Eğer babanız Geri kafalı, cahil, terbiyesiz yerden bitme gerizekalı orospuyla evlenmişse ömrünüz boyunca kavga edeceğiniz, laf anlatamayacağınız dünyanın en kötü aile üyemsi.
31 sevdalısı güzel kardeşim günün 3/4'ünü banyoda geçirmeye başladı. tüm evin de onun bu olağandışı gelişen temizlik sevdasını takdir ettiğini sanıyor.
biliyoruz lan orada neler döndüğünü pezevenk. şu 31'i odanda çek. kilitle kapını ne bok yersen ye. sonra istiyorsan banyonu yaparsın. banyoyu saatlerce işgal etmek niye? bir de müzik açıyor amk çocuğu. utanmasa elini mum ışığında yemeğe götürecek.
yaşadım, yaşadık, yaşıyoruz. kiminle konuşsam hep üzülüyor, şikayet ediyor. ama gün geliyor zamanında kendisini göt gibi bırakanlarla aynı hareketleri yapıyor, hiç de oturup düşünmüyor.
ben güvendiğim arkadaşlarıma bir yakarış olarak bunu anlattım hep. hepsi de bana hak verdi zamanında. sonra ne olduysa o ayıpladıkları insanlar oldular. birkaç saat önce yaşadım. çok sıcak daha.
insanı hüzne boğan eylem. hele ki yanlışlıkla ortaya çıkmışsa o fotoğraflar.
dile gelseler herhalde şunları söylerlerdi;
Bir gün belki hayattan
Geçmişteki günlerden
Bir teselli ararsan
Bak o zaman resmime
övünülecek tarihin son bulmasından dolayı olan durumdur bence.
üniversite düzeyinde bile hala devrimler, inkılaplar okutulur ki ona rağmen kimse doğru düzgün bilmez o da ayrı konu. yine de biri de olsun çıkıp desin "hani sonrası?" diye. ilköğretimde ve lisede durmadan osmanlı okutulur sonra cumhuriyet kurulur, biraz devrim serpiştirilir üstüne, şapka olsun, harf olsun, soyadı kanunu olsun sonra hoop birden osmanlı topraklarına dönülür.
bu sıcakta toplu taşımayı çekilmez kılan yegane unsurlardan sadece birisi. ama cins ayrımı yapmak doğru olmaz. herkes ter kokuyor, herkes iğrenç bir halde, tıkış tıkış. hele hele metrobüs ise işte şimdi yandın.
demek ki böyle bir şeymiş denilen andır. filmlerde böyle çok lezzetli bir şeymiş gibi görünür. aslında normal bir öpücükten çok da fazlası değildir. tıpkı çizgi filmlerinde çok lezzetli görünen yiyecekler gibidir. heidi'deki ekmekler, peynirler gibi.
ama unutulmaz orası ayrı bir konu.
- öptüm ulan, öptüm. hohaaa. *
- ohoo daha ilk mi. *
eski sevgiliden arta kalan hasarı aşıp yerinde saymak gerine yeniden yürümeye karar verilen an. dönüp bakmadan geriye, yavaş da olsa, tökezlense de, hep ileriye. eskileri düşünmeden.
çoğu insanın bahanesidir. bazen de kaçışı. kimisi bilir ne istediğini, kimisi farkında bile olmaz. aşk filmlerini izleyip ağlayan sonrasında aşığına, aşık olduğuna acılar çektiren insanlar var bu dünyada. aşk derler geçerler. çok severler facebook olsun msn olsun iletilerine, resimlerine koyarlar aşk bu süper şey, çok değerli benim için, ah aşk ah. ama sonuç kocaman bir sıfır. rol yapmaya gelince herkesin dayanağı. iş gerçeğe dönüşünce herkesin kaçışı.
charlie chaplin'in en duygusal filmidir kanımca. kör çiçekçi kız ile bir avarenin aşkı bu kadar mı güzel anlatılır? 1931 yapımı bir film olmasına rağmen insanı hem güldürür, hem de hüzünlendirir. insana sinemayı daha bir sevdirir.
küçükler için görünen ama büyükleri de dağıtan pixar animasyonlarından sadece bir tanesi. sırf Carl Fredricksen karakterinin filmin başında anlatılan aşk öyküsü için bile izlenir. gözler dolar.
mesajının ne olduğunu çözemediğim film. en güzel yanı Carey Mulligan'ın tatlı oyunculuğudur.
--spoiler--
tüm film boyunca baş karakter jenny savunduğu hayatı, inandığı şeyleri filmin sonunda sanki hiç olmamış gibi terketmiştir. ve bu mutlu bir son olarak gösterilmiştir.
bu ne iş şimdi diye sorgulatır insanı.
--spoiler--
bir gün mutlaka acı verecek olan anılardır. ama nedense her seferinde hiç sonu olmayacakmış gibi düşünülür dibe kadar batılır. mutlu mutlu mesajlar, şarkılar, hep bir pozitiflik, sevecen ruh hali. sonrası malum.
gurbet ellerde öğrencilik hayatı sürdüren herkesin yaşayabileceği bir durumdur. para kiraya zor yetmiştir malum. kalan kısımla da alkol alınır geriye bir şey kalmaz.
başarılı bir feminist film örneğidir. bu filmde cinsellik kadının gözünden aktarılır. kadın erkeğini kendisi seçer ve yönlendirir. kadın çıplaklığından çok erkeğin çıplaklığı ön plandadır. şiirsel bir öyküye sahip olması da 2 saat boyunca sizi büyüler.
gerçeküstücü filmlerin ortaya çıkmasını sağlamış akımdır. genel olarak sanatçıların duyumlarına göre eser vermelerini ifade eder. çizgiler, biçimler, merceklerin görüntüyü bozuşundaki çarpıcılık, alışılmış öyküleri anlatan ticari filmlere başkaldıran sanatçılar için bu akım yeni ufuklar açmıştır.