Narsist birisi size karşı gereksiz yere gıcık kapmışsa ve tavırlarıyla bile sizi küçük görürcesine davranıyorsa kendinizden emin bir şekilde sakince tavır takınmaya devam edin,narsist elemanın benzinini dolduracak şekilde kendinizi savunmaya geçirmeyin,belli etmese bile içinde fırtınalar kopacak ve yüksek tansiyon krizi geçirircesine içten içe çıldıracaktır.
Ülkenin karıştığı yok arkadaşlar.
Halkın çoğunluğunu oluşturan muhafazakar topluluk halinden gayet memnun,maalesef ülkemizde gerçekleşen bütün olumsuzlukları sahil kesiminde oturan muhalif vatandaşlar haricinde kimse umursamıyor.3-4 yıl önce "ileride kazandığınızı zannettiğiniz belediyelere bile bir bir el koyulacak ve kimse engel olamayacak" dediğimde bazı arkadaşlarım bana bir tarafıyla gülüyordu...Şimdi tutuklanan belediye başkanları,bilgi üniversitesinin kapatılması vb. daha bir sürü olayların bir bir gerçekleştiğine hızlı bir şekilde şahit oluyoruz.
2017'den itibaren Cumhuriyet rejiminin yerini Cumhuriyet görünümlü monarşi aldı ,ilerleyen yıllarda da çeşitli bahanelerle seçimler iptal edilirse şaşırmam.Bütün bunlara ve "demokrasi bir tramvaydır, gittiğimiz yere kadar gider, orada ineriz" sözüne rağmen hala bu ülkede seçimlerin,siyasetin demokratik ve adil olduğunu düşünen varsa elimde en ucuzundan satılık köprü var,benimle irtibata geçsinler.
Alihan saldırısı,bostancı saldırısı,dobra dobra programında paralı seyirci Ayla Taşlıdere ve Arto saldırısı vb. daha bir sürü saldırılara rağmen pes etmemiş olan star.
Olmayan şeydir. Ne zaman müslüman olmayanlar bile islam ülkelerine göç etmek için 40 takla atar o zaman yanıldığımı kabullenirim ama böyle bir şey alternatif senaryolarda bile mümkün değil.
Bu hastanenin Çapa Yerleşkesi yenilendikten sonra eskisi gibi olmayacak.
Yeni yapılan binalar tıpkı eski halindeki gibi ayrı ayrı inşa ediliyor ve bu da yetmezmiş gibi önceki binalardan daha az katlara sahip.Maalesef Cerrahi birimlerin ve genel yoğun bakımların olduğu yeni bina da Monoblok gibi yüksek katlı olmayacak.
Büyük ihtimalle bu hastaneyi ek hizmet bölgesi gibi bir şeye dönüştürüyorlar.Eski büyük haliyle bile yoğunluğu kaldıramıyordu,daha da küçülmüş binalarıyla tamamen sistem çöker artık.
Hristiyan bir ülkede doğmuş olsaydın bu sefer "tüm varoluş sancılarının sonunun Hristiyanlığa çıkması" adında bir başlık açacaktın ve huzuru Hristiyanlıkta bulacaktın.Mesele çoğunlukla yaşadığın coğrafyanın dini yapısına bağlı,tabii arada istisnalar da var (topluluk içinde çoğunlukta olmayan başka bir dini benimseyen)
Şimdi bunlara tepki gösterenlere derler "sizin özgürlük anlayışınız sadece alkol mü" diye...
Zamanında bu zihniyete sahip insanların ortamında sürekli bulunan birisi olarak bu kişileri iyi bilirim,ellerine güç geçtikte ufaktan başlayıp eninde sonunda daha da kısıtlamaya ve özgürlüklere pranga vurmaya başlarlar.
Açıkcası böyle devam etsinler sorun yok,bir gün dini kuralları gerekçe gösterip o kanzi tayfasının oynadığı oyunları da yasaklayacakları günleri iple çekiyorum.Bu halk gerçek islam ile tanışmalı.
Yaşamak istediğim ruh hali...Umarım bir gün yaşayabilirim bunu...Sürekli "hayatı yaşayamıyorum" diye düşünüp bunalmak yerine "her şey tamam" diyerek durgun olmak daha iyidir.
Tam bir Amerikan zihniyetinin insan vücuduna bürünmüş hali.
Bu adam tekrar iktidar olmadan önce "demokratların başta olması dünya için daha iyi olur" dediğimde sol muhafazakar ve islamcı tiplerden "SJW woke aşığı,lgbt destekçisi" damgası yemiştim.
Şimdi dünyada neler oluyor görüyoruz...Adam dilediği gibi dünyada at koşturuyor etrafı da karıştırıyor istediği gibi.Özellikle Türkiye'deki muhafazakar tayfaya sesleniyorum;
Kötünün iyisi dediğiniz adam emperyalist zihniyetin milenyum dönemi Tanrısıydı, yarın öbür gün filistini yeniden inşa ediyoruz bahanesiyle orayı israil mandası bir şehir devleti yaparsa şasırmayın...
Türkiye'de maalesef içi tamamen boşaltılmıştır.
Bırakın istedikleri gibi at koştursunlar çoğunluk halleriyle...Bu zihniyetin dünya genelinde durumu ortada zaten, teknoloji ve bilimde gelişmiş topluluklar karşısında hiçbir şey yapamıyorlar,ne bir ilaç ne de bir medikal alet...Olası bir acil durumda abdestsiz dedikleri kişilerin icatları sayesinde "imtihan" dedikleri yaşama tutunuyorlar tekrardan,ya da 1979'daki Kabe baskını olayında kafir Fransızlardan yardım alıyorlar ve islam'ın merkezi olan kutsal bölgeyi kâfirler kurtarıyor... Bir sürü şey kabak gibi ortada iken gerçekleri inkâr eden tayfa azımsanamayacak kadar fazla bu ülkede o yüzden dil yormaya gerek yok, bırakın ülkeyi istedikleri gibi şekillendirsinler...
Acil serviste yeşil alanın vatandaşlara sunduğu hakları suistmal eden binlerce insan var,dışkısının renginin değiştiğini gören bile hemen acile koşuyor.
Asıl acil hastalar sarı ve kırmızı alandadır, bir de travma ünitesindedir...
Kazanırsa şaşırmam.
Şu an ki yönetim, geçmişte askeri vesayetin yönetme tarzından daha kalıcı çünkü açık açık yapmıyor yaptığı şeyleri,daha sinsi davranarak ülke yönetiyor,bu sinsi tarz da bir yönetimin kalıcılaşmasına sebep oluyor.
Eskiden bir sürü şey açık açık yapılırdı, baskıcı askeri vesayetin agresif tavırları herkesin gözüne batardı ve insanlar neler olduğunu görürdü ama günümüzdeki dönem için böyle bir şey geçerli değil.2002-2017 arasında suni ekonomik rahatlık esnasında arkaplandan ince ince bugünlerin altyapısı hazırlanıyordu...Herkes "ne güzel her şey yolunda" kafasındayken aslında bugünler bas bas bağırarak geliyordu.Bugünleri tahmin eden kişiler 2007-2012 arasında "Ergenekon" davalarıyla bir bir bitirilmişti,geriye kalan ve gerçeklere gözlerini kapatan kişiler ise "yetmez ama evet" demekle meşgullerdi...
Şu an önlerinde hiçbir engel yok...Eğer halkın hazır olduğundan emin olsalar tamamen seçimleri de kaldırırlar, "yerli malı kullanalım" bahanesiyle kendi tekellerinde olan yerli yapım sosyal medya uygulamaları vb. şeyleri de yürürlüğe koyarlar, tamamen herkesi kontrol altına alırlar...
Umarım 2028'de farklı şeyler olur da bu yazdıklarımda yanılmış olurum.
Hristiyanlara az da olsa tolerans gösterilirdi ama yahudiler, inançsız görüşlere sahip olanlar ve şeriat rejiminin mezhebi dışındaki mezhebe bağlı kişiler büyük zulüm görürdü.
Bu artık en masum sözleri, çok sıkıntı etmeye gerek yok.
Yarın öbür gün eyalet sistemi gelsin "Osmanlı'da da vardı bu, şimdiki gelişmiş ülkelerde de var" diye normal görecekler.
Eyalet sistemi etkisiyle güneydoğu komple elimizden gitse "eskiden anaların terör yüzünden ağladığı günleri unutmadık, artık hiçbir aile ağlamayacak, genç fidanlarımızı kaybetmeyeceğiz, terör bitti" derler bunu da normal görürler.
Şimdi bile kürdistancı tayfaya verilen imtiyazlara ses etmiyorlar ama teğmenler ordudan fişlendiğinde "darbeci zihniyete geçit yok,iyi yapıyorlar" diyorlar.
Yarın öbür gün iç karışıklık çıktığında "içimizdeki gavur tohumu laikler bunu yaptı,1923'te kurulan düzenden dolayı ülkemiz uçuruma sürüklendi bu hâle geldik" diyecekler.
Diyecekler de diyecekler...Şimdi siz sadece "ekonomi çok iyi" demelerine mi takıldınız?
Böyle birisini bulmuş bir erkek evrenin en şanslı insanıdır açık ve net...Başka bir şey için dua etmesine gerek yok.Aşk Tanrısı bile bunu yaptıramaz günümüzde.
Hayatının sonuna kadar geçmişinin peşini bırakmayacağı kişi.
Erotik film sektörüne girmesi değil,o sektörün çektiği kayıtlar en kuytu köşede bile kalsa,aradan yıllar bile geçse hep öyle hatırlanacak olması kendisi için sıkıntı.internet ortamında hiçbir şey kalıcı olarak silinemiyor,elbet bir yerlerden bir şeyler çıkıyor.Öldükten sonra bile gelecek nesillerin hepsi olmasa da,elbet bazı kişiler "nostaljik porno" kategorisinde kendisini görecekler,Mia'nın torunlarına bakıp da "aaa bu o pornocunun torunları" diyecekler.Elektronik Milenyum çağında bu sektöre giren kimse geçmişini unutturamaz.
Şu an bile taaa 1910-1920'lerden kalma erotik film oyuncularını araştıran ve bunu "çıplaklık sanatını anlamak için yaptım" kafasında olan bazı obsesif manyaklar vardır.Otomobilin bile yeni kullanıldığı dönemdeki bu kişiler hala bir şekilde birileri tarafından çıplak haliyle tanınıyorsa Mia Khalifa ve erkek-kadın farketmeksizin bu sektördeki herkes kalıcı olarak bu halleriyle hatırlanacaktır.
Dünya üzerinde çoğu insanın cinsel ihtiyacını karşılayabilmesi için bu sektöre ihtiyaç var mecburen ama bu oyuncular da dolaylı yoldan kurban ediliyor.
Ne kadar sorgularsanız sorgulayın, Okyanus dibinde yaşayan bir mikroskobik canlı nasıl kendi halinde yaşayıp gidiyorsa ve okyanusun tamamı da dahil yer üstünde ne olup bittiğini kavrayamıyorsa biz de aynı durumdayız.
Bazıları "biz insanız aklımız var" diyebilir ama sorgulayacak zekaya sahip olmamızı sağlayan beynimiz bu haliyle var olalı daha yarım milyon yıl bile olmadı be dostum...Ne bu özgüven.Evrimsel sürecin hediyesi olan düşünme ve irade yeteneği ile tamamen gerçeğe ulaşabileceğimizi sanıyoruz ya da "bu kesin var " diyerek peşin sonuca ulaşıyoruz.
Neyse...istediğinize inanın hayatınızı öyle yaşayıp tamamlayın,tabi mensup olduğunuz düşünce ile çevreye rahatsızlık vermeden yapın bunu,teisti ateisti farketmez.
Ateistler ateizmi din benimser gibi benimsemeseydi (ateist kesimi eleştirdim ama ateistlerin ateizm kavramına sımsıkı sarılması dini baskıdan kaynaklanıyor genelde) ve dinlere mensup bireyler de "bunu böyle yaparsam dinime aykırı davranmış olurum" tarzında sadece tek tip düşünce tarzında olmasaydı dünya daha iyi olurdu.
Yatmaya uygun bir saatte yine felsefik modum açıldı,bu kadarı yeterli.Topluma baskı yapmadığınız sürece ve kendinizi sığ zihniyetli yapmayacak şekilde istediğiniz dini ya da felsefi görüşü benimseyin öyle yaşayın.
"Şeriat ülkelerinin kötü olmasının sebebi o ülkelerin sömürülmüş olmasıdır" diyen arkadaşlar var.
Şeriat düzeni olan bir ülke dogmatik yapısı gereği zaten gelişemez ve sömürge olmaya müsait bir yer olur.Diyelim hiç sömürülmediler, ülkeleri normal duruyor yerinde.Kendi hallerinde bile olsalar teknolojinin geliştiği şu yüzyılda "biz,bizden başka kimseyle iş birliği yapmayız" kafasıyla yine geride kalacaklardır.Daha bunun mezhep farklılığı var...Şeriatı farklı yorumlayan ülkeleri var...Var da var...
"Sömürgeden dolayı böyle" argümanı boş laftır efenim.