insanlık tarihi için dönüm noktası olabilecek şeyi unutma durumu. Aklıma süper bir başlık fikri gelmişti ama unuttum çocuklar. Bu başlıkla idare edin artık.
Skandal bir olay ya. Bütün kadınlar erkeklerden kendilerini o’nun yerine koymasını, ve anlamaya çalışmasını bekler, ancak bir kadın asla erkekle empati yapmaya, durumu anlamaya çalışmaz. Bu duruma da kendilerine pozitif ayrımcılık yapılmasını beklerler, çünkü onlara göre makul olan hep onlardır.
Genel bir durumdur. insanlar zorlarına giden genellemelere şahsi savaşlar açarlar. Dersin mesela, pembeyi kadınlar sever diye, yoo ben kadınım pembe sevmiyorum, bütün genellemeler gibi bu yalnış der. Kardeşim genelleme zaten çoğunluk üzerinden varılan bir kanaat ya? Delirmişsiniz siz.
Bu ara çoğaldı. Eskiden film sinemada izleniyordu, ve son raddede para erkekte diye çok erkek filmi de yapılıyordu. Şuan bütün dijital platformlar sadece kadınların ilgisini çekecek dizi, film pompalıyor. Bu dijital platformların ve televizyonun izleyicisinin kadın olduğuna uyandılar çünkü. Erkek ya maç izliyor, ya telefonlar oynuyor. Bir filmin ya da dizinin çok iyi olduğunu duyarsa ancak izliyor. Kadınlarsa sömürüyor bu dijital platformları, çılgınlar gibi izliyorlar.
Şov yapıyor değil de, dalga geçiyor olması durumu. Hem nimetle şaka da olmaz. Bakın bunlardan başlayıp, et tokatlayan nusret’e kadar geldi iş! Yiyecekle şov işi sakıncalı. Tekrarlıyorum, nimetke şaka olmaz!
Gerçek gibi gerçek. iki üç yazar kendilerini eğlendirmek için sürekli nickli başlık açar, ya da sol frame’e taşırsa, o 2-3 kişi eğlenirken çemberin dışında kalan yazarlar için sözlük sıkıcı ve itici hale gelir. Bu sözlükte evet sıcak ve samimi bir aile ortamı vardır, ancak aileler çocuk seçmezler. Nickli başlık denen illetle kimse şu güzel ortamı bozmasın!
Reels videosunda gördüm. Dümdüzmüş, kıvrım yok. Okaliptüs yedikleriyle ilişkilendirmişler bunu. O yaprakların da besin değeri çok düşükmüş. Yaprağı önüne koysan yemiyormuş, illa ağaçtan yiyecek. Ağaçta olmadığında onun yemek olduğunu bile anlayamıyormuş akılsız.
Bir erkeğin standart kalori ihtiyacı, hiçbir şey yapmadan 2000 kalori. Günlük ortalama hareket eden biri 400-500 kalori falan yakar. Yani spor yok, ekstra yürüyüş vs. yok, 2500 kalori günlük hakkın.
Bir kilo aşağı yukarı 7500 kalori. Bu hesapta her gün 2000 kalori yedik ve gündelik aktivitelerimizi sürdürdük, 15 günde düz hesapta 1 kilo veriyoruz. Hesap çarşıya uymayacağına göre sen 1800 kaloride kalırsan 15 günde bir kilo hesapla.
Gündelik 1 saat spor ekledik diyelim, mesela bir gün ağırlık idmanı, bir gün minn 10.000 adım yürüyüş. Bu tür hareker bize aşağı yukarı 300–400 arası kalori açığı sağlar. Ne oldu? 2500 hakkımız oldu mu sana 2900! E biz yine 1800 yedik. Ne oldu? Günlük kalori açığımız bin oldu bu seferde. Aşağı yukarı haftada 1 kilo verdik bu seferde, üstüne kasımız da korundu ya da arttı. Kas çok olursa ne olur? Bazal metabolizma hızlanır. Standart yakın 2000’den 2200’e falan çıkar.
Yani anlayacağınız böyle bir delilik türü. Sikerim ben viski içicem!
Bunun kesin literatürde yeri vardır ya, yoksa da bir zahmet bir iki araştırma yapıp, soksunlar. Önce kendimde fark ettim, balkona çıkınca insan telefona ekstra sarılıyor düşmesin diye. Sonra insanları gözlemledim, herkes aynı. Benim ev bir de çok yüksek ya, kot farkıyla yedinci, sekizinci kat gibi oluyor. Düşerse telefon pert olur.
Bir muhallebi kasesi sirtakileme aktivitesi arzusu duymak. Sanki baharda açan çiçeklerin, kış günü cesetlerini koklama aktivitesi aşermek. Büyük büyük boş eylemler peşinde olmak. Mastar da mastar ya!
Biliyor musun, varlığın benim için çok kıymetli, ve senden razıyım. Beni sevdiğini iddia eden bir takım yazar senin kadar sıkı takipçim değildir. Aman bir entry’sini es geçmeyeyim ihtirasın bana karşı, sana sempati duymama sebep oluyor. Yazının tam burasında seni daha da kızdıracak “demek ki iyi koymuşum” tarzı bir şaka iliştirmem gerekirdi, ancak ben nefretinden razıyım kardeşim.
Senin varlığın, ya da birilerinin nefretinin varlığının farkında olmak o kadar hoşuma gidiyor ki, eşek arısının kovanına çomak soktuğumu bilmek o kadar güzel ki, sanki iliklerime kadar ve titreyerek yüreğimi dökmüşüm gibi hissediyorum. iyi ki varsın.
kadınlar sevmez bunu. mal gibi hımmm ilginç, e sonra falan diyerek dinleyelim isterler. içlerindekini atıp rahatlamak istiyorlar sadece, bizim vereceğimiz akılla işleri yok. bizi akılsız buluyorlar zaten. yani tam da akılsız değil de, insan konusunda akılsız diyelim. geri kalan şeylerde zihnimize hayran olup, insan ilişkilerinde mal görüyorlar bizi.