Robert cormier’in ayni adli romanindan uyarlanan, Simdi bitirdigim, Sonunda bi yerde bulup seyredebildim dedigim filmdir. Yillar once, orta okuldaydi sanirim, kitabini okumus cok etkilenmistim. Sonunu okurken cok üzülmüs, günlerce unutamamistim. Hala ara ara aklima gelir. Film, kitaptaki havayi cok guzel yakalamis. O yavaslik, durgunluk, muzikler, cekimler, roman canlanip hayat bulmus sanki. Hikayede bi kac yeri degistirmisler. Olur o kadar, bozmamislar ama. Oyuncular kitaptaki tasvirlere cuk oturmus. Eric’inden, lori’sine, şerif’ine kadar.
Bu uyarlamalarin icinde haydee’nin, kitaptaki gibi Kontumuza yar oldugu bir versiyon yok mudur hic? Dün gece bir umut 2024 fransiz versiyonunu seyrettim, ama cıkh, onda da albert’e yar etmisler. Ben o romanin sonunda, haydee’nin kontumuza yalvarircasina askini ilan ettigi sahnenin kanli canli halini izlemek istiyorum bre vicdansizlar!!1 aralarindaki yas farkindan dolayi mi begenilmedi iliskileri anlamadim.
Ha bir de kontumuzun lüks magarasini da seyredemedim henuz hic bir film veya dizide.
Kabul olmasini istedigin dualarin icin aksam namazindan sonra dualarinin kabul olmasi niyetiyle vakia suresini oku, ve bunu adet haline getir. Vakit bulamadigin günler Yatsidan sonra da okuyabilirsin. Yatsidan sonra okumak imani güclendiriyormus, ki en onemlisi de bu zaten; güclü bir iman, kabulu gec olan bir duaya da sabretmeyi ögretir.
"insan çocukluğu kadarmış. çocukluğunda bakıldığı, sevildiği kadar, çocukluğunda yediği içtiği kadarmış. sonrasında ne yaparsan yap yama gibi kalıyor."
Basimizda hem Annemle hem aramiz iyi olmasa da babamla büyüdügümüz icin sükrederek izledigim bir sezon oldu. Daha ilk günden Kavganin gürültünün, psikolojik siddetin hüküm sürdügü bir aileye dogarak dünyaya bastan 1-0 yenik gelenlerdenim. Yasim 30’u gecti hala bunun ceremesini cekiyorum, muhtemelen de hep boyle olacak. ama ananin babanin kanatlari altinda büyümek cok büyük bir nimet, bilhassa seni her daim sarip sarmalayacak, hastalandiginda sana bakacak sefkatli bir anne ile büyümek. baki’nin cocuklugunda ve ergenliginde yasadigi o kimsesizlik insanin icini burkuyor. Gercek hayatta da boyle insanlarin var oldugunu düsünmeye yürek dayanmaz.
islam dini ve kuran-i kerim 1400 küsür yildir yerli yerinde duruyor. Zivanadan cikmasi söz konusu olamaz o yüzden. Elestireceksen zamane müslümanlarini elestir. Din kardeslerimin bir cogundan ben de tiksinecek hale geldim. Utaniyorum bir coguyla ayni dine mensup olmaktan, ve dinimi yasarken surekli onlarla ayni kefeye koyulmaktan. Ama bu dinimin sucu degil, dinimin yasandigi ülkelerdeki kültürel yapinin dinin üstünde tutulmasinin, ve tabi ki cagimizin hastaligi yozlasmanin sucu. Bati’nin islam adi altinda elestirdigi bir cok unsur afgan, türk, arap, çeçen ve bilumum milletlerin yüzlerce, binlerce yillik ilkel adetleri aslinda.
Sıla’nın saygı1 performansi sayesinde bu gece kesfettigim sarki. Beni de alip goturdu soguk kış gecelere (harun’un sesinden olani elbette). Nasil daha once cikmadi karsima anlamiyorum.
Sevdigim sanatcilarin Daha boyle kac tane bayilacagim, ama arastirmaya vakit bulamadigim icin kesfetmedigim sarkisi var kim bilir. Aslinda yemek, temizlik vs. yaparken acacaksin albumleri teker teker dinleyip kesfe cikacaksin.
Ben de sevmezdim. Ama hic cherry domates ile yapmayi denediniz mi? Bir cay kasigi kadar da garam masala ekleyin, bambaska bir lezzet olusuyor. Bu sekilde yapmaya baslayali Normalde sevmedigim yemegi canim ceker oldu.
Edit: ha bir de taze fasulyeyi her zaman kuru fasulyeye yeglemisimdir. Kuru ustu pilav sevdasini hic anlamadim mesela. Bir omur yemesem ozlemem.
işim yüzünden (evet yüzünden) yaklasik iki ay once ilk kez kullanmaya basladigim, daha dogrusu maruz kaldigim, bir turlu sevemedigim dizüstü. 11 sene evvel samsung’dan iphone’a gectik bir sekilde alistik, artik dönmem. Ama Mac’e alismam mumkun degil. Windows’ta olup da bunda olmayan ve “meger insanin hayatini nasil kolaylastiriyormus ya” dedigim o kadar cok fonksiyon var ki. Bir pencere kucultup, buyutucekken, veyahut pencere degistirmeye calisirken bile cildiriyorum. Finder’da dosya ararken keza oyle. Windows’taki gibi ayni anda bir kac dosya acamiyorsun, en azindan bende yok o fonksiyon, mumkunse nerden aktif hale getirildigini de bilmiyorum. Bunun gibi insanin calisma hizini yavaslatan bir suru eksiklikleri var windows’a gore. Ses ve goruntu kalitesi, hizi muazzam, ona lafim yok elbette. Ki windows dizüstü yerine bana bunu vermelerinin baslica sebebi de buydu zaten.
Patron “al sana bagisliyoruz senin olsun” dese hemen ilk is iyi bir fiyata elden cikarir kendime cillop gibi bir windows dizüstü alirim hp ya da lenovo’dan. Kendi asus bilgisayarim baya eskidi cunku.
Scarlett johannson’un sadece bir nenesi yahudi bildigin kadariyla. Tamamen yahudi olup sarisin olan cok. Ashkenazi olanlar yani, avrupalilarla karismis olanlar. O yuzden ne kadar tamamen denebilir o da tartismali tabi.
Bana manasiz ve sacma gelen kelimeler bütünü. Bunu zamaninda kim uydurdu da kaliplasti, kimler kaliplasmasinin iyi fikir oldugunu dusundu bilinmez ve anlasilmaz.
Aklima paz vega’nin carmen’i canlandirdigi film geldi. Askeri canlandiran ismini hatirlamadigim arjantinli oyuncu umutsuz asik rolunde cok, cok basariliydi. O (aptal, ama) caresiz halleri Ne zaman aklima gelse icim ciz eder.
Kadinlari carmen’lestiren laftan sozden anlamayan erkeklerdir bu arada. israr etmeyin, istenmediginiz yerde durmayin.
Rock’tan baska muzik de gormus, sevmis kusaktir. Misal house muzigin alasiyla tanismistir cocuklugunda. Bilhassa french housela. Modjo’lar, benjamin diamond’lar (stardust), daft punk’larla.
“Alman nicki almis fransiz” diyen insanlar goruyorum. Oncelikle -stein ile biten bütün isimlerin yahudi kokenli oldugundan bihaberler sanirim. Kendisi gercek ismi mike levy’dan da anlasilacagi uzere yahudi kokenli. Aldigi nick almanca degil yahudi/yiddish yani. Anladigim kadariyla kokenlerine onem veren birisi (siyonist degildir umarim), aleph diye de bir sarkisi varmis. Aleph ibranice’de ilk harf (arapcanin elifi gibi).
Kendisinden dün haberim oldu bu arada. Ne adini sanini duydum daha once, ne muzigini biliyordum. Sosyal medyada maskesiz halini paylasip duruyorlar, ordan haberim oldu. 2024 fransiz yapimi Monte kristo kontuna benzettigim icin ilgimi cekti.
Su devirde Kafa dengi, anlasabilecegin bir insani bulup evlenebiliyorsan basaridir benim gozumde. Buyuk basari hem de. Ama evlenmemek de bir basarisizlik degil.
Evlenmek, asik olmak benim hep istedigim bir seydi, ama acikcasi bunu gerceklestirmek icin adim attigim da soylenemez. 30’larin ortasina yaklasiyorum, yillardir hayatimda hic kimse yok. Ve hayatimi birisiyle paylasma fikrine git gite uzaklasiyorum. Tek tabancalik o kadar rahat ki. Karsi cinse ihtiyac da duymuyorum, hic bir zaman “gercek” bir iliski yasamadigim icin sanirim. Ara sira romantik dusunceler geliyor elbette, insaniz. Ama biyolojik olarak o da, ayin 3-4 günü. “Benim hayatimda neden kimse yok” diye dizlerini dovenleri, dating app’lerde saatlerini harcayanlari pek anlayamiyorum. Ben Ailemle, arkadaslarimla mutluyum. Bir gun olur da her seyiyle ayaklarimi yerden kesecek, bana “iste bu” dedirtecek birisiyle karsilasirsam neden olmasin (1-2 kere karsilastim, platonik takildigim icin ve karsidaki de bir adim atmadigi icin bir cacik olmadi). Ama o zamana kadar boyle iyi.
Vay anasini. Bir devletin butun onde gelen devlet adamlari baska bir ulkenin fuzeleri tarafindan teker teker katlediliyor, bizimkiler dunyanin en normal seyiymis gibi karsiliyor. Amerika’da vatandas ayaklanmis sokaklara dokulmus devletimizden utaniyoruz diye. Yakinda fuzeler turkiye’ye inmeye baslarsa giden sadece erdogan ve tayfasi olmayacak, sen, anan baban, evin barkin da gidebilir yanlarinda. Hic endise duymuyorsunuz sanirim bu olan bitenden.
Bunun sanirim iki versiyonu var. Biri Türkiye’de sahit oldugumuz uzere ramazan gibi dini ve kulturel geleneklerin kamusal alanda kutlanmasina karsi cikacak derecede tutucu. Digeri ise danimarka gibi laikligin en oncu temsilcilerinden olan ulkelerde noel ve paskalya gibi dini ve kulturel geleneklerin her turlu kamusal alanda acikca, ve dindarindan ateistine herkes tarafindan neseyle karsilanacak kadar acik fikirli. Siz Secin begenin.
Biz buralarda kendimizi bildik bileli noel’de okulla birlikte kiliseye hristiyan ilahileri dinlemeye gideriz. Aralik ayi boyunca kendi ellerimizle noel suslemeleri yapar asardik okulda siniflara, koridorlara. Noel yemekleri verilir okullarda da isyerlerinde de hala. Buna kimsenin karsi ciktigini duymadim simdiye kadar.
Türkiye’ninki apayri bir boyut, artik kafalar yendi. Kimse de bana “ama türkiye’de durum farkli, biz iran olmak istemiyoruz” demesin. Hepsi bahane. iran olmak istemiyorsan danimarka kadar bari ol cehape teyze/dayi. Laik ulkelerde acik fikirlilik esastir. Ben turkiye’deki laiklerde acik fikirlilik gormuyorum. Aydınlığın ise yanindan bile gecemiyorlar.