2003 senesinde, Etimesgut'ta tankçı er olarak epeyce zorlandığım, şimdi baktığımda ise o zorlukları unutturup bana sağlıklı ve gençlik yıllarımı hatırlatan kıymetli şehrimiz.
kendi halindedir. hem insanı, hem havası. kimse kimsenin umrunda değildir, herkes işine gücüne bakar. ne istanbul gibi kaotik bir ortamı vardır ne de yobaz bir anadolu şehri gibi insanlar birbirine karışır. farklı farklı binlerce aile, binlerce hayat bir arada yaşar ve -çoğu zaman- bunu bir kaosa dönüştürmez. havası zaten başlı başına bir bireydir. temmuzda yağmur da yağar, şubatta ılık hava da verir, nisanda kar da yağdırır.
En varoşundan en nezih geçinen yerine kadar halkının yüzde 95'i çomar zaten. Bir de o çomarların içinde devlete yamananları rüşvetle dolapla dümenle altlarına son model alman arabalarını çekip amerikan şehirlisi tribinde yaşıyorlar.
Dünyada en çok son model alman arabasının olduğu şehirmiş. Memleketteki namussuzluğun seviyesini buradan hesap edin.