Bunun kesin literatürde yeri vardır ya, yoksa da bir zahmet bir iki araştırma yapıp, soksunlar. Önce kendimde fark ettim, balkona çıkınca insan telefona ekstra sarılıyor düşmesin diye. Sonra insanları gözlemledim, herkes aynı. Benim ev bir de çok yüksek ya, kot farkıyla yedinci, sekizinci kat gibi oluyor. Düşerse telefon pert olur.
Bir muhallebi kasesi sirtakileme aktivitesi arzusu duymak. Sanki baharda açan çiçeklerin, kış günü cesetlerini koklama aktivitesi aşermek. Büyük büyük boş eylemler peşinde olmak. Mastar da mastar ya!
Biliyor musun, varlığın benim için çok kıymetli, ve senden razıyım. Beni sevdiğini iddia eden bir takım yazar senin kadar sıkı takipçim değildir. Aman bir entry’sini es geçmeyeyim ihtirasın bana karşı, sana sempati duymama sebep oluyor. Yazının tam burasında seni daha da kızdıracak “demek ki iyi koymuşum” tarzı bir şaka iliştirmem gerekirdi, ancak ben nefretinden razıyım kardeşim.
Senin varlığın, ya da birilerinin nefretinin varlığının farkında olmak o kadar hoşuma gidiyor ki, eşek arısının kovanına çomak soktuğumu bilmek o kadar güzel ki, sanki iliklerime kadar ve titreyerek yüreğimi dökmüşüm gibi hissediyorum. iyi ki varsın.
kadınlar sevmez bunu. mal gibi hımmm ilginç, e sonra falan diyerek dinleyelim isterler. içlerindekini atıp rahatlamak istiyorlar sadece, bizim vereceğimiz akılla işleri yok. bizi akılsız buluyorlar zaten. yani tam da akılsız değil de, insan konusunda akılsız diyelim. geri kalan şeylerde zihnimize hayran olup, insan ilişkilerinde mal görüyorlar bizi.
Sanki bana hiltiyle asfalt deliyor gibiler. Bak hayal et, tek ayak güç almak için geri gidiyor, boyun doksan derece çantaya iniyor, eller hızlı hareketlerle çantanın içini eşeliyor ve gözler de arananı bulmak için fıldır fıldır. Doldurmayın abim madem bu kadar o çantayı! Bir de erkeklerle uğraşırlar hiçbir şeylerini bulamıyorlar diyerek. Siz daha küçücük çantayla yarım saat cebelleşiyorsunuz!
riyakardır. dünyanın her tarafında birbirini kurşun ve füzelerle katleden modern toplumlar, kılıç ve okla katleden toplumu hor görüyor. barbarlık bitmedi ki, aksine daha gözler önünde ve çıkarcı bir hal aldı.
terkedilmiş, kendi haline bırakılmış binalara, tekinsiz tiplerin yerleşmesi olayı. mahallede gereksiz tedirginlik olur, ve zamanında müdahale edilmezse kesin ölü bulunur bu binalarda.
herkeste aynı üç kağıt. eskiden ben yapardım, baktım kopya çekiyorsunuz bıraktım. herkese şunun fake'i, bunun fake'i diyerek bilgi kirliliği ve bir itibarsızlaştırma yapılıyor. yemeyin bu kurnazların numaralarını!
rica ediyorum, yoksa bugünün en beğenilen entry'si belime kelebek dövmesi yaptırmamla ilgili şakam olacak ve günlerce istatistiklerde kalacak. lütfen herkes artı alacak çok kaliteli ve popülist entry'ler girsin. geçen gün de kendime mal dediğim entry'yi en beğenilen entry yaptınız. dost musunuz düşman mı belli değil!
bir dinlenme değerlendirmesi. yalnız altın gibi değer kazanmıyor boş gün, bittiğinde insan ulan hiçbir şey yapmadan mundar ettim izni diye hayıflanıyor.
şaşıracaksınız ama oradan birbirlerine kedi videoları, komik görseller falan atıyorlarmış. kimisi sessize almış grubu çok geyik dönüyor diye ve bu şok olacak ama zall da o what's app grubundaymış.
yaralıdır kesin, yardım etmek icap eder, yoksa o'nu oradan bir kedi alır yer. ben apartman boşluğu olan bir evde hiç yaşamadım, ama çocukken halamlarda denk gelmişti. kuşu alıp yardım etmeme izin vermemişlerdi. kesin öldü orada. :/
hiç hoş şeyler değildir. siz uyuduğunuzda yapacağı hainliklerden, kanınızı emeceğinden falan bahseder. bir nevi anlamıyoruz nasılsa diye dalga geçiyor. pislik!
Doğrusu böyle. Cahilliğimden bihaberim demiş kral. Biz de sanıyoruz ki bir farkındalık anlatıyor. Sanıyoruz ki, bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğim diyor. Bu adamlar işsizlikten hayatı anlatmanın yolunu çözmüş.
Böyle buyurdu Friedrich Nietzsche. Bunu o’na anlatamadım biliyor musun kral? Varlığının bana yettiğini, neşem olduğunu anlatamadım. Sen sik sok yüksekten güzelce meramını anlattın nietzsche, benim varoş mahallelerde büyüyen zihnim hangi kelimelerle inandırsın o’nu samimiyetime.
Aristoteles demiş bunu. Tarafların bundan haberi var mıymış düşünür? Ya da belki biri haberdardı, diğeri değildi. Sen şovunu yaptın düşünür, vesvesesi neden bize kaldı?