aynı eskişehir' in adalar mevkisi gibi, kızılay' dan tunus' a giden kestirme yolda ve çevresinde üniversiteli gençleri, entelektüelleri, sevimli sokak hayvanlarını ve güzel kadınları görünce gülümseten, nerede vakit geçireceğini bilene hiç de gri olmayan güzel şehir.
atatürk "köylü milletin efendisidir" demiş ama. yani köylü kültürü kötü değil demek ki atatürk'e göre. ayrıca merkezi falan varmış. yazın ben de gitmek istiyorum.
çankaya'sı ile, kızılay'ı ile, anıttepe'si ile, odtü ormanı ile, konur'u ile, karanfil'i ile, tunalı hilmi'si ile, kuğulu parkı ile, yeşili ile, kedisi ile, köpeği ile, aoç sütü ile vs... kendine has özelliklerini barındıran, sevenin çok sevdiği, sevmeyenin hiç sevmediği, nadide ve güzide başkentimiz.
Bir anda gelen bir fikirle hiç bilmeden araştırmadan taşındığım şehir. Yalnız yaşaması, sokaklarında dolaşması keyifli. Gündüzleri huzurlu, gece hayatı nispeten renkli.
telaşı sessiz sedasız olan bir şehirdir. uğul uğul uğuldamayan, üzerinize doğru gürül gürül akmayan bir sakinliktir. ağır oturaklı, resmi bir havası vardır. gri şehir diye de eşi benzeri olmayan bir benzetmeye tabidir. bu griliğin yanına bir de granitliği eklemek gerekir. şehir sonradan kurulduğu için ahşap ve kerpiçten değil, etrafı granit ile çevrilidir. ankara için granit şehir benzetmesi yapmak da isabet olur.