özlem bitmeyen duygudur her geçen gün katlanır. bir yerden sonra üstü örtülsede herhangi bir an, herhangi bir yer onu hatırlatır. gitmek istersin, görmek istersin ama karşısına çıkacak yüzün yoktur.
Mutlaka birine "özledin mi beni "diye sormuşsunuzdur. "Evet" cevabını alırsınız. Yetmez o dimi, illa bir şey daha söylemelidir.. Bir soru daha gelir.. " Ne kadar özledin?" cevap yine gecikmez.. "Çok özledim". Aslında o ikinci soruyu sormaya gerek kalıyorsa durum çok özledim değil, "bok özledim"dir.
Bilginize.. *
bazen aklina gelince insanin gecmis, yasana guzel anilar, sevdigi insanlar, geride birakmak zorunda kaldigi insanlar, anilariyla dolu sehir, caddeler, sokaklar, hatta gozunu kapattiginda yasarsin ya o anlari, tekrar yasamak istersin geriye donmek istersin, simdi bidaha olsun istersin ama olmaz ya icin burkulur orda olmak istersin boyledir ozlemek cok ozlemek cok cok cok ozlemek.
ansızın gelendir bazen.
en olmadık zamanda, en olmadık anda akla düşer o'nun hayali, bazen yaşananlar olur, bazen yaşanamayanlar şurasına oturan insanın.
anılarda, hayallerde, dünde, bugünde, her şeyde o vardır, her yer onun yıkıp gittiği, paramparça olmuş yüreğin gözünden görülür gibi, pusludur. her şey aylar öncesi gibi, onun gittiği gün gibi gelir insana, onun bırakıp, yıkıp, parçalayıp gittiği gün kadar karanlık, o kadar korkunç gelir.
bir çaresi yoktur bunun, özlersin, özlemişsindir ve özleyeceksindir, bugün, yarın, ne kadar süreceğini, nereye gideceğini bilmeden, sadece hissederek, ama hiçbir şey yapamayarak, yapılabilecek her şeyi yapmış, ama o'nu geri getirememiş olmanın verdiği ağırlıkla, geçecek belki günlerin, ve yarın, sanırım yine özleyeceksin.
özlemek, ansızın gelendir bazen, ve gitmeyen, bir türlü gitmeyen.
aylar, yıllar geçse de gitmeyen, orada öylece duran, ve içten içe, kasıp kavuran yüreği.
yine geldi,
ansızın...