said nursi bir felsefecidir. risaleler de bir felsefe kitabıdır. tefsirin bilinen bir tekniği vardır. bu teknikte yazılmamıştır risaleler. ama sağlam bir felsefe kitabıdır. islam felsefesi var mıdır yok mudur ? islamda felsefe nereye denk gelir gibi tartışmalar bir tarafa risaleleri felsefeden başka bir yere koymak çok büyük yanlıştır.risaleleri felsefe kitabı olarak görmek onu değerinden düşürmez. şakirtlere tefsir değil dediğiniz zaman kızarlar. çünkü gözlerinde tefsir önemli bir şeydir ve risaleler olsa olsa tefsir olmalıdır.
bir tefsir değil bir felsefe kitabıdır. hizmetin eski abileri türkçeleşmesin diye kendini yırtmaktadır. türkçeleşmesi konusunda taraftar olanlar varolmakla beraber said nursi'nin varisi kabul edilen o eski abiler afaroz eder diye korkudan türkçeleştirilememektedir. çünkü nurcularda bu tip konulardan dolayı bir nevi afaroz olma korkusu vardır. bu da ticari ilişkileri sebebiyledir. ticari ilişkiler bu tip açılımlara fırsat vermez. parayı yönetenler bu konuları yönlendirir. okuyamıyoruz ulan türkçe yapın şunları demek gelir insanın içinden. yok efendim türkçeleşirse anlamı bozulurmuş. ulan hayvan! kuran-ı kerim'i türkçe okuyorsun burç fm'den öküz! onun anlamı bozulmuyor mu?
kuran dan süzülmüş olduğu idda edilen kitaplar. Bu idda sahiplerine soruyorum, neden islam peygamberi böyle bir eser bırakmamıştır? eğer gerekli olsaydı ey müminler işte bu kuran , bu ciltlerde açıklaması derdi. islam peygamberinin kuran açıklaması hadisler ise neden hadisler kitaplaşmamıştır? kuran ın üzerine çıkar diye mi ? bence evet. hz. muhammed in, onu geçtim 4 halifenin bile böyle bir eseri yokken, said nursi nin ne haddine ki böyle bir eser meydana getirmiştir. benim bildiğim kuran bir muciedir, mucize den bir damla süzmek de mucizedir. Said nursi peygamber midir ki bir damla mucize meydana getirsin. kuran dan süzülmüş yada kuran dan bir damla demek büyük saygısızlıktır.
elifi gorse mertek sanan üniversite incebıyıklılarının kuran-ı kerim'le arasındaki tezatlıkları fark edemeyip çok inanılmaz sanabileceği saf müslümanları aptallaştırma politikasının rehberi.
(bkz: muslumanlik ve nurculuk/#3768977)
bediuzzaman said nursi'nin okurken insanın içini ısıtan, islama "islamcı" bakış açısı getiren ve büyük devrimler yaratan 68 ülke inasanına ulaşmayı başarmış inanılmaz eseri. allah, herkese islama böyle bir eser bırakmayı nasip etsin.
kuran-ı kerim türkçeye çevrilmişken, bu eserlerdeki osmanlıca kelimeler neden türkçeye çevrilmez, anlamadığım eser.
özellikle sözlerdeki haşir bahsi, harika bir konudan * bahsederken yığınla osmanlıca sözcük yüzünden anlaşılmaz olmakta, sıkmakta ve bir süre sonra okumayı bıraktırmaktadır.
Bediüzzamanın külliyatının ismidir.Bediüzzaman Said Nurs i külliyatındaki eserlerini Yüce kitabmız Kuran'dan ilham alarak yazmıştır.Dili biraz agır olmakla birlikte okundukca anlasılan bir özelliğe sahiptir.
Kesinlikle okunulması gerektigine inandıgım kitaplar arasındadır...
kuran ın tefsiri olarak geçer, öyle söyler nurcular. kuran zaten başka kitaplar çıkarılsın diye gönderilmiştir. kuran değil de ahanda bu risal i nur çıksın bu daha fazla okunsun diye gönderilmiştir. böyle garip böyle enterese bir kitaptır, kitaplardır.
acaba diyorum kuran da yazılanların bazılarını alıp aslen böyle, bu denilmek istenmiş gibi laflar söylenerek sonra da yücelterek ne yapılmaya çalışılmakta anlamakta zorlanıyorum. kitabı değil bu kitabı bu kadar yücelten ve göklere sığdıramayan cici mi cici insanlara. beyin bu kadar basit bir olgu olarak anlatılmadı ya da bu şekilde öğrenmedim ben. ne kadar çok çabuk kabullenip, kandırılıyormuş olum beyin. yazık.
ayrıca ''okuyupta anlamamışsın olum sen'' gibi bir şeyle gelmeyin. okuyanları da görüyoruz.[okudum, merak etme]
ingiliz gizli servisi tarafından hazreti said i kürdi'ye yazması tebliğ edilmiş abuk subukluktur. emperyalizmin yeni bir açılımıdır.
said i kürdi'nin nebisinin athenagoras olduğu düşünülürse risale i nur denen şizofrenik anlamsızlıkların kim tarafından yazdırıldığı da kendiliğinden ortaya çıkar.
edit: herkesin okuması gerkiyormuş!!! ben okudum da ne oldu; ne halt olduğunu anladıktan sonra giden 4 güzide yılımın tortusu kaldı beynimde. marifet sadece okumaksa okunur!
sözlükte bu kadar iyi yorumlanmasına şaşırdığım içeriği ile herkese bişiler verebilecek zamana göre en güzel şekilde yorumlanmış dışardan bakıldığında bişey anlaşılmadığı halde ehli kişiler tarafından sohbet kıvamında toplantılarla dahada açığa kavuşabilen herkesin bi şekilde gözden geçirmesi gereken asrın kitabı olma özelliği taşıyan kurandan önce geldiğini düşünenlerin yanıldığı külliyat.
said i kürdi denilen kişi istanbul'a ilk geldiğinde elektrik ile ve dolayısı ile ampul ile tanışır: gözlerini ampulden alıkoyamaz, öylece ampulun etrafında dolanır, inanamaz, hayran olur. ampulun içindeki ışıktan etkilenerek yazdığı ve kutsal kitap yerine koyduğu abuk subukluklara da sonradan risale i nur adını uydurur. tıpkı bediüzzaman, garibüzzaman ve ibnüzzaman sıfatlarını kendine uygun gördüğü gibi.
radyoyu ilk gördüğünde anlamlandıramaz, ki sesi meleklerin taşıdığını iddia eder. kürt said bu kapasitede biridir işte. bilgisi, görgüsü, ilimi, bilimi velhasıl çapı budur.
bu yetersiz ve cahil haliyle kendince kuran ı kerim'i, incil'i ve tevrat'ı yorumlamaya kalkmış, eline yüzüne bulaştırmış, hz muhammed'i şeytan yerine koymuş, islam dinine faydalı olayım derken aslında çok büyük zararı dokunmuştur.
"Hem Türkçe Yuhanna incilinin On Dördüncü Bab ve otuzuncu âyeti şudur: 'Artık sizinle çok söyleşmem. Zira bu Âlemin Reisi geliyor. Ve bende onun nesnesi asla yoktur.' işte, Âlemin Reisi tabiri, Fahr-i Âlem demektir. Fahr-i Âlem ünvanı ise, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmın en meşhur ünvanıdır." http://www.risaleara.com/....asp?id=873&a=Yuhanna
yuhanna incili'nin 14. bölüm 30. ayetinde, "alemin reisi" ya da "dünyanın egemeni" derken kastedilen "şeytan kaynaklı günah ve kötülük"tür. hristiyanlık felsefesinden ve incil'den bihaber olan bizim yarım hoca "bu alemin Reisi geliyor" ifadesini görünce "işte hz muhammed'in peygamberliğini müjdeleyen incil ayeti" zannederek üstüne atlamış, doğrusunu bilip öğrenme zahmetine girmeden uydurup uydurup yazmıştır. güya islamiyeti yücelteyim demiş ama aslında islam peygamberini şeytani kötülük ile eşdeğer tutmuştur.
not: bilgisiz yoksul halkımın kanını emen ve fethullahçı/nurcu olarak geçinen sömürgenlerin nispeten eğitim almışlarının bir kısmı bilir bu yanlış yorumlamaları. fark etmişlerdir ancak susarlar. çünkü o takdirde ortada ne fethullahçılık kalır, ne de nurculuk. dolayısı ile sömürü düzeni de bozulur.
bu yazdıklarımın aksine tek kelime edemezler. kürt sait'in günahına ortaklık eder dururlar. hem de ölene dek!
*** edit: "yuhanna incil'inin mevzu bahis ayetinde bahsedilenin, şeytan kaynaklı kötülük olduğu"nun nerden belli olduğu sorularak, tezimi biraz daha güçlü argümanlarla anlatmam rica edildiğinden devam ediyorum:
yuhanna incili'nin 14. bölüm 30. ayetinde geçen ve said nursi tarafından hz muhammed olarak yorumlanan "alemin reisi" ya da "dünyanın egemeni" ifadeleri, aynı incilin iki değişik ayetinde daha geçmektedir:
12. bölüm 31. ayet: "bu dünya şimdi yargılanıyor. bu (alemin reisi) dünyanın egemeni şimdi dışarı atılacak.
16. bölüm 11. ayet: "yargı konusunda - çünkü bu (alemin reisi) dünyanın egemeni yargılanmış bulunuyor."
şimdi yuhanna incil'inde üç defa geçen "alemin reisi" ifadesinden, peygamber anlamını çıkarmanın mümkün olmadığını, ondan ziyade bu sıfatlar ile söylenmeye çalışılanın şeytani kötülük olduğunu daha kolayca öne sürebiliyorum. çünkü "peygamber (hz muhammed) yargılanmaz, ki alemin efendisi bir peygamber dışarı da atılmaz."
Said-i NURSi'nin bir eseridir.Tamamı 36 ciltten oluşmaktadır.islam'ı en bilimsel be net bir şekilde açıklamasından dolayı kafalarda islam adına bütün soruları silecek ve aklınıza takılan her dini sorunun cevabını bulabileceğiniz bir külliyat.Bu Risale Nur'ların esas doğduğu yer Isparta Barla'dır.Said-i Nursi, bu yazdıkları nedeniyle zamanın din düşmanları yüzünden çok çileler çekmiştir.Ancak onca mahkemede yargılanmasına rağmen tek bir tane suç teşkil etmemiştir bu külliyatı.
gENellikle 'Yeni Asya'cılar olarak bilinen topluluk esas olarak 'NUrCULAR' olarak adlandırılmaktadır.Tabi bu 'NurCULAR'A 'Meşferet cemaati'de girmektedir.Bu 'NURCULAR' OLARAK ADLANDIRILAN topluluğa Fetullah Gülen'in başını çektiği 'Hocaefendi' cemaati girmemektedir.Çünkü o cemaatte Risale-i Nur'lar Hocaefendi'nin kitaplarından daha az okunmaktadır.Ama onlarda kendilerini 'Nurcular' olarak nitelendirmektedirler.