sevgi insanın fıtratıdır. içinde vardır. sonradan öğrenilmez bir duygudur. bazılarında eksik olması onların bu konudaki çabalarının eksik olmasından ileri gelir. aşk ve sevgi kavramları çok karıştırılıyor. bu defa da yeni yeni böyle acayip kavramlar ortaya çıkınca insanlar ne yapacağını nasıl davranacağını şaşırıyor haliyle. aşk hayatı diye bir hayat yok dünya üzerinde. evrensel normlara göre aile evlilik ve cinsellik hayatı var. ha bir de ne var, sorumsuz tutarsız gevşek korkak kolaycı bazı bir takım insanların takip ettiği gayri meşru yollar var. bunu sözde aşk ile birleştirince bu yollar meşru olmuyor yani. madem ortada sevgi var, sevilen nerde? madem ortada norm yok, resmiyet yok, aile yok, o halde elalemin erkeğini kadınını niye seveyim diye uğraşıyorsun kardeşim? senin mi o? değil. niye kendini bir hiç uğruna heba ediyorsun ki? üç gün sonra seni terk edecek olanı neden seversin ki? he, ne yani, ben sevdim oldu mu diyorsun? kuralları kafana göre mi yazıyorsun? iyi, yaşa da öğren o zaman. bazıları yaşayarak öğrenir. ama yok hayır, bu sağlam bir yol değil. önce sahip olmasını öğren, ondan sonra sahip olduklarını sev. süreci tersine işletme. bu sağlıklı değil. bu insan psikolojisine de uygun değil. senin olmayanı sevip psikolojini alt üst etme. sevgini nasıl kullanman gerektiğini öğren önce. ondan sonra da sev. adam gibi sevmeyi öğren. sevdiklerine değer ver. neyi kimi nasıl ne kadar sevmen gerektiğini bil. sevgini boşa harcama. evet..