ne yani, ben sevdim oldu mu diyorsun? kuralları kafana göre mi yazıyorsun? iyi, yaşa da öğren o zaman. bazıları yaşayarak öğrenir. ama yok hayır, bu sağlam bir yol değil. önce sahip olmasını öğren, ondan sonra sahip olduklarını sev. süreci tersine işletme. bu sağlıklı değil. bu insan psikolojisine de uygun değil. senin olmayanı sevip psikolojini alt üst etme. sevgini nasıl kullanman gerektiğini öğren önce. ondan sonra da sev. adam gibi sevmeyi öğren. sevdiklerine değer ver. neyi kimi nasıl ne kadar sevmen gerektiğini bil. sevgini boşa harcama. evet..
Bir kazanç çıkarma anlamında, ilişli muhtaçlık ilişkisi değil, ısrar ilişkisi. Yani ticari ilişkiler her zaman olabilir, ama ona bağlamak değil sevgide ısrar etmeye döndü.
Seviyorum: 1 kişi.
Sevilmek hoşuma gidiyor, önemsiyorum: birkaç kişi.
Arkadaş olmak istiyorum: belli bir grup. (Sevginizin arkasında duramazsanız olmaz)
Umrumda değil: çok geniş bir grup.
Eğer şu an bu hayatı yaşayan varsa helal olsun diyorum. Eğer geçmişte o kadar çok tecrübem olmasa sorun bende diyeceğim ama abi bu devirde erkekler vur kaç peşinde, kadınlar da egomu nasıl tatmin ederim peşinde. Düzenli ilişki arayan biz ise nal topluyoruz.
Haber nefret ve endişemin zirve yaptığı günlerde bile alternatifi olmadığını izah ettim. Zaten olsa bir kişi olurdu, birkaç kişi olmazdı. Hadi news endişemi gider.