bilemem kimim, neyim, benden ne kalir yarina
cennet mi düser cehennem mi payima
sevgili, sarap, müzik, yetisir bana bunlar
gerisi senin olsun, al cenneti çal basina
dizelerinin sahibi tasavvuf şairi. dizeleri farsca dinlenildiği zaman (okumak mümkün değil de benim için) büyüleyicidir. zaten şiir gibi bir dil olan farsça onun mısraları ile birleşince ortaya kir tutmadan akan bir nehir çıkıyor.
mey kasemi kırdın yere vurdun tanrım,
zevkimden edip sanki ne buldun tanrım.
gül rengi şarabım yere döktün tekmil,
zannım bu ki sen de sarhoş oldun tanrım.
haliç tarafından otobüsle nevizade'ye en kısa yoldan gitmek için ömer hayyam durağında inmek ironik olduğu kadar keyiflidir de kanımca. tanım mı üstad işte.
Ey doğru yolun yolcusu, çaresiz kalma;
Çıkma kendinden dışarı, serseri olma;
Kendi içine sefer et erenler gibi:
Sen görenlerdensin, dünya seyrine dalma.
bir çok paçoz genç tarafından sırf "şarap" içiyor ve onu övüyor diye sevilen yüce insan.
ee bizim gençlerimizdende bu beklenir zaten. bu kadar baskıcı bir ailesi yapısı, bastırılmış duygular ve "türk" olduğu iddia edilen şarap sever birini görünce "tapınma" sendromları.
Doğu dünyasına ait olmasına rağmen islam dünyasının bir parçası olarak görülmeyen çok iyi bir matematikçi olmasına rağmen rubaileriyle tanınan şair, matematikçi, astronom, filozof.
nedense dindarların sarapcı diye tanımladıgı asmıs insan..
Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
Ne yapacağımı da yazmışın önceden.
Demek günah işleten de sensin bana:
Öyleyse nedir o cennet cehennem?
Ömer HAYYAM
gene gün gelse, şu dünyada bir abad olsam,
gene aşık, gene sermest-i serazad olsam.
razıyım görmediğim cevri görüp canımdan,
gene kahrıyla perişan, gene berbad olsam,
hatırla sevgili dizisinde "kimse bilmez" adıyla dinlediğimiz şarkının sözleride Ömer Hayyam a aittir...
Bulut geçti gözyaşları kaldı çimende
gül rengi şarap içilmez mi böyle günde.
seher yeli eser yırtar eteğini gülün.
güle bakınca çırpınır yüreği bülbülün.
bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye
kimse bilmez..kimse bilmez..
Bulut geçti Göz yaşlarım kaldı çimende
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde
Seher yeli eser yırtar eteğini gülüm
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
ben kendiliğimden var değilim bu varlığımla
kendim çıkmış değilim elbet bu karanlık yola
bir başka varlıktan gelmiş bendeki varlık
ben dediğin kim ola, nerde, ne zaman var ola