bazı dörtlükleri var ki, okudukça kahkaha attıran..
hayyam ki; hem güldürür, hem düşündürür.
"dedim, ben artık kızıl şarabı içmem;
üzümün kanıymış bu, ben kan dökmek istemem.
gün görmüş aklım şaşırdı: sahi mi? dedi;
yok canım, şaka, ben nasıl içmem!
"oruç tutup namaz kılmaya kalktım geçende;
dedim; belki öyle ererim dileklerime.
yazık ki bir kuru yelle bozuldu abdestim;
bir damla şarapla da orucum gitti güme.."
bir de, yok yere adamın amına da koyar hayyam. öyle rubaileri vardır ki, aşka gelir insan..
"gece, gül bahçesinde ararken seni,
gülden gelen kokun sarhoş etti beni.
seni anlatmaya başlayınca güle,
baktım, kuşlar da dinliyor hikayemi."
“bir yanda gül renkli şarap, şirin sevgi
öte yanda iki yüzlü dincilerin zilleti
çoğu cehennemlikmiş dünyada aşıkların
desene kimsenin göreceği yok cenneti
bilmem kimim neyim, benden ne kalır yarına
cennet mi düşer yoksa cehennem mi payıma
sevgili, şarap, müzik yeter bana
gerisi senin olsun, al cenneti çal başına”
Sözleri bir kuan parçasına dönüşmüştür.
Şuraya bırakıyorum:
Tanrı, cennette şarap içeceksin, der;
Aynı Tanrı nasıl şarabı haram eder?
Hamza bir Arab’ın devesini öldürmüş:
Şarabı yalnız ona haram etmiş Peygamber.
Nerde yüreği tertemiz uyanık insan?
Nerde güzel düşünceler ardında koşan?
Herkes kendi kafasının kulu kölesi:
Hani Tanrı’nın kulu, nerde o kahraman?
1000 YIL ÖNCEKi DÜNYANIN DAHiSi ÖMER HAYYAM. (1048-1131)
Ha Belh'te ölmüşsün, ha
Bağdat'ta hepsi bir
Kadeh dolmuşa eğer,
zehir olsa da içilir.
Isfahan'dan Meşhed'e giden hacılar, Nişabur'a Hayyam'ın mezarına tükürmek için için uğrarlardı ki : yaptıkları Hac-ı Şerifleri (şerefli hacları) kabul göre.
Bu gün islam Alemi'nin yaşadığı sefalet bilime tükürenlerin yüzündendir.
Dünya dediğin bir bakmışızdır bizim;
Ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim
Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
Cennet ise gün ettiğimiz günlerdir bizim..
Hayyam bade ile sarhoşsan mutlu ol
Lale yanaklı biriyle oturmuşsan mutlu ol
Madem ki dünyanın sonunda yokluk var
Say ki yoksun varmışsın gibi mutlu ol.
Dostlar, bir gün, sözleşip bir yerde birleşin;
Oturup sofrasına dünya cennetinin;
Saki doldururken kadehleri cömertçe,
için bir kadeh de zavallı Hayyam için.
çok güzel rubaileri olan, matematikçi, astronom, filozof ve binom açılımını ilk kullanan dahi bir polymath'tır. celal şengör kendisi için islam aleminin yetiştirdiği en büyük kişi demektedir. haklıdır da..
Semerkant kitabı aracılığı ile lise zamanlarımda kendisi ile tanışmıştım. Çağının ötesinde bir bilim insanı ve benim gibi müptezeldir. Sevdiğim, saydığım bir zattır.
Kendisine isnat edilen birçok sözün ona ait olmadığı alimdir.. Mesela birçok muhalifin seçimden yenik çıktıktan sonra paylaştığı "celladına aşık olmuşsa bir millet ister ezan ister çan dinlet itiraz etmiyorsa sürü gibi illet müstehaktır ona her türlü zillet" sözü ona ait değildir kesinlikle şüphesiz.. Yusuf Şahin Ceritli diye birinin dörtlüğünü Ömer Hayyam'ın diye paylaşıyor, kuyuya biri taş atıyor bizim saftirikler de ardından gidiyor..